![]() |
|
|
#11 (permalink) |
|
|
türban dediğimiz şey dinin inançları geregi örtülen şeyse tabiki evet girebilmeli.. siyasi bir simge ise üniversiteler her tür fikrin özgür olması gereken kurumlar oldugu için tabiki evet girebilmeli.. toplumda ayrılıkçılık yapıyorsa elbette katlanılamaz bi durum.. gelenek ve göreneklerimiz çerçevesinde milli bir adet ise tabiki evet girebilmeli..
yukarda 4 seçenek saydım.. sadece 1 türlüsüne karşı çıktım.. o 1 türlüsüne tepki göstermek adına kalan 3 ünü silmek sizce mantıklımıdır.. kaldıki eger üniversitelerimiz ilim irfan yuvası ise kendi fikrimce o 1 türlüsününde beyinlerindeki örümcek silinebilir.. |
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
Tecrübe Puanı: 19
Rep Puanı : 11070
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Beyinlerdeki örümcek silinmedikce...
Türban politik bir amac ve arac olarak kullanildikca,elbetteki Hayir... Din ve ögrenim iki degisik konudur..Yurt disindada artik turban yasaklanacak,fakat yurt disinda politik sebeplerden dolayi degil dinin okullarda yerinin olmamasi kanisinda olduklarindan.Önceden siniflarda kreuz ler vardi,simdi kaldirildi... Tabiki gercek anlamda inanclari dogrultusunda örtünmek isteyenler ,kurban gidecekler.Üzücü olsada ,ülkemizin saglikli bir yapida kalabilmesi icin bu tip yasaklarin ve kurbanlarin olmasi gerekli... Zaten laikligi benimsemis hicbir ailede kizini sadece basi acilacak diye bilimden yoksun kilmaz,kilmamalida...
__________________
Bilgi ve paylasimin guclu adresi. |
|
|
|
|
#13 (permalink) |
|
Tecrübe Puanı: 1000
Rep Puanı : 6080
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bukalemun Nickli Üyeden Alıntı
Türban takan sınıf öğretmenin öğrencileri allah yakar allah çarpar diyosa ben bu işte türbanın sadece dışta değil beynin içinede yer ettiğini aleni olarak ispatı derim... Üniveriselerde bu insanlar okurken allah çarparmı allah yakarmı öğretiliyor??? İnsanlara pedegoji dersi verliliyorr benim bildiğim.... Ewet insanlar eğitim alabilmeli... Önceki cevaptaki gibi yine yazıyorum Üniversiteye Girmek önemli değil o üniversiteden cıkınca toplum için halkımız için en önemlisi İNSANLIK için neler yapabileceğimizdir... Eğitim fakültesinde okuyan bi sürü arkadasım oldu ve her türlüsünden... öylekii orda gençler bi gruba dahil oluyor o grup yaşamının geri kalanında etkisini gösteriyor.... Üniveriselerde öğrenim alınır bi bilim dalı üzerine uzmanlaşılır... Türban benim görüşüm din le örf le adetle alakalı bişi değil... Tarihimizde böyle bişide yok dinimizdede yok... Sen bu yazıyı yazıyosun ama düşün bi ecdadımız türbanmı takmış??? Onlar dinimizin gereklerini yerine getirmemişlermi???? Yani onlar müslüman değil türban takanlarmı müslüman oluyor türban takınca... çok çok saçmaaaa.... Türban ne Geleneklerimizde ne örfümüzde Ne Töremizde NEDE Dinimizde Hiç bişide yok... Az öncede dediğim gibi okadar alim insanlar yetişmiki tarihimizde sen onları kenara itip yakın tarihteki saçma sapan kişiliklerin dayattığı bişeye körükörünemi inanacaksın?? yok daha neler.... Yaşın yanında kuruda yanıyor Bunu da ancak genç kızlarımız çözecek alet olmuyacak butür olaylara kullandırtmayacak Dini
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]...... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Yüzümüzün yüreğimizle beraber gülümsediği an’dır mutluluk… [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
|
|
#14 (permalink) |
|
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 613
Tecrübe Puanı: 14
Rep Puanı : 11012
Rep Derecesi :
![]() |
Bana artık gına gelmis durumda bu konu sebebiyle
![]() Ne bereketli konuymus, bu konuda olmasa, ulke olarak gundemsiz kaldık billa Canımız sıkıldıkca bu konuya basvuruyoruz ne guzel ![]() Unutmusuz baska baska meseleleri... Ayrıca bu konuda anketlere luzum yok bence, zaten sonuc belli... Yani alınan bir karar var zaten.... Zaten yaz dur anyı seyler ![]() Merak ediyorum, biz ne zaman cagdas bir ulke olma cabasını gosterip demokratik olacagız acaba... ve benim bu konuda ki kaygım gitgide artıyor. İnsanları birbirine dusurmek isteyenler var ve insanlarda birbirine dusmeye gonulluler maalsef.. Bu sorunun tarihcesi belli... Onceleri boyle bir sorun var mıydı? yoktu. Bu ne zaman hortladı, iste bilmem hangi siyasi partinin yonetime gelmesi ile... ve ne oldu yonetime gelmesi ile, insanlar, basları acık-basları kapalı diye ikiye ayrıldı. Ya da dindar-dinsiz gibi... Kim yaptı bu ayrımı? Yonetimde ki zihniyette yaptı... .... ve bu zihniyete siyasi karsıt olan karsı tarafta yaptı. Yani burada tek bir fikri suclamakta dogru degil bana gore... Elbetteki siyasetin icerigine dinin alet edilmesi son derece rahatsız edici ve bu asla kabul edilemez bir durum... Bu ayrımı olusturan iki karsıt zihniyet tamamen siyasi cıkarları icin, hem Dini hem Laikligi kullandılar. Ve kullanmaktalar. Hic bir Din, ve hic bir dindar dinini bu sekilde basite alıp, cıkarları adına bunu kullanmaz. Dinini veya baska benimsedikleri ideolojiler adına bunu yapanlar savundukları fikirde, kesinlikle samimi olamazlar. Demokrat olmak, basını ortmek, ortmemek, dininin ne oldugu, dinsiz olmanın, veya neyi, hangi ideolojiyi savundugunun bir gostergesi degildir. Demokrasi, Esit haklara sahip olmaktır. Demokratik bir ulke miyiz Hayır!... (tabi sadece bu yonuyle degil) Basortusu siyasi simge midir? Tabi ki degildir. Basortusu, 14 asırdan bu yana var olan, bir dinin inanc semboludur. Veya, inanan insan icin kutsaldır. Bu da ayrıca bana gore gorecelidir. Bilmem hangi siyasi partinin, bilmem hangi siyasi dusuncenin getirisi ya da dikte ettigi bir obje degildir olamazda... Bu bu kadar basit bir olgu degildir. Bunu boyle gorup onyargılı olmamız bizi ileriye goturemiyor yazıkki. Bilmem hangi (yine) ... siyasi dusuncenin yanında olan basortulu kisilerle, yine hangi bilmem hangi partinin yanında olmayıp, okullarda egitim hakkını isteyen kisilerle bir tutuluyor olması ve egitim haklarının verilmiyor olmasını aklım almıs degil.Kaldıki ben bugune kadar unilerde bu sebepten dolayı, yani bazı arkadasların dedigi gibi kamplasma ortamının oldugunu dusunmuyorum ve boyle bir seyde duymadım bugune kadar. Ve su an bu oluyor mu? evet bu oluyor. Sebebi ise tamamiyle siyasi... Yani insanları ikiye bolmus oldular ulkesini cok sevdigini soyleyen, cıkarcı politik zihniyet. Kaldıki; hic bir bireye egitiminden sonra, yapacagı mesleginde, senin dinin veya ideolojin nedir diye sorulmuyor. Buna gore haraket edilip insanlar mesleklerinde sınıflandırılmıyorlar. Amac egitimi tamamlayıp, meslek sahibi olabilmek. Ve okullarda basortusuyle siyaset yapıldıgını soyleyenler, yıllardır Sag-Sol catısmalarını unuttmus olsalar gerek. Universiteleri, tabiri caizse kan golune cevirenlerin siyasi dusunceleri bertaraf ediliyor. Siyasi simgelerini Elleri, vs. vs. ile isaret bicimleriyle vurgulayanlar, ( ve daha bircok vukuat, vs.) hala okullarında egitim haklarını ellerinde tutuyorlar. Ve hic kimsede bundan rahatsız degil. Bu durumda ayrıca dusundurucu. Eger su yapılsa idi ulkemde, butun basortulu kisiler siyasi simge tasımıs (yani obje veya isaret dili kullanmak gibi) veya bunu eylem halinde gostermis olsalar idi, okullara siyasetin girmesi yasaklanıyor ise, yasaklansın yonunde olurdu savunmam. Kurunun yanında yasta yansın savunması, demokrasi ve ozgurlukler adına ulke icin gerilemekten baska bir fikir degildir bana gore... Kuru, her yerde, her ortamda yanmaya zaten mahkumdur. Baba gore Demokrasi, fedakarlık ilkesi degildir. oyttttt bitmis.... Gecmis olsun bana ![]() yahu yarın tatil gezecem tozacam, azar isitecem gec kaldın yine diye nerden baktım buraya ben ![]() |
|
|
|
|
#15 (permalink) |
|
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 613
Tecrübe Puanı: 14
Rep Puanı : 11012
Rep Derecesi :
![]() |
diablo Nickli Üyeden Alıntı
Simdi Turban-Basortusu ayrımını nasıl yapacaz aslında bir muamma gibi ![]() Modernizim dedigimiz sey burada da kendini buluyor sanırım.. Yani insan gelisen, degisken bir varlık. Bu, cagla da alakalı tabi... Tabi yine de hersey de bir olcu oldugu gibi, bunda da bir olcu var. Su elbetteki benim tek gercegim; İnsan olma vasfının veya dindar olma vasfının hic bir sekilde gorselligi yoktur bana gore.. Yani insanların gorunuslerinde degildir tasıdıkları kimlikleri, karakterleri... Dini egitim konusunda evet yıllardır dogmatik ve korku kulturuyle din egitimi yapılmaya calısıldı ne yazık ki.. Ve bu korku kulturu yerlestigi icin insanların kafalarına, dinin esaslarını goremediler ve tabi uygulamalarda da eksiklik yasadılar. Simdi ki zaman da ise cevremde gorduklerim ve yasadıklarımdan artık bunun degistigini goruyorum. Elbette ki eski ziniyeti tasıyan insanlar hala mevcutlar ne yazık ki... |
|
|
|
|
#16 (permalink) |
|
Tecrübe Puanı: 5
Rep Puanı : 2016
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
=) tartısmayın bence=) zate böyle giderse hepimiz burkayla gezicez, üni. müni. heçbişe kalmıycak burkasız girmediğimiz...
işin şakası bi yana.. keşke yalnızca inançları için örtünseydi insanlar.. o zaman bunun kavgasını kimse yapmış olmazdı bu ülkede.
__________________
![]() ![]() ѕєη ιηѕαηѕαη, σ ιηѕαηѕα, вєη ∂є ѕαηѕαм ηє σℓυя кι؟
|
|
|
|
|
#17 (permalink) |
|
Tecrübe Puanı: 10
Rep Puanı : 2039
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
bnce evet girilmeli lisede sakal yasak erkeklere küpe yasak ve giymesi gereken bir okul üniforması var ama üniversite öle deıl sakal bırakmak serbest küpe piersing fln serbest başörtü türbanda serbest tabekıde bu çaşaf deıl ama başörtü serbest olması gerekir cvpım evet
__________________
Hayatta 2 şeye güveniyorum; Biri aynaya baktığımda gördüğüme, Diğeri yukarı baktığımda göremediğime.. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahh sevgili.. Nelere alıştırdın beni.. Bu acı normal birşeymiş gibi geliyor artık bana. Acı çekemiyorum. Göğsümde büyük bir delik var nefes alamıyorum; gittiğin günden beri .. |
|
|
|
|
#19 (permalink) |
|
|
Aslinda bu konu uzerinde Cok tartistik ve cokta tartisilir.Bir zamanlarin 12 eylulden oncesin sanki ,Ozamanlar fikir catismalari vardi Genc insanlarin beyinleri yikaniyordu Ve teror olaylari bas gostermisti Yani kisaca Guruplasma vardi!!
Peki uzun bir sure Turkiyede turban sorunu yoktu, varsa bile buyuk boyutlarda degildi, Peki ne olduda Universitelerde bu turban olayi bas gosterdi ve bukadar guncel duruma gelip nerdeyse insanlarin birbirlerini kirmalarina hatta siddet olaylarina kadar yukseldi. Ataturk`un Onderliginde Kurtulus savasindan cikip kurtulan Turkiyenin yeni sistemleri yani Ataturk ilkelerini Yapmasinin sebebi Turk insaninin modern seviyesine gelmesi demek degilmidir.Okuyun Ataturk devrimlerini soyadi kanunundan baslayip kilik kiyafete kadar sure gelen devrimler zinciri.Bu devrimler Turk insanini modern yapma devrimleri degilmidir? yoksa turbani savunacak insanlarimizi baglamiyormu Ataturk ilkeleri... Layiklik ise daha degisik 1 olgu amaci basit sabit kesin. Universitelere turbanla girebilmekmi olay acaba Yoksa Ataturk ilkelerini yikabilmekmi? Tartisilir tabiki.. Yillardir ozendiginiz takip ettiginiz hayranlik duydugunuz arap ulkeleri modernlesiyorda kiyafet konusunda bizim insanlarimizin turbanmis kara carsafmis bunlara donmek istemesi niyeki? bir bakalimmi hep birlikte hayran oldugunuz Arap ulkelerindeki devlet buyuklerinin eslerine ... "Araplasiyor muyuz?" Hayir. Araplara haksizlik etmeyelim. * Mesela, Ürdün Kraliçesi Raina... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Kuveyt dogumlu, Filistinli. Basi açik mi? Açik. Suriye first lady’si Esma, sarisin... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ne malum? E görüyoruz. Misir first lady’si Suzan Mübarek? [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Açik. Fas Kraliçesi Laila Salma? [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Açik... Kizil saçlari var... Geçenlerde kizi oldu, hastanede çekilmis fotografindan biliyorum. Cezayir first lady’si Amal Triki? Açik. Libya Lideri Kaddafi’nin top modelleri kiskandiran doktor kizi Ayse, saçlarini sariya boyatti... ![]() Eskiden siyahti. Tunus first lady’si Leyla bin Ali? Açik. Hatta, Tunus Cumhurbaskani’nin oglu Muhammed Ali Mabrouk, gizlice Istanbul’a geldi, Reina’ya bir sarisinla girerken yakalandi, tam "çapkinliga geldi" demeye hazirlaniyorduk ki, meger esiymis. Ya, Katar? Cumhurbaskanimiz oradaydi iki üç gün önce... Katar Emiri’nin esi Sheikha Mozah binti Nasir el Missned, "Hello" dergisinden firlamis gibiydi... Sophia Loren’in gençligine çok benziyor. Sanirim o nedenle Sophia Loren tarzi, saçlarini açikta birakan tülbent benzeri bir sey takiyor. Saçlari kahverengi, uzun, beline kadar iniyor. Saddam’in ilk esi Sacide, açik. Ikinci esi Samira, açik. Kizlari Rana, Raghad, Hala, açik. Gelinleri de. Rahmetli Arafat’in esi? [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Süha Arafat, açik. Pekiii... Birlesik Arap Emirlikleri Basbakani ve Dubai Veliaht Prensi Seyh Muhammed bin Rasid el Maktum’un esi? Hani su garaji alan Seyh’in esi? Prenses Haya. Ürdün eski Krali Hüseyin’in üçüncü esinden, en büyük kizi... Bu nedenle, hem Dubai Prensesi, hem de Ürdün Prensesi... Sporcu, binici... Üstelik, öyle böyle sporcu degil. 2000 yilinda Avustralya Sydney’de yapilan olimpiyatlara Birlesik Arap Emirlikleri adina katilan milli sporcu... Kadin haklarinin atesli savunucusu. Arap kizlarinin umudu. Prenses Haya... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Açik. * Anlasilan o ki... Bunlarda imam hatip liseleri yok. Nasil giyineceklerini bilmiyorlar! Dinimizi kac sekilde acikliyolar peki? Buyurun din profosorlerinin islam giyim ve kusam hakkindaki arastirmalari. İSLAM VE GİYİM KUŞAM (Turban hakkinda okumalisiniz) iste hurriyet gazetesinin harika bir haberi!Turbani savunan kisilerin cogunun kafasi karisacak.Demekki Dini islami kendilerine gore yorumlayanlar varmis.Birakin islam alimleri ve bilginler cozsun bunu!Peki turban yanlizca belli seyleri elde etmek icin yapilan bir malzememi!!assagidaki yaziyi okuyun bence cok seyler acikliyabilir o yazi sizlere.Dini Menfaatler ugruna kullanmak ne kadar dogrudur onun kararinida sizlerin hur anlayisina birakiyoruz. Assagidaki haber Hurriyet.com.tr den alintidir.. Beyaz Hoca bağırıyor, Diyanet susuyor Prof. Dr. Zekeriya Beyaz, "İslam ve Giyim Kuşam" adlı kitabını 1999'da yazdı. Bu kitap, kısa bir süre önce güncel eklemeler yapılarak yeniden piyasaya sunuldu. Kitap, türban yüzünden ikiye bölünen Türkiye'nin gündemine bomba gibi düştü. Çünkü, o kitapta Beyaz Hoca, "Türban Kur'an'da yok. İncil'de var..." iddiasını ortaya atıyor ve şöyle devam ediyor: "Kur'an'ı Kerim'de türban anlamında açık hüküm ifade eden bir ayet bulunmadığı için bazı ayetlerin anlamlarını çarpıtarak ve manalarını değiştirerek iddialarına delil olarak ileri sürdüler. Kur'an'da saç saklama örtüsü yani türban da yoktur. Aşırı bir tesettür taassubu da yoktur. Ayetlerin, anlamlarını saptırarak verilen hükümler dinen ve ilmen geçersizdir. Diyanetin tesettür kararında da maalesef ileriden beri yaygın biçimde tekrarlanan ayetlerin anlamları çarpıtma ve manalarını saptırma cinayeti aynen tekrarlanmış ve böylece diledikleri gibi tesettür taassubu gerektiren sakat hükümler elde edilmiştir..." YAZAR VE PROFOSORLERIN KITAP HAKKINDAKI YAZILARI RAHMİ TURAN'IN KITAP HAKKINDA YAZISI Rahmi TURAN Türban Kuran'da yok, İncil'de var PROFESÖR Dr. Zekeriya Beyaz "En iyi dileklerimle" diye imzaladığı son kitabını yollamış... Adı: "İslam ve Giyim Kuşam" (Sancak Yayınları). Zekeriya Beyaz kitabında: "Türban Kuran'da yok, İncil'de var" diye yazıyor ve devam ediyor: "Yanlış ve eksik bilgilerimiz, peşin hükümlerimiz ve nefretlerimiz ve de duygusal yaklaşımlarımız, çoğu zaman gerçekleri görmemizi ve doğru algılamamızı engeller. Bu kitabı okurken lütfen olabildiğince engellerimizi aşalım." Kitabın, türbancıları kızdıracağı kesin! Din bilgini Profesör Zekeriya Beyaz'ın kitabında vardığı sonucu, Hürriyet yazarı Özdemir İnce uzun zamandır ısrarla yazıyor, Kuran'da Nur Suresi'nin 31. ayetinin Arapça'dan Türkçe'ye yanlış çevrildiğini, ayette başın ve saçların örtülmesiyle ilgili bir hüküm bulunmadığını örnekler vererek anlatıyor, aldatılan insanlarımızı uyarmaya çalışıyor. 31. ayetin Türkçe'ye doğru çevirisi şöyle: "Söyle inanan kadınlara: Harama bakmaktan sakınsınlar ve cinsel organlarını saklasınlar. Örtülerini göğüsleri üzerine vursunlar." Profesör Zekeriya Beyaz da, Kuran'da örtünmesi istenen yerlerin sadece cinsel organlar olduğunu anlatıyor, Kuran'ın Türkçe tercümelerinin kasıtlı olarak yanlış yapıldığını söylüyor... * * * Korkutucu, azarlayıcı, sindirici, sürekli cehennem ve zebanileri öne süren bir din anlayışına karşılık, Yüce Allah'ın af ve rahmetini öne çıkaran Profesör Dr. Zekeriya Beyaz, Nur Suresi'nin 30 ve 31'inci ayetlerinin ve Ahzap Suresi'nin 59. ayetinin yanlış yorumlandığını, hatta çarpıtıldığını örneklerle anlatarak şöyle diyor: "Din bilginlerimiz giyim kuşamla ilgili ayetleri bilinçli olarak yanlış yorumlamışlar, anlamını saptırmışlar ve işi çığrından çıkarmışlardır. Bayanların yüzleri bütün güzelliğiyle açık duruyor, kimseyi tahrik etmiyor, fitne ve fesada sebep olmuyor da saçları mı tahrik ediyor? Üzülerek ifade edelim ki, başörtüsü ve tesettür manası çıkarabilmek için, birçok ayetin anlamını değiştiriyorlar. Büyük günah işliyorlar! Ayetlerin anlamlarına gereksiz eklemeler yaparak veya kelimelerin manalarını değiştirerek fuzuli hükümler çıkaranlar ve Müslümanları o fuzuli hükümlere uymamakla suçlayanlar, Kuran-ı Kerim'e ilave yapmış ve kendilerini Allah'ın yerine koymuş olmuyorlar mı? O kimseler önce Allah'tan korksunlar, kendilerini bu büyük günahtan kurtarsınlar, Kuran-ı Kerim'in anlamına ek yapmaktan ve ayetlerin manalarını değiştirmekten sakınsınlar." * * * Zekeriya Hoca, kitabında şu sonuca varıyor: "Başörtüsü kadının namusudur, başörtülüler namusludur, başörtüsüzler namussuzdur, hatta iffetsiz ve fahişedir, demek ve bunu da dini bir prensip gibi ileri sürmek, dine iftiradır ve büyük günahtır. Bu davranış dini, düşmanlık aracı, fitne ve fesat sebebi yapmak olur. Namus insanların vicdanlarında ve ahlak yapılarındadır." Zekeriya Hoca çok haklı... Namus ve şeref, bir bez parçasında değil yüreklerde ve vicdanlardadır. Vicdansızlar, eğitimsiz insanları ahlaksızca kandırıp, kendilerine çıkar sağlamak için dini kullanıyor, bunu yaparken kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'i tahrif etmekten bile çekinmiyor. Tanrı'nın laneti onların üzerlerinde olsun! ÖZDEMİR İNCE - TÜRBAN TAPINCI VE ÖZGÜRLÜK Özdemir İNCE Türban tapıncı ve özgürlük 5 Şubat 2008 tarihli Zaman Gazetesi'nin 21 ve 22. sayfalarında yayınlanan altı makalenin üçünün başlığında "Özgürlük" sözcüğü yer alıyor. Türban tapıncıyla ilgili, türbanperestliği savunan yazılarda, evrensel planda tutsaklığın simgesi olarak bilinen türban, özgürlük simgesi olarak sunuluyor. Yazıların altında imzası bulunan yazıcılar, basında, AKP ve dünyası ile siyasal ve akçalı ilişkileri olan akademisyenler olarak tanınıyorlar, ama ben yazılarımda bu türden kartlar kullanmaya tenezzül edemem. KAPANARAK ÖZGÜRLÜK! Özgürlük, hukuksal olmaktan çok felsefi ve evrensel bir kavram. Bir anlamda siyasal. Hapishaneden çıkan bir hükümlü "serbest" olur (kalır), ama bu duruma "özgürlüğüne kavuşmak" derler ki çok yanlıştır. Örneğin, Názım Hikmet Bursa Hapishanesi'nde tutuklu idi ama özgürdü. Özgür olmasaydı başyapıtlarını yaratabilir miydi o damda? Türban ile örtünmek felsefi özgürlük ise, peçe, çarşaf ve burka ile örtünmek daha çok özgürleşmek mi oluyor? Kapanarak bu nasıl özgürlük? Elbette, böyle marjinal, keramete kıç attıran özgürlük anlayışları da olabilir: İngiliz kadının biri, sevgilisinin boynuna taktığı köpek tasmasının ucunda özgür özgür geziyordu İngiliz sokaklarında. Alaturka demokrasi olamayacağı gibi özgürlüğün de alaturkası olamaz. Yani özgür kadının, özgürlüğünü kullanan kadının milliyeti yoktur, evrenseldir. Törelerin, gelenek ve göreneklerin baskısı altında demokrasi olamayacağı gibi aynı baskılar altında özgürlükler de yaşanamaz. YÜZDEYÜZKÖLELİK Peki türban takarak özgürleşen kızlar özgürlüğün (serbestliğin) neresinde bakalım? Mesleklerini ve eşlerini serbestçe seçebilirler mi? Saçlarını örterek özgürlüklerini ilan eden kızlar kendi bedenlerine ve cinselliklerine gerçekten sahip olabilirler mi ve bu özgürlüklerini özgürce kullanabilirler mi? Kullanabilirler ise töre cinayetleri ne olacak? Felsefi özgürleşme, bir anlamda, törelerin, ahlaki değerlerin karşısında bağımsızlaşmayı gerektiren etik bir duruştur. Türban takarak özgürleşen Türk-İslam kızları tek başlarına kendilerine ev açabilirler mi, kocalarını özgürce seçebilirler mi? Gerçekte, türbanlanarak özgürleştiğini ileri süren genç kız, 99 köleliğe 1 kölelik daha ekleyerek köleliğini 100'e tamamlamaktadır. ÇARŞAF HÜRRİYETİ Türkiye kadın nüfusunun 15-30 yaş arasındaki kesiminin yüzde 63'ü okulsuz ve mesleksiz konumda evlerinde oturmakta. Peki nerede bu kadın ve kızların öğrenim ve meslek sahibi olma özgürlüğü? Bu özgürlük için ne yapıyor kadın özgürlüğünün savunucuları? Özgürlükçü (!) müderrislerden biri türban yasağının kalkmasının özgür bilimin ve üniversitenin önünü açacağını ileri sürüyor. Türban böylesine özgürleştirici (serbestleştirici) ise çarşaf ve burka kim bilir ne kadar özgürleştiricidir? Müderrisler bunları tartışadursun, ben, bedenini, cinselliğini, aklını, ruhunu, imgelemini, iradesini, bilincini, vatandaşlık haklarını (töreler, gelenek ve görenekler, egemen ahlaki değerler karşısında) özgürce kullanamayan kadının kölelikten asla kurtulamayacağını düşünüyorum. Türkiye'de kadının özgürlüğü aileye, babaya, ağabeye, erkek kardeşe, kocaya ve erkeğe, mahalleye, kente, topluma karşı kullanım alanı kazanmakla ilgilidir! Yaşar Nuri Öztürk: ‘İslam ve giyim-kuşam’ Yaşar Nuri ÖZTÜRK Başlığımız İÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Beyaz'ın çok önemli kitabının kısa adı. Tam adına ulaşmak için şu sözcükleri de eklemek gerekiyor: ‘‘Başörtüsü Sorununa Dini Çözüm.’’ 384 sayfalık kitap piyasaya birkaç gün önce çıktı. Temiz, kaliteli bir baskı. Yılların ilahiyatçısı sosyolog profesörün kitabını dikkatle okudum. Bu konuda Türk diliyle bugüne değin yazılanların en genişi, en ilginci. İbretlerle dolu bir araştırma, yürekli ve sözünü gevelemeden söyleyen bir bilim adamının tespitleriyle dolu bir kitap. Fikrine katılırsınız veya katılmazsınız, ama bu kitabı okumadan edemezsiniz. ‘‘Ederim’’ derseniz bir gün, yanıldığınızı ve ülkemiz adına yanlış yaptığınızı anlarsınız. Bu kitabı, okuma-yazma bilen herkesin okuması gerektiğine inanıyorum. Ve emin bulunuyorum ki, bu kitap Diyanet İşleri'nden üniversiteye, sade vatandaştan parlamenterlere, askerlere kadar herkesi ürpertecektir. Tespitlerine katılsanız da ürpertecektir, katılmasanız da... Zekeriya Beyaz'ı, pek alışık olmadığımız bir aydın yüreğiyle kaleme aldığı bu eser için kutluyorum. Benim de katılmadığım tespitlerinin bulunması, bu önemli çalışmayı kutlamama engel olmuyor. Hiçbir yorum yapmadan tanıtacağım Prof. Beyaz'ın kitabını. Yorumu, okuyanlar yapacak. Ama şuna inanıyorum: Bu kitabı okumayanlar sadece ayıp değil, çok önemli bazı şeyleri kayıp da etmiş olacaklar. Ne düşünüyor ve ne diyor Zekeriya Beyaz, İslam'da giyim-kuşam ve örtünme konusunda? Beyaz, konuyu özellikle Türkiye bağlamında ele almış. Kitabının daha ilk sayfasına iri puntolarla şunu yazmış: ‘‘Başörtüsüne değil, başörtüsünün devlete ve düzene karşı mücadele aracı yapılmasına karşıyız.’’ Beyaz, kitabın daha ilk üç sayfasında (Önsöz'den bile önce) şunun altını çiziyor: Başörtüsünü devlete ve ülkeye karşı bir kavga aracı yapmak için, örtünme konusu İslami mihverinden çıkarılıyor, hedefleri saptırılıyor, bu konuya değinen ayetlerin anlamları değiştiriliyor. Şimdi, iki ana bölümden oluşan kitabın yepyeni saptamalarla dolu sayfalarını taramaya geçebiliriz. Birinci bölüm, ‘‘Başörtüsü Sorununun Sosyal Boyutları ve Çözüm Yolları’’ adını taşıyor. Beyaz, bu bölümün ilk kısmında, ilahiyatçı bir sosyolog sıfatıyla konuyu sosyolojik-tarihsel boyutuyla ele alıyor ve Türkiye'de başörtüsü sorununun ortaya çıkışı, gelişimi ve bugünü üzerinde duruyor. Bu bölümde önce şu soruya cevap aranıyor: ‘‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti, resmi kurumlarında ve okullarda başörtüsünü neden yasaklıyor?’’ Konunun tarihsel gelişimi uzun uzun anlatıldıktan sonra, şu çarpıcı özet veriliyor: ‘‘Türkiye'de devletin başörtüsüne gösterdiği hassasiyetin bir sebebi de şüphesiz, bizdeki siyasal İslamcıların da diğer örnekleri gibi aşırılığa, örtünme için zorlamaya eğilimli olmalarıdır. Siyasal İslamcıların iktidarda olduğu ülkelerde, insanlara insanca hür yaşama hakkı verilmemektedir. Zorla çarşafa sokulan kadınlara çalışma izni de verilmemektedir. Afganistan'da kız çocuklarının okula gitmesine bile yasak konmaktadır. Türkiye'de siyasal İslamcıların İran, Afganistan ve benzeri ülkelerdeki sözde İslamcı, despotik, baskıcı, akıl ve mantık dışı uygulamaları hemen hiç eleştirmemeleri, aksine onlardan hayranlıkla söz etmeleri kendilerini ele vermektedir. Bazılarının takıyyeci bir tavır takınmaları da artık kimseyi aldatmaya yetmemektedir.’’ ISTE YENI BIR TARTISMA BASLATAN KITAP HAKKINDA Beyaz Hoca (İlahiyatçı-sosyolog Prof. Zekeriya Beyaz) NELER DIYOR Nur Suresi 31. ayet 31. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz. Ahzap suresi 59. ayet 59. Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir. İşte bu müthiş iddia, türban konusunda yeni bir tartışma başlattı. Türban dini bir emir mi, yoksa Zekeriya Beyaz'ın iddia ettiği gibi "saptırma mı?" Bu konuda en bilimsel yaklaşımı göstermesi gereken kurum Diyanet İşleri Başkanlığı... Ancak Diyanet, türbanla ilgili bu ciddi tartışmada sessiz kalıyor. Kamuoyu Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan bu çarpıcı iddialarla ilgili bir açıklama beklerken, Prof. Dr. Beyaz, hürriyet.com.tr'ye şu açıklamayı yaptı: "Diyanet İşleri Başkanlığı kitabımdaki fikirlerle ilgili neden sessiz kalıyor bilemiyorum... Aslında, bu soruya onların cevap vermesi gerekir. Diyanet İşleri Başkanlığı her kitap hakkında yorum yapmayabilir. İkincisi, benim kitabımı görmemiş olabilirler. Fakat, bugüne kadar Diyanet İşlerinden herhangi bir açıklama gelmedi. Diyanetle bizim bir tartışmamız yok. Başkanlık türbanla ilgili raporlar hazırladı. Bir toplantı organize ederek beni de o toplantıya davet ettiler. Fakat biz yalnız kaldık... Bir çok din adamı çağrılmıştı. Kimse gelmedi. Ben yeni kitabımda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın raporlarını da eleştirdim. Kitabımda onların türban konusunda koydukları hadislerin uydurma veya geçersiz olduklarını da yazdım. Hepsi kitapta var." TEK KAYNAK VAR KUR'AN'I KERİM Kitapta ileri sürülen fikirlerin tümünün kaynağı olarak Kur'an'ı Kerim'i gösteren Zekeriya Beyaz, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Benim kaynağım Kur'an'ı Kerim'in kendisidir... Kitabın ilk basıldığı yıllarda çok şeyler yaşadım. Fikri bakımdan cevap veremeyenler canıma bile kastettiler. Ben fikri bakımdan bu konuları gerek Türkiye'de gerekse bütün İslami ülkeler çapında tartışmaya hazırım. Ortaya koyduğumuz konular islamiyetin özüne uygundur. Ben kitapta saptırmalara karşı çıktım. YANI Universitelere turbanla girilirmi girilmezmiyi tartisacamiza....Imam hatip liselerindeki ilahiyat fakultelerindeki Kiz ogrencilerin dertlerini paylasin neler oluyo oralarda bilen varmi? Rezillik almis basini yuruyor.Siz hala turbanla nasil uni ye gireriz davasindasiniz! Elbette hayir bu ulkede yasiyorsak kanunlarina kurallarina nasil uyuyorsak bazi kurallari ve kanunlari secme luksumuz olamaz! Bunlari okuduktan sonra umarim universitele turbanla girisle ne alakasi var yazdiklarinin diye 1 sey yazmazsiniz umarim.
__________________
Daha Guzel bir sohbet icin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Uyelik islemlerini tamamlamayan arkadaslar ismail nickine mesaj atabilirler.Aktivasyon mailini onaylamadan linkleri goremezsiniz.. Filmlerde veya Dizilerde bozuk Kirik link varsa lutfen Ozel mesaj atarak bildiriniz,Linkleri Yenileyelim. Gereksiz,sacma ve kufur iceren mesaj sahiplerinin nick ve ip adresleri suresiz banlanacaktir. EY BÜYÜK ATA! Varlığımızın en mukaddes temeli olan, Türk istiklalinin ve Türk Cumhuriyetinin ebedi bekçileriyiz. Bu karar, sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir. İstikbalde, hiçbir kuvvet yolumuzdan döndüremeyecektir. Bizler, bütün hızımızı senden, milli tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez insan ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her hamle şuurludur. En kıymetli emanetin olan Türk istiklal ve Cumhuriyeti, mevcudiyetimizin esası olarak, eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde ilelebet yaşayacak ve nesilden nesile devredilecek. Bu mukaddes emanete yönelen dâhili ve harici bütün tecavüzler, iman dolu göğsümüze çarparak parçalanacaktır. İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar en modern silahlarla mücehhez olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, milli şuurumuzu ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaklardır. Çünkü İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedenler, karşılarında beş bin yıllık şerefli Türk tarihinin yılmaz evlatlarını, cumhuriyeti ve inkılâplarının feyizli ve imanlı gençlerini bulacaklardır. EY TÜRK'ÜN BÜYÜK ATASI! İstikbal ve Cumhuriyeti korumak mecburiyeti hâsıl olursa içinde bulunacağımız ahval ve şerait ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp, her güçlüğü yenmek azmindeyiz. TÜRK GENÇLİĞİNİN ANDI Türk gençliği olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, Cumhuriyetin ve devrimlerinin (inkılâplarının) yılmaz bekçileriyiz. Her zaman, her yerde ve her durumda Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için bütün zorlukları yeneceğimize namus ve şeref sözü verip, kendimizi büyük Türk Milletine adarız. Konu ismail tarafından (10-03-2008 Saat 10:31 PM ) değiştirilmiştir.. |
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| New To Site? | Need Help? |