Hücrenin Organelleri - ForumSitem.Net

Biyoloji Dersi Biyoloji Dünyası, Mantarlar, bitkiler, bir hücreliler, virüsler, bakteriofaj, DNA ve RNA virüsleri, hayvanlar, şifalı bitkiler, böcekler, sürüngenler, Biyoloji calisma soru ve cevaplari


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11-21-2008, 01:50 PM   #1 (permalink)
Editör
BuLuT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: May 2007
Yaş: 38
Mesajlar: 11.352
Tecrübe Puanı: 1000
Rep Puanı : 6080
Rep Derecesi : BuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond repute
Standart Hücrenin Organelleri

HÜCRE ORGANELLERi
Çok hücreli,gelismis yapılı canlılarda organ ve sistemlerle gerçeklestirilien hayatsal olaylar tek hücreli canlılarda ve çok hücrelilerin her bir hücresinde “organel”denilen hücre içi yapılarıyla gerçeklestirilir.O halde her hücre organeli bir organ ya da sisteme karsılık gelmektedir.Her hücrenin tek basına canlılık özelligi gösterebilmesi organellerle mümkün olmaktadır.Sentrozom ve ribozom dısındaki organeller hücre zarına benzeyen bir zarla çevrilidir.
Hücreleri,yapı ve fonksiyon olarak mükemmel isleyen bir devlete benzetebiliriz.Çünkü yöneticisi ve diger görevleri üstlenmis ayrı birimleri vardır.Buna göre her organel bir görevden sorumlu bakanlar gibidir.

a.Endoplazmik Retikulum:Hücre zarından çekirdek zarına kadar uzanan,hücreyi ag gibi örmüsi,hücre içi kanallar sistemidir.Üzerinde ribozom bulunduranlara Granüllü E.R.,bulundurmayanlara Granülsüz E.R. denir.Granülsüz E.R. daha çok yaglı maddelerin sentezini yapan yag bezleri hücrelerinde veya steroit hormon sentezleyen salgı bezi hücrelerinde bulunur.
Granüllü E.R. ise protein sentezinin çok yapıldıgı hücrelerde daha iyi gelismistir.E.R.ler hücre içine ve dısına madde tasınmasında ,bazı maddelerin depolanmasında görev yaparlar.Ribozomlarda sentezlenen proteinleri de golgiye tasırlar.

b.Ribozom:Isık mikroskobuyla görülmeyen çok küçük,zararsız organellerdir.Çekirdek zarı,E.R.,sitoplazma sıvısı,kloroplast sıvısı ve mitokondri sıvısında bulunurlar.Hücrede her türlü protein ve RNA’dan yapılmıslardır.Büyük ve küçük alt birimden olusurlar.Protein,enzim ve hormon sentezi hızlı olan hücrelerde daha çok bulunur.Birçogu sitoplazmada yanyana gelerek polizom (poliribozom)ları olusturur.Virüsler hariç bütün canlı hücrelerde bulunan temel organeldir.

c.Mitokondri:Memeli alyuvarı,bakteri ve mavi yesil alglerin dısındaki bütün ökaryot hücrelerde bulunur.Hücrede enerji üretimini saglayan oksijenli solunum merkezlerindendir.Enerji gereksinimi fazla olan hücrelerde sayıları fazladır.
Etraflarında hücre zarının yapısına benzeyen,ancak çift katlı olan bir zar sistemi bulunur.Dıs zar düz ve esnek bir yapıya sahiptir.Gerektiginde siser ve büzülür.Iç zar yüzeyi artırmak için mitokondri sıvısına (=matrix)dogru kıvrımlar yaparak krista denilen zar kıvrımlarını meydana getirir.
Oksijenli solunumda görev yapan ETS elemanları kristalar üzerinde bulunurken,krebs çemberi enzimleri sıvı kısmında bulunurlar.
Mitokondrinin kimyasal yapısında %60-65 protein,%35-40 lipit,ve çok az miktarda DNA,RNA ve ribozom bulunur.
Mitokondriler,gerektigi zaman bölünebilir,büyüyebilir ve kendileri için gerekli bazı proteinleri sentezleyebilir.

d.Golgi Aygıtı:E.R.den olusmustur.Birbirine paralel uzanmıs kanalcık ve kesecikler seklindedir.Salgı maddelerinin olusturulması,paketlenmesi ve salgılanmasından sorumludurlar.
Pankreas,süt bezi,hipofiz gibi salgı bezlerinde,bitkilerin nektar bezlerinde,salgı dokusunda bol bulunur.Degiserek lizozomları meydana getirirler.Golgide kompleks bilesiklerin,karbonhidrat ve yagların sentezi de yapılmaktadır.

e.Lizozom:Golgi aygıtından meydana gelirler.Hücre içi sindirim enzimlerini tasıyan keseciklerdir.Hücreye fagositoz ve pinositozla alınmıs ya da hücre içinde olusturulmus her türlü büyük moleküller lizozomlar tarafından sindirilirler.

Hücre yaslanınca lizozomlar patlar ve hücre kendini sindirir.Buna Otoliz denir.Kurbaga larvalarında kuyrugun kaybolması,ölmüs cesetlerin daha çabuk çürümesi bu intihar kesecikleriyle mümkün olmaktadır.Hücre organellerinin yenilenmesinde de lizozomların önemli görevleri vardır.Eksiyen hücreler veya organeller lizozomlarda otoliz olayıyla sindirilirler.Örnegin 1 gram karaciger dokusunda bir saatte,bir milyar mitokondri sindirilip,yenileri yapılır.

f.Koful(Vakuol):Hücrede olusan artık maddelerin ve fazla sıvıların depolandıgı keseciklerdir.Hücre zarının içeriye dogru kıvrılmasıyla.E.R.dan,golgi aygıtından veya çekirdek zarından meydana gelebilir.Daha çok tek hücrelilerde ve bitki hücreletinde bulunurlar.Hayvan hücrelerindeki kofullar çok az ve küçüktür.

Tek hücrelilerde kofullar önemli görevleri üstlenmislerdir.Bunlardan besin kofulları hücre içine alınan maddelerin sindirilmesini,kontraktil
kofullar ise fazla suyun dısarıya atılmasını saglar.
Kofulların bazıları ortaya çıkıp,görevleri bittikten sonra kaybolurlar.
Örnegin fagositoz ve pinositozla alınan besinlerin sindirilmesini saglayan besin kofulları,sindirim kofulları ve bosaltım kofulları gibi.
Bitkilerde hücre yaslandıkça koful büyür.Çünkü tuzlu artıklar kofullarda biriktirilir.Kofullar plazmoliz’de küçülür.Deplazmoliz ve turgor’da büyür.Bitkilerden salgılanan bir çok koku maddesi koful öz suyundan dısarı atılır.

g.Sentrozomadece hayvansal hücrelerde ve bazı basit yapılı alg ve mantar türlerinde bulunur.Silindir seklindeki iki sentriolden olusur.Hücre bölünmesi sırasında eslenerek hücrenin kutuplarına çekilir ve ig ipliklerini tutarlar.Bu sayede kromozom takımlarının ayrılması saglanır.
Her sentriol 9 adet protein yapıdaki tüp demetinden meydana gelmistir.Bitki hücrelerinde sentrozom bulunmadıgından ig iplikleri sitoplazmadaki proteinlerden dogrudan olusturulur.

g.Plastidleradece bitki hücrelerinin sitoplazmasında bulunan organellerden birisidir.Sekilleri küre,oval,ig ya da iplik biçimindedir.Plastidler hücreyle beraber geliserek görevine uygun sekil ve renk kazanırlar.Renklerine ve görevlerine göre plastid çesitleri üç grupta incelenmektedir.

Kloroplastlar:Yesil renkli plastidlerdir.Bitkilerin farklı organlarına ait hücrelerde degisik sayılardadırlar.Kloroplastlar yapraklarda,genç dallarda,olmamıs sebze ve meyve hücrelerinde çok sayıda bulunmaktadır.Çiçek ve kök hücreleri gibi,bazı bitki hücrelerinde kloroplast bulunmayabilir.Kloroplastın kimyasal yapısını protein,karbonhidrat,yag,klorofil,DNA ve RNA olusturmaktadır.Kloroplast fotosentez olayının gerçeklestigi organeldir.Kloroplast çift katlı hücre zarı ile çevrilidir.Stroma ve
Granum olmak üzere iki kısımdan yapılmıstır.

Stroma:Kloroplastın içini dolduran renksiz bir ara maddedir.DNA,RNA,
Ribozom ve fotosentez enzimleri stromada bulunmaktadır.Bu nedenle kloroplastlar kendi enzimlerini yapabilir ve çekirdekten bagımsız çogalabilirler.

Granum:Ara madde içine gömülmüs disk ve diskleri birbirine baglayan lamellerden olusmustur.Bu yapıların en küçük birimine tilakoid denir.
Tilakoidler biraya gelerek granumu,granumlarda biraya gelerek granayı olustururlar.Bu lamelli yapı ısık enerjisinin en ekonomik sekilde kullanımını saglar.
Klorofil pigmentleri bu tilakoidlerin arasına yerlesmistir.Klorofiller yesil bitkilerde kloroplastlarda bulunurken,bakteri ve mavi-yesil alglerde sitoplazmaya dagılmıs sekilde bulunur.Klorofil pigmentinden yoksun bitkilerde albinoluk görülür.Albinoluk kısmi olabilir;o zaman bitki alacalı bir görünüm alır.


YAPI VE GÖREVLERİ
HÜCRE ORGANELLERİNİN YAPI VE FONKSİYONLARI
Hücreler ışık mikroskopu ile incelendiği zaman, sitoplazma ve çekirdek adı verilen iki bölümden oluştuğu görülür. Ancak daha büyük büyütme sağlayan elektron mikroskopuyla yapılan incelemeler, hücrenin bir takım alt birimlerden, hücre organellerinden oluştuğunu ortaya koymuştur. Hücre şunlardan oluşmuştur.
Hücre zarı
Sitozol
Organeller
Çekirdek
Hücre Zarı: Zar ya da membranlar yaşam için çok önemlidir, çünkü bir hücre 2 sebebten dolayı kendisini dışarıdaki ortamdan ayırmak zorundadır.
DNA, RNA ve benzeri yaşamsal moleküllerini dağılmaktan korumalıdır.
Hücre molekül yada organellerine zarar verebilecek yabancı molekülleri uzak tutmalıdır.
Ancak hücre bu iki kurala uyarken bir taraftan da çevreyle haberleşmeli, dış ortamı sürekli olarak izlemeli ve ortam değişikliklerine ayak uydurmak zorundadır. Ayrıca hücre besin maddelerini dışarıdan almalı ve metabolizması sonucunda ürettiği toksik (zehirli) maddeleri dış ortama vermelidir.
Biyolojik membranlar Şekil 1 de görüldüğü gibi bilipit katmandan oluşur. Şekildeki her
bir fosfolipiti temsil eder. Daire ya da baş negatif yüklü fosfat gurubudur, ve iki kuyruk da çok hidrofobik (hidrofobik=suyu iten) olan hidrokarbon zincirlerini temsil eder. Fosfolipit zincirlerinin Şekil 1. De görüldüğü düzenlenmesi sonucu hidrofobik kısımlar membranın içinde kalır. Membran yaklaşık 5 nanometre (1 nanometre = 1 metrenin milyarda biri) kalınlığındadır. Membran semipermeabledır (yarı geçirgen), yani bazı maddelerin membrandan serbestçe geçmesine (diffüze olmasına) izin verir. Membran büyük moleküllere geçirgen değilken, yüklü iyonları çok az geçirir, ve yağda eriyen küçük moleküllere oldukça geçirgendir.


Tüm biyolojik membranlar gibi hücre zarı (membranı) da lipit, protein ve az miktarda karbonhidrattan oluşmuştur.
Hücre zarı, hücre içinde ve dışında bazı uzantılarla devam eder. Hücre dışına doğru olan uzantılar hücrenin yüzeyinden interstisiyel mesafeye doğru uzanırlar, bu uzantılara mikrovillus denir. Hücre içine doğru devam eden zar sistemi ise dış ortamın hücre içiyle daha yakın ilişki kurmasını sağlar. Bu sisteme endoplazmik retikulum denir.
Endoplazmik Retikulum: Endoplazmik retikulum lipid, protein (ribozomlar aracılığı ile) ve kompleks karbonhidratların yapım yeridir. Endoplazmik retikulum hücredeki toplam membranların yarısından fazlasını oluşturur. Endoplazmik retikulum iki membrandan oluşur, iki membran arasında kalan boşluğa endoplazmik retikulum lümeni denir. İki tip endoplazmik retikulum vardır.
Granüllü Endoplazmik Retikulum: Üzerinde ribozomlar vardır. Sisterna denilen yassılaşmış keseler şeklindedir.
Düz Endoplazmik Retikulum: Ribozomları yoktur, tüplerden oluşan bir ağ şeklindedir.



Golgi Kompleksi: Golgi kompleksi hem yapı hem de fonksiyon yönünden endoplazmik retikulum ile yakından ilişkilidir. Bu organel birbirine paralel bir dizi membranöz kanaldan oluşur ve salgı yapan hücrelerde iyi gelişmiştir. Golgi kompleksinin fonksiyonu endoplazmik retikulumda sentezlenen maddelere son şeklini vermek ve bu maddeleri bir membranla çevrelemektir. Ayrıca hücre zarının yenilenmesi ve yüzeyinin genişletilmesi görevini de üstlenir.


Lizozom: Lizozomlar 0,2 ila 2 m m çapında organellerdir. Hücreiçi sindirimi sağlamak üzere yaklaşık 40 civarında enzim içerirler. Lizozom membranı lizozomun hücreyi tümüyle sindirmesini önler. Bu enzimler için optimal pH 5 civarıdır. Lizozomlarda ATP hidrolizi ile çalışan H+ pompası vardır. Bu sayede lizozomun pH I düşük tutularak enzimlerin etkin hale geçmesi önlenir.
Peroksizom: Peroksizom membranında spesifik proteinler ve oksidasyon enzimleri vardır. Karaciğerdeki peroksizomların ana görevi detoksifikasyondur (bir maddeyi zararsız hale getirme).
Ribozom: Ribozomlar proteinlerin sentez edildikleri yerdir. Protein sentezi için gerekli bilgi DNA dadır, bu bilgi RNA ya transfer edilir, ve ribozomlarda RNA daki bu bilgiyle protein yapılır. Bir hücre için protein sentezi çok önemlidir, bu yüzden de hücrede binlerce ribozom bulunur. Ribozomlar ya sitoplazmada serbestçe yüzerler ya da endoplazmik retikuluma bağlı olarak bulunur. Ribozomların membranı yoktur. Protein sentezlemedikleri zaman 2 alt gurup halinde bulunurlar. Alt guruplar ribozomal RNA (rRNA) ve ribozomal proteinlerden oluşur.

Mitokondri: Mitokondriler eukaryotik hücrelerde ana enerji üretim merkezleridir. Biri iç diğeri dış olmak üzere iki membranı vardır. İç membranda çok sayıda katlanmalar vardır, bu membranın yüzey alanını genişleterek, membran bağımlı raksiyonların daha fazla sayıda olamasını sağlar. Mitokondrilerin kendi DNA ve ribozomları vardır.


Çekirdek (Nükleus): Nükleus DNA nın bulunduğu ve DNA daki bilginin RNA ya aktarıldığı yerdir. Çift katlı bir membranla sarılmıştır, bu membranda çok sayıda büyük porlar bulunur. Çekirdeğin içini dolduran esas madde DeoksiriboNükleik Asit ve protein molekülleridir. Bu DNA molekülleri nükleus içinde rastgele dağılmış olamayıp kromozom denilen yapılar içinde protein molekülleri ile birlikte organize olmuşlardır. İnsanda 46 adet (23 çift) kromozom bulunur. DNA molekülleri hücrede mevcut bütün proteinlerin nasıl yapılacağının genetik bilgisini içerirler. Bilgi nükleusdadır fakat proteinler sitoplazmada yapılır, bu sebeple bilginin sitoplazmaya aktarılması gereklidir. Bu amaçla DNA kalıp gibi kullanılarak, bu kalıptan RNA yapılır, oluşan RNA sitoplazmaya geçerek, protein yapım yeri olan ribozomlara protein sentezi için gerekli bilgiyi aktarır. Çekirdek hücrenin kontrol merkezidir, buradaki genetik *****izmalar yoluyla sadece hücre içindeki kimyasal olaylar değil, aynı zamanda hücrenin özelliklerinin yeni hücre nesillerine aktarılması da sağlanır.


Hücre İskeleti: Aslında hücre iskeleti terimi yanlış bir deyimdir. Hücre iskeleti transparan olduğu için hem ışık hem de elektron mikroskobu preperatlarında görülmez. Hücre çizimlerinde de gösterilmemesine rağmen önemli bir hücre komponenttidir. Hücre iskeleti hücrenin şeklini, hücre organellerinin yerinde durmasını sağlar, ve hücre hareketinden sorumludur.
Hücre iskeleti şunlardan oluşmuştur.
Sentriyoller
Mikrotübüller
Aktin filamentleri
Sentriyoller çekirdeğe yakın olarak yer alan bir çift silindirik yapıdır. Her biri üçerli guruplar halinde dokuz tübülden oluşmuştur. Sentriyoller hücre bölünmesi sırasında kromozomların hücre kutuplarına çekilmesini sağlarlar. Mikrutübüller tübülin denilen alt birimlerden oluşmuştur. Görevi hücreyi yerinde tutmaktır, aynı zamanda silya ve flagellanın da ana bileşenidir. Aktin filamentleri ise hücrenin şeklini değiştirmesinde görev alırlar
__________________

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]...... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Yüzümüzün yüreğimizle beraber gülümsediği an’dır mutluluk…
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
BuLuT isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-30-2009, 05:36 AM   #2 (permalink)
Administrator
ismail - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: May 2007
Bulunduğu yer: New York
Yaş: 41
Mesajlar: 11.517
Tecrübe Puanı: 1000
Rep Puanı : 24067
Rep Derecesi : ismail isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
ismail - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Organeller

1. MİTOKONDRİ:
Oksijenli solumun yapan tüm ökaryotik hücrelerde görülen
organeldir.Hücrelerdeki görevi enerji üretmektir. Dolayısıyla enerji ihtiyacının fazla olduğu kas hücreleri, aktif taşımanın fazla olduğu hücreler, sinir hücreleri gibi hücrelerde sayı oranı fazladır. Sayıları hücrenin fonksiyonuna bağlı olarak ,hücre başına birkaç taneden 2500’ e kadar çıkabilir. Mitokondri iki katlı zara sahiptir. Zarları yapı olarak hücre zarının yapısına benzerler. Dış zar düz, iç zar ise içeriye doğru oluşan tüp şeklinde krista adı verilen kıvrımlardan oluşur. Krista zarında, elektron taşıma sistemine ait enzimler bulunur. ETS enzimleri enerji ile ilgili enzimler olduğundan fazla enerjiye ihtiyaç duyan hücrelerin mitokondrilerinde çok sayıda bulunur. İç zarın sınırladığı orta kısma matriks denir. Matrikste solunumla ilgili enzimler, ribozom DNA, RNA, protein, su ve mineraller bulunur.
Mitokondri DNA’sı,mitokondrinin çekirdekten bağımsız olarak çoğalması ve kendine has bir metabolizmasının olmasını sağlar.Yalnız, solunum enzimleri ve bazı maddeler çekirdek DNA’sında sentezlenir. Mitokondri DNA’sı çekirdek DNA’sına göre daha az bilgi taşır.
2.RİBOZOM:
Virüsler hariç bütün hücrelerde bulunan ribozom, büyüklüğü 150-200 Å(angström) arasında değişen en küçük organeldir. Ribozomlarda protein sentezi yapılır. Hücreye giren aminoasitler burada protein haline getirilir. Proteinler hücrenin en önemli yapıtaşları olduğu için ribozomlar da hücrenin en önemli organelidirler.İzole edilmiş ribozomlar, hücre dışında gerekli ortam hazırlandığında protein sentezi yapılır.
Zarsı bir organel olmayan ribozomların yapısında sadece rRNA ve protein bulunur. Protein kısmı sitoplazmada ribozomlarda, rRNA ise çekirdekçikte yapılır. Ribozomlar iki alt birinden oluşur. Ribozomu oluşturacak rRNA ve çekirdekte birleşerek büyük ve küçük alt birimleri oluşturur.Bu alt birimler daha sonra sitoplazmaya geçer.
Protein sentezi yapılmadığı zamanlarda bu alt birimler birinden ayrılır, işlevsel hale gelebilmek için tekrar birleşirler.
Ribozomlar, hücrede bir organele bağlı veya serbest olarak görülür. Bağlı olarak E.R ve çekirdek zarı üzerinde serbest olarak da sitoplazma sıvısı kloroplast ve mitokondri matriksinde bulunurlar. Hücrelerde iki farklı büyüklükte ribozom bulunur. Bumlar 70S ve 80S ribozomlarıdır.Prokaryotlarda ökaryotları kloroplastları ve mitokondrilerinde küçük ribozomlar bulunur.Ökaryot hücrelerin ribozomları ise 80’dir.
3.ENDOPLAZMİK RETİKULUM:
Hücre zarını çekirdek zarına bağlayan kanallardan meydana gelir. E.R yumurta, embriyonik hücreler ve eritrositler hariç bütün ökaryotik hücrelerde bulunur.Her hücrenin endoplazmik retikulum kendisine has bir yapıya sahiptir. E.R kanalcıkları sabit bir yapıya sahip olmayıp,hücrenin işlevine göre değişebilir.Kanalcıklar hücre bölünürken kaybolur, daha sonra yeniden oluşturulur. E.R başlıca özellikleri şunlardır:
- Zarları üzerinde bulunan ribozomların sentezlendiği protein moleküllerini golgi aygıtına taşır.
- Granülsüz E.R yağ sentezi yapar.İç salgı bezlerinden yağ tabiatında steroid hormonları salgılar.
- Sitoplazmik matriksle birlikte hücreye destek sağlar.
- Hücre içi dolaşımı sağlar. İyon ve küçük molekülleri gerekli bölgeler taşır.
- Hücrede asidik ve bazik tepkimelerin birbirlerini etkilemeden meydana geldikleri ortamı oluşturur.
- Çizgili kaslarda, kasın gevşemesi ve kasılmasında rol oynar.
- E.R yapı ve fonksiyon yönüyle çekirdekle yakın ilişki vardır.
Hücrede iki tip E.R bulunur.
A:Granüllü Endoplazmik Retikulum:
Zarları üzerinde ribozom bulunduğu için granüllü bir görüntüye sahiptir. Ribozomlar E. R üzerinde düzenli aralıklarla dizilirler.Bu tip E. R özellikle protein sentezinin hızlı olduğu hücrelerde daha iyi gelişi. Ribozomlarda sentezlenen protein E. R kanallarına geçer.Sentezlene proteinler ya doğrudan metobolik faliyetlerde kullanılır yad golgi aygıtı vasıtasıyla hücre dışına salgılanırlar.
B:Granülsüz Endoplazmik Retikulum:
Üzerinde ribozom bulunmaz, düz bir yapıya sahiptir.Genellikle karaciğer, testiz, ovaryum,böbrek üstü bezi, bağırsak mukakozası gibi işlevleri birbirinden farklı hücrelerde bulunur.
4.GOLGİ AYGITI:
Olgunlaşmamış kan ve sperm hücreleri hariç bütün okaryotik hücrelerde görülür. Hücrede genellikle sentrozom civarında ve hücre tabanına yakın bulunur. Golgi aygıtı üst üste yığılmış yassı keselerden meydana gelmiştir. Keselerin çevresinde tomurcuklanma sonucu oluşan irili ufaklı kesecikler ve kofullar bulunur. Golgi aygıtının E. Rdan farkı üzerinde ribozomların bulunmaması ve keselerin belli bir bölgede grup halinde bulunmasıdır.
Golgi aygıtının başlıca görevi salgılamadır.
- Golgi aygıtından oluşan kesecikler hücre zarının yapısına katılırlar.Golgi vasıtasıyla dolu kesecik hücre zarının arasına girerek zarın hareket etmesine ve genişlemesini sağlar.
- Golgi aygıtı, salgı yapan hücrelerde çok iyi gelişmiştir. Tükrük bezi hücreleri
- Golgi aygıtı lizozom oluşumunda görev alır.
- Golgi aygıtının keselerinden tomurcuklanma ile bazı kofullar oluşur
- Bitkilerde hücre çeperinin oluşumuna katılır.
5.LİZOZOM:
Alyuvar hücresi dışında bütün hayvan hücreleri bulunur. Bitki hücrelerinde bulunmaz. Zarla çevrili bir organeldir.İçinde sindirim enzimleri bulunur. Hücre içi ve dışı sindirimi gerçekleştirir.Yaşlanmış organellerin ve hücrelerin parçalanmasını sağlarlar. Bu yüzden akyuvar ve karaciğer hücrelerinde bol miktarda bulunur.Hücre savunmasında etkilidirler.Spermin baş kısmında bulunurlar yumurtayı delmesini sağlarlar. Lizozom bozulmaları sonucu hücrelerde mutasyon meydana gelebilir. Eğer lizozom zarı patlarsa hücre kendini sindirir ve eritir.Buna otoliz denir. Ölümden bir süre sonra görülen kokuşma bunun sonucudur.
6.PEROKSİZOM:
Hücrelerde zehir etkisi yapan hidrojen peroksiti su ve oksijen atomuna dönüştüren kataraz enzimini taşıyan organeldir. Peroksizomlar protislerde kas ve böbrek hücrelerinde bulunurlar. Kloroplastlardan gelen gilikolit asit molekülü Peroksizomda bulunan enzimler vasıtasıyla parçalanır.
7.KOFUL:
İçinde koful özsuyu bulunan zarlı keseciklerdir. Bitki ve tek hücrelilerde çok bulunur. Hücrenin sindiriminde, boşaltımında ve madde alış verişinde kullanılan boşaltım kofulu sindirim kofulu gibi çeşitleri vardır. Tatlı sularda yaşayan tek hücrelilerde kontraktil koful suyun fazlasını hücre dışına atar. Hayvan hücrelerinde az sayıda küçük koful bulunur. Genç bitki hücresinde çok sayıda küçük koful, yaşlı hücrede ise büyük koful bulunur.
8.PLASTİTLER:
Hücrelerde kloroplast,kromoplast,ve lökoplast olmak üzere üç tip plastit bulunur.
A: Kloroplast:
Bitkilerde fotosentezin gerçekleştiği yeşil renkli plastitlerdir.kloroplastlar özellikle bitkilerin yeşil kısımlarında bulunur. İki katlı zardan meydana gelirler. Kloroplastlar grana ve stromadan oluşur. Grananın etrafında “stroma” adı verilenbir sıvı ile doludur.Stromada DNA, RNA, Ribozom fotosentez enzimleri, karbonhidratlar, yağlar, proteinler, su ve mineraller bulunur.
-Kroloplastın temel görevi fotosentezdir
-kloroplasttada mitokondiride olduğu gibi atp üretimi yapılır.bu sentezlenen atp dışasrı verilmez farkı budur. Kloroplast ve mitokondri yapısal olarak prokaryotik hücrelere benzerler. Her ikiside benzer yapıda ribozom içerirler. Kendilerine özel olan DNA’ları ile kendilerini eşleyebilirler.
B:Kromoplast:
Bitkilerdeki yeşilden başka sarı, turuncu, kırmızı renkleri oluşturan pigmentlerin bulunduğu plastitlerdir. Genellikle çiçek yaprak ve meyvelerde bulunur. Yeşil yaprakların sonbaharda sararmasının nedeni klorofillerin bozulup kloroplastların kromoplastlara dönüşmesidir.
C:Lökoplast:
Renksiz plastitlerdir. Nişasta, yağ ve protein depolarlar. Işık görmeyen kök, toprak altı gövdelerde ve tohumlarda bol bulunur. Işık gördüğünde kloroplasa dönüşür.
9.SENTROZOM:
Bitki hücresinde, yumurta hücresinde ve sinir hücresinde bulunmaz. Yosun, mantar ve hayvan hücrelerinde bulunur. Zarsızdır ve sentriyol denilen iki silindirik proteinden oluşur. Hücre bölünmesi sırasında ikiye bölünen sentriyolün her biri bir kutba gider ve aralarında iğ iplikleri oluşur. Kromozomlar sentromellerinden bu ipliklere tutunarak kutuplara doğru çekilir. Kısaca görevi hücre bölünmesi sırasında iğ ipliklerini oluşturur.
ÇEKİRDEK:
Çekirdek hücrenin yönetim ve kalıtım merkezidir. Hücre metabolizmasının çekirdek yönetir. Yine canlıların özelliklerini taşıyan kromozom çekirdekte bulunur. Hücre bölünmesiyle bu özellikler hücreden hücreye aktarılır. Dolayısıyla çekirdek hücrenin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan bir hücresel yapıdır. Genellikle yuvarlak veya oval bir yapıya sahip olan çekirdek ışık mikroskobuyla da görülebilir. Çekirdek ve sitoplazma arasında belli bir oran vardır.
1.Çekirdek Plazması ve Zarı:
Çekirdek plazması:Çekirdeğin içini dolduran sıvıdır. Yarı akışkan yapıda olan bu sıvının viskositesi sitoplazma sıvısından daha yüksektir. İçinde su, protein, DNA, RNA, mineral ve diğer maddelerden oluşur.
Çekirdek zarı:Çekirdek materyali çift zarla çevrilmiş olarak sitoplazmadan ayrılır. Çekirdek zarı E.R’un devamı şeklinde olup E.R’un zarı ile bağlantı halindedir. Çekirdeğin iki zarı arasında kanal bulunur. Bu zar yapı olarak hücre zarının yapısına benzer. Hücre zarından farklı olarak dış zar üzerinde ribozomlar bulunmaz ve halka şeklinde “annulus” denilen yapılardan oluşan geniş “porlar” görülür. Porlar çekirdek plazmasıyla sitoplazma arasında serbest geçişe ve madde alış verişine imkan sağlar. Çekirdekte sentezlenen RNA molekülleri porlardan sitoplazmaya geçer. Ayrıca sitoplazmada sentezlenen bazı proteinlerde bu porlardan çekirdek içine alınır.
3.Çekirdekçik:
Hücrede bir veya daha fazla sayıda bulunabilen çekirdekçik, ribozom ve protein sentezinde aktif rol oynar. Yapısında DNA, RNA ve bazik proteinler bulunur. Ribozomun yapısına katılan RNA’ların çoğu çekirdekçikte sentezlenir. Çekirdekçik hücrede RNA’ların en yoğun olduğu bölgedir. RNA’lar burada proteinlerle birleşerek ribozomun alt birimlerini oluşturur. Porlardan sitoplazmaya geçen alt birimler birleştiğinde işlevsel ribozomları oluştururlar. Çekirdekçiğin sayısı ve büyüklüğü hücrenin işlevine göre değişir. Kas hücreleri gibi protein sentezinin az olduğu hücrelerde çekirdekçik bulunmaz veya çok küçüktür. Buna karşılık salgı hücreleri gibi protein sentezinin hızlı olduğu hücrelerde çekirdekçik büyük veya çok sayıda bulunur. Çekirdekçik ışığı çok iyi kırdığından ışık mikroskobuyla görülebilir.
4.KALITIM MATERYALİ:
Kalıtım materyalinin yapısal sırası;
Nükleotit → Üçlü Şifre → Gen → DNA
Üçlü şifre üç nikleotitin birleşmesinden meydana gelir. Genler değişik sayıda nikleotitlerden meydana gelmiş protein sentezi yapmakla görevli DNA parçasıdır. Genler kromozomların lokus denilen yerlerinde bulunurlar. Bu yapılarla canlıların özellikleri nesilden nesile geçer. Yine hücrede her enzim bir genin kontrolünde çalışır. Genler bir araya gelerek DNA meydana getirir. DNA terimi tüm nükleotit dizisini ifade etmek için kullanıldığı gibi nükleotit dizisinin belli bir bölgesi içinde kullamılır. DNA çekirdekte proteinlerle birlikte bulunur. DNA protein kompleksi kromatin olarak atlandırılır. Kromatinler ise hücre bölünmesi esnasında kısalıp kalınlaşarak kromozomları oluşturur. Proteinler ,mRNA transkripsiyonu ve DNA replikasyonuna yardımcı olur ve DNA replikasyonuna yardımcı olur ve DNA’yı organize eden yapısal proteinler olarak görev yapılır.
ÇEKİRDEĞİN GÖREVLERİ:
1.Protein Sentezi:Protein sentezi transkripsiyon ve translasyon denilen iki aşamada gerçekleşir.
A: Transkripsiyon (Yazılım)DNA’daki protein şifresi mRNA şeklinde sitoplazmaya taşınır.DNA’dan mRNA sentezine transkripsiyon denir.Bu esnada DNA’nın tamamı değil sadece ilgili gendeki şifre kopyalanır.
B:Translasyon (Çeviri):Translasyon mRNA’la sitoplazmaya taşınan şifrenin ribozomlarda protein şeklinde kodlanmasıdır. Translasyon esnasında şifre okunur ve bu şifreye göre sitoplazmadaki aminoasitler enzimler yardımıyla birbirine bağlanarak protein molekülü oluşturur.Bu hücrede aynı anda çok çeşitli protein sentezlenebilir. Bir protein molekülünün sentezlenebilmesi için yaklaşık 10 saniye ile 2dakika yeterlidir. Bakterilerde protein sentezi daha hızlıdır. Bu nedenle antibiyotiklerin bir çoğu bakterilerdeki protein sentezine engelleyerek etkili olur.
__________________
Daha Guzel bir sohbet icin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Uyelik islemlerini tamamlamayan arkadaslar ismail nickine mesaj atabilirler.Aktivasyon mailini onaylamadan linkleri goremezsiniz..

Filmlerde veya Dizilerde bozuk Kirik link varsa lutfen Ozel mesaj atarak bildiriniz,Linkleri Yenileyelim.


Gereksiz,sacma ve kufur iceren mesaj sahiplerinin nick ve ip adresleri suresiz banlanacaktir.


EY BÜYÜK ATA!
Varlığımızın en mukaddes temeli olan, Türk istiklalinin ve Türk Cumhuriyetinin ebedi bekçileriyiz. Bu karar, sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir.
İstikbalde, hiçbir kuvvet yolumuzdan döndüremeyecektir.
Bizler, bütün hızımızı senden, milli tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez insan ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her hamle şuurludur.
En kıymetli emanetin olan Türk istiklal ve Cumhuriyeti, mevcudiyetimizin esası olarak, eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde ilelebet yaşayacak ve nesilden nesile devredilecek.
Bu mukaddes emanete yönelen dâhili ve harici bütün tecavüzler, iman dolu göğsümüze çarparak parçalanacaktır.
İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar en modern silahlarla mücehhez olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, milli şuurumuzu ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaklardır.
Çünkü İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedenler, karşılarında beş bin yıllık şerefli Türk tarihinin yılmaz evlatlarını, cumhuriyeti ve inkılâplarının feyizli ve imanlı gençlerini bulacaklardır.
EY TÜRK'ÜN BÜYÜK ATASI!
İstikbal ve Cumhuriyeti korumak mecburiyeti hâsıl olursa içinde bulunacağımız ahval ve şerait ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp, her güçlüğü yenmek azmindeyiz.
TÜRK GENÇLİĞİNİN ANDI
Türk gençliği olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, Cumhuriyetin ve devrimlerinin (inkılâplarının) yılmaz bekçileriyiz.
Her zaman, her yerde ve her durumda Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için bütün zorlukları yeneceğimize namus ve şeref sözü verip, kendimizi büyük Türk Milletine adarız.
ismail isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Etiketler
çekirdek plazması, cekirdek zari, cekirdekcik, endoplazmik retikulum, golgi aygıtı, kloroplast, koful, kromoprast, lizozom, lokoplast, mitokondri, peroksizom, plastitler, protegin sentezi, ribozom, sentrazom

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hücrenin Yapısı ismail Biyoloji Dersi 0 10-16-2008 07:50 AM


New To Site? Need Help?

Tüm Zamanlar GMT Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:45 AM.


Site Ekle Web Hosting Sevgili Ara