![]() |
|
|
#11 (permalink) |
|
|
Büyük Taarruz'un Güncesi
20 Temmuz 1922 - Atatürk'ün başkomutanlık görev süresi 4 Ağustos 1922 tarihinden geçerli olmak üzere 3 ay uzatıldı. 23 Temmuz 1922 - Atatürk Batı Cephesi karargâhının bulunduğu Akşehir'e geldi. Batı Cephesi Komutanı General İsmet İnönü ile görüştü. 24 Temmuz 1922 - Atatürk, Akşehir'den Konya'ya geldi. Arabistan'dan Konya'ya gelen İngiliz Generali Townshend 'le görüştü. Atatürk İngiliz Generali Townshend'e şunları söyledi: ''...Evet, karşımızdaki düşmanın çok kuvvetli olduğunu biliyorum. Fakat insanlığı savunanlar ölümle tehdit edilmelerine rağmen ölmezler, sonsuza dek yaşarlar.'' 27 Temmuz 1922 - Atatürk Akşehir'e döndü. 27 Temmuz 1922 - Atatürk'le konuşan General Townshend'in Londra'ya gönderdiği rapor: ''Türk milli ordusu güçlü ve etkindir. İngiltere hükümeti bunu kavrayabilmiş değildir. Yepyeni bir Türkiye doğmuştur. Bu da İngiltere'de henüz anlaşılmış değildir. Türk'ü Avrupa dışına Anadolu'ya itmeye çalışmak çılgınlıktır.'' 27/28 Temmuz 1922 - Atatürk, ordu komutanlarını Akşehir'de Batı Cephesi karargâhına çağırdı. Ordu komutanlarına Büyük Taarruz'un planı açıklandı. Bu plan üzerinde görüş alışverişi yapıldı. 30 Temmuz 1922 - Batı Cephesi karargâhında Atatürk, cephe komutanı İsmet İnönü ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak toplantısı. Taarruzun ayrıntıları gözden geçirildi. 6 Ağustos 1922 - Atatürk, Akşehir'den Ankara'ya döndü. 7/16 Ağustos 1922 - Atatürk, Ankara'da Meclis üyeleri ve Bakanlar Kurulu üyeleri ile görüşmeler yaptı. Meclis'i ve Bakanlar Kurulu'nu Büyük Savaş için hazırladı 17 Ağustos 1922 - Atatürk, gizli olarak Ankara'dan Konya'ya hareket etti. 18/19 Ağustos 1922- Atatürk gizli olarak Konya'dan Batı Cephesi karargâhının bulunduğu Akşehir'e hareket etti. 20 Ağustos 1922- Ankara'da Hâkimiyeti Milliye gazetesinin haberi: ''TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa 21 Ağustos Pazartesi günü saat 16.00'da Çankaya'daki köşklerinde, Ankara'da bulunan diplomatlara bir ziyafet verecektir. Bu toplantıda tüm elçiler hazır bulunacaklardır.'' (Bu haber şaşırtmaca olup, Atatürk'ün cephede değil, Ankara'da olduğunu duyurmak amacıyla yayımlanmıştır.) 20/21 Ağustos 1922 - Atatürk'ün, Akşehir'de Batı Cephesi karargâhında I. Ordu Komutanı Nurettin ve I. Ordu Komutanı Yakup Şevki paşalara saldırı planını harita üzerinde açıklaması ve kesin saldırı emrini vermesi. 24 Ağustos 1922- Başkomutanlık ve Batı Cephesi karargâhlarının Akşehir'den cephe gerisindeki Şuhut kasabasına kaydırılması. 25 Ağustos 1922 - Şuhut kasabasının yakınındaki Kocatepe'nin güneybatısında başkomutanlık çadırının kuruluşu. 26 Ağustos 1922 - Sabah 5.30'da Kocatepe'den topçu ateşiyle büyük saldırının başlaması. 27 Ağustos 1922 - Atatürk'ün cepheden TBMM Başkanlığı'na başlatılan topyekûn saldırı harekâtı hakkındaki telgrafı: ''TBMM ordularının seçkin kıymet ve yetenekleri sebebiyle yüksek Meclis'i kutlarım. Komutanlarımızın sevk ve idarede, düşman komuta heyetine üstünlüğü belirgin bir biçimde görülmektedir.'' 28 Ağustos 1922 - Yarılamaz denilen Yunan cephesinin yarılması ve Afyonkarahisar'ın kurtarılışı - Atatürk'ün akşam Afyonkarahisar'a gelişi. 29/30 Ağustos 1922 - Atatürk'ün gece Afyon belediye binasının bir odasında Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü ile birlikte savaşın durumunu gözden geçirişi. Atatürk, bu gece için şöyle der: ''Üçümüz durumu bir kez daha gözden geçirdik ve kesinlikle anladık ki, Türk'ün gerçek kurtuluş güneşi 30 Ağustos sabahı bütün parlaklığıyla doğacaktır.'' 30 Ağustos 1922 - Yunan ordusunun tamamen sarılması, Dumlupınar Meydan Savaşı'nın kazanılması. 31 Ağustos 1922 - Atatürk'ün, sabah Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak, Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü ve I. Ordu Komutanı Nurettin Paşa ile Adatepe'de savaş bölgesini gezmesi. 1 Eylül 1922 - Atatürk'ün orduya genel bildirgesi: ''Bütün arkadaşlarımın Anadolu'da daha başka meydan savaşları verileceğini göz önüne alarak ilerlemesini ve herkesin akıl kuvvetini, kahramanlık ve yurtseverlik kaynaklarını yarışırcasına göstermeye devam etmesini isterim. Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!'' 2 Eylül 1922 - Yunan Orduları Komutanı General Trikopis 'in Uşak'ta esir alınışı. 3 Eylül 1922 - Atatürk'ün Uşak'a gelişi. Atatürk'ün Başbakan Rauf Orbay 'a telgrafı: ''...Esir alınan generalle görüştüm. Kendilerini teselli ve misafir ettim. Ailelerine sağlık haberlerini bildirmelerine izin verdim.'' Batı Cephesi Komutanlığı tarafından, Dumlupınar Meydan Savaşı'na ''Başkomutan Savaşı'' adı verildiğinin bildirilmesi. 4 Eylül 1922 - Atatürk akşam Eşme'ye ulaştı. Başbakan Rauf Orbay'ın cephede bulunan Başkomutan Atatürk'e, İstanbul'daki işgal devletleri temsilcilerinin ateşkes isteğini telgrafla bildirmesi. 5 Eylül 1922 - Atatürk'ün Bakanlar Kurulu başkanına ateşkes konusundaki yanıtı: ''Anadolu'daki Yunan ordusu kesin şekilde mağlup edilmiştir. Anadolu için herhangi bir görüşmeye gerek kalmamıştır. Anlaşma ancak Trakya için söz konusu olabilir.'' 6 Eylül 1922 - Fethi Okyar Bey 'in Londra'dan Atatürk'e telgrafı: ''İngiltere acele ateşkes ve anlaşma istiyor...'' 6/7 Eylül 1922 - İstanbul'daki İngiliz orduları başkomutanı General Harington 'ın İngiltere Savunma Bakanlığı'na telgrafı: ''...Durum ağır. Ateşkes için kaybedilecek zaman yok. Yunanlı, Anadolu'dan kaçıp gitmekten başka bir şey düşünmüyor!'' 9 Eylül 1922 - Ordularımızın İzmir'e girdiğinin öğrenilmesi üzerine Atatürk'ün ordulara yayımladığı bildiri: ''İlk verdiğim Akdeniz hedefine varmakta, orduların gösterdiği gayret ve fedakârlığı saygı ve takdirle anıyorum. Orduların bundan sonra verilecek hedeflerin elde edilişinde de aynı istek ve fedakârlığı göstereceklerine güvenim tamdır.'' Atatürk'ün Başbakan Rauf Orbay'a telgrafı: ''Birliklerimiz İzmir'in doğu sırtlarında düşmanın son direnişini kırdıktan sonra bugün yenilmiş düşmanla beraber İzmirimize zaferle girdi. Ben yarın öğleden itibaren İzmir'de bulunacağım.'' Atatürk'ün İzmir'in Nif'e (Kemalpaşa) gelişi ve geceyi burada geçirişi. 10 Eylül 1922 - Atatürk'ün saat 14.00'te Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak paşalarla İzmir'e gelişi. 11 Eylül 1922 - TBMM'nin İzmir ve Bursa'nın kurtuluşu nedeniyle orduya ve Başkomutan Atatürk'e ulusun sonsuz şükran ve minnetini bildirme kararı alması. Günce: Utkan Kocatürk, Doğumundan Ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü, İş Bankası Yayını, 1992, S. 200-206; Zeki Arıkan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, IV. Cilt, TTK ve Turgut Özakman, Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi, Bilgi'den özetlenmiştir.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
|
Emeginize saglik paylasim icin tskr..
hepinizin zafer bayrami kutlu olsun..
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
|
|
|
#13 (permalink) |
|
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi :
![]() |
30 Ağustos zafer bayramı
Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu. Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu. TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi. Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi. Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı. 1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld". İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı. Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı. Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz. Arkadaslar herkezin emegine saglık??
__________________
![]() Seviyeli Sohbet icin Tıklayın [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Gerçekleri tarih yazar tarihi de fener bozar
|
|
|
|
|
|
#14 (permalink) |
|
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi :
![]() |
![]()
__________________
![]() Seviyeli Sohbet icin Tıklayın [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Gerçekleri tarih yazar tarihi de fener bozar
|
|
|
|
|
|
#15 (permalink) |
|
|
Kocatepe'nin büyük düşünceleri,
Doğuyor kalplere aydınlık, zamanlı. Uyku tutar mı ağustos geceleri, Bu ay cümle fetihlerle heyecanlı, Heyecanlı hey. Mustafa Kemâl'in dudağında eli, Gözlerine vurmuş vaktin en güzeli. Bu dağlar, askeri deli eder deli. Vermiş omuz omza destanlı destanlı, Destanlı hey. Hazır ol vaktinde şafaklar! Hazır, yürümeye topraklar, Tepe tepe kımıldanıyor... Endişeli, uzakların benzi uçuk, Düşman, düşman ama çocuk kadar küçük. Yirmi altı ağustos, saat beş buçuk. Dram, Dumlupınar'da başlıyor, kanlı, Alkanlı hey. Mustafa Necati KARAER
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
|
|
|
#16 (permalink) |
|
|
Bugün güneş sevinçli, gülümsüyor yurduma,
Vatanı saran düşman ermiş muradına, Bakın nasıl kaçıyor hiç bakmadan ardına, Zafer Türk milletinin, kavuştu öz yurduna. Dört yıl gece gündüz savaşmıştık durmadan, Rahat nefes almadık vatanım kurtulmadan, Önümüzde altın saçlı ay bakışlı kumandan, Düşmanları mahvettik silahımız olmadan. Kadın, erkek yanyana, taş, değnek, kürek ile, Düşmanları kovarken tepeler geldi dile, Ölüm korkusu yoktu, ölürken bile bile, İşte bu ruh bizleri destan etmiş dillere.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
|
|
|
#17 (permalink) |
|
|
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI
GÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu. Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu. TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi. Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi. Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı. 1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld". İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı. Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı. Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.
__________________
Bilginin olduğu yerde bilenler, aklın olduğu yerde düşünenler vardır. ![]() iڪے†∂ηвﺙL.
|
|
|
|
|
|
#18 (permalink) |
|
|
30 AĞUSTOS
Hasmın diş geçiremez artık senin etine, Çünkü seni koruyan çelik kanatların var. O havada dolaşır, iner ve çıkar yine, Yurda zarar verecek birer tehlike arar. Bu azim, iradeyle artık korkma yarından, Tuttuğun her iş böyle sonuna varacaktır. Her yıl göğe katılan çelik kanatlarından Bugün gurur duyarak, göğsün kabaracaktır. Arkadaş, candan kutla büyük zafer gününü, Madem ki sen bir Türk'sün ve bu yurdun malısın. Bir zafer elde eden günün büyüklüğünü, Ta içinden, etinden, kanından duymalısın. Ferit Ragıp TUNCOR
__________________
Bilginin olduğu yerde bilenler, aklın olduğu yerde düşünenler vardır. ![]() iڪے†∂ηвﺙL.
|
|
|
|
|
|
#19 (permalink) |
|
|
DUMLUPINAR'DA ŞEHÎT ASKER'ÎN MEZARI BAŞINDA Bu kabarmış toprağa yüzünü sür, kucakla, Elbette bağı vardır "olmuş"un "olacak"la. Dudağa değer gibi şimdi alnı her erin, Bu havada ruhları dolaşır şehitlerin. Biz, bu kutsî havanın içinde var olmuşuz, Biz, bununla yoğrulmuş, biz bununla dolmuşuz. Sâdece döğünmedik "Vatan! İstiklâl!" diye, Sakarya boylarından çıktık Kocatepe'ye; Bu yol ki hürriyetin, kurtuluşun yoludur, Zincirsiz yaşamanın tek çıkar yolu budur. Bir daha nikaylıydık sevgili hürriyete; Kahramanlık Tanrı'dan vergidir bu millete... Bir damla asîl kanda bir mucize saklıdır, Bu topraklar Türklüğe inanmakta haklıdır. Akdeniz'e tank gibi koştu bütün kağnılar, Ey sevgili istiklâl, ey güzel Dumlupınar! Elbet yiğit olanlar lâyık böyle toprağa; Selâm şanlı orduya, selâm şanlı bayrağa, Selâm ey Başkumandan, Mustafa Kemal selâm; Emânetin yaşıyor, güven, imânımız tam: Omuzlarımız hisar, başlarımız burç yurda, Can vermeğe and içtik hepimiz tek uğurda!.. Bir târihten gelinir, bir târihe gidilir; Yaşamak istiyenler savaşmasını bilir. Zamanın kahramanlar gelebilir hakkından, Bize sesler geliyor uzaklardan, yakından. Duyuldu mu bir kere "-Haydin silâh başına!" Yeniden girişiriz istiklâl savaşına... Ödü varsa düşmanın, meydan açık, hazırız: Bu toprakta biz doğduk, biz yaşadık, biz varız! Kından sıyrılmış kılıç, top ağzında mermiyiz, Dumlu çocuklarıyız, hiç yoldan döner miyiz?! Söz verip baş koymuşuz: İstiklâl bize haktır, Buna göz diken düşman çıksın, kahrolacaktır!.. Osman ATİLLÂ Yuce Rabbim Tüm ŞEhitlerimize gani gani rahmet eylesin *****ları cennet olsun
__________________
Bilginin olduğu yerde bilenler, aklın olduğu yerde düşünenler vardır. ![]() iڪے†∂ηвﺙL.
|
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Zafer Yolları - Paths Of Glory 1957 | ismail | Film indir Yabanci Filim | 19 | 01-02-2010 04:17 AM |
| Pride and Glory - Zafer ve Gurur 2008 Dvdrip | ismail | Film indir Yabanci Filim | 7 | 07-16-2009 12:39 AM |
| Afyon - Zafer Müzesi | kelebek | Müzeler | 0 | 10-08-2008 01:06 PM |
| ZAFER BAYRAMI (30 Ağustos) | kelebek | Özel günler | 0 | 08-29-2008 07:02 AM |
| Testi kırılmasın(Zafer ERCAN) | SiNaNaY | Kültür | 1 | 11-26-2007 09:22 AM |
| New To Site? | Need Help? |