![]() |
| Fen Bilgisi FEN VE TEKNOLOJİ DERSLERI, Açık Öğretim Fakültesi AÖF Dersleri Sınavları Soru Bankaları ve Ders Anlatımları Deneme Soruları aof fen sorulari, Biyoloji, canllılar, kromozomlar, genler, hücreler, bitki, canlı çeşitliliği, bakteriler |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
|
Boşaltım sistemi vücutta homeostazın sağlanmasında çok önemli bir yere sahiptir.
Böbrekler, üreterler ve mesaneden oluşan boşaltım sistemi, metabolizma sırasında ortaya çıkan atık maddelerin atılımından sorumludur. Vücut fonksiyonlarının devamı için hücrelerden atık maddelerin atılması lazımdır. Katı ve sıvı atıklar, kan içinde erimiş olarak taşınırlar ve böbreğe ulaştırılarak filtre edilirler (süzülürler). Bu atıklar üreterler yoluyla mesaneye geçerek, belli aralıklarla mesanede idrar olarak depolanıp, periyodik olarak vücuttan atılırlar. Boşaltım sisteminin fonksiyonları • Hücrelerden atık maddelerinin uzaklaştırılmasını sağlar. • Kanın hacmini ve basıncını idrarla su kaybının düzenlenmesi yoluyla ayarlar. • Sodyum, potasyum ve klor gibi elektrolitlerin plazma konsantrasyonlarını ayarlar. Böbrekler Böbrekler omurganın her iki yanında, kaburgaların hemen altında bulunup, sağ böbrek üzerinde bulunan karaciğer dolayısıyla biraz daha aşağı seviyededir. Yetişkin bir insanda her biri 130-150 gr ağırlığında olan böbrekler, yumruk büyüklüğünde, fasulyeye benzeyen bir çift idrar yapan organdır. Fonksiyonları Böbreklerin vücut için oldukça önemli fonksiyonları vardır. Böbreğin başlıca işlevleri vücutta su, tuz, kalsiyum dengesinin sağlanması, idrar aracılığı ile zararlı maddelerin ve ilaçların vücuttan atılması ve hormon, şeker metabolizmasına olan katkılarıdır. • Böbrekler kanı süzerler. Böbrekler, kanı nefron adı verilen milyonlarca mikroskobik filtre aracığıyla temizleyerek idrar oluşturur. Kan atardamarlardan böbreğe doğru akarken yüksek basınçtan dolayı plazma (kanın sıvı bölümü) hücreler ve büyük proteinler hariç glomeruler kapsüle (böbreğin kabuk bölümündeki damar ve sinir yumağı) geçer. Hücreler ve büyük proteinler glomeruler kapsülde kalırlar. Bu olaya glomeruler filtrasyon adı verilir. • Vücut için gerekli olan suyun alım ve atım dengesini yani homeostazı sağlarlar. Böbrekler vücutta bulunan suyun durumuna göre seyreltik ya da yoğun idrar çıkarırlar. • İdrar aracılığıyla vücutta metabolizma sonucu oluşan zararlı maddelerin kandan atılmasını sağlarlar. Bu atık maddelerinden özellikle üçünün atılımı homeostazın korunmasında oldukça önemlidir. Bunlar; üre, ürik asit ve kreatinindir. Bunlarla beraber Na, K, CI gibi iyonların gerektiğinden fazlası uzaklaştırılır. • Böbrekler vücut için gerekli bazı hormonları salgılarlar. Bunlar kemiklerde kırmızı kan hücrelerinin üretimini harekete geçiren eritropoetin; kan basıncını düzenleyen renin ve sağlıklı kemikleşme için gerekli olan D vitaminidir. • Bunun dışında kan basıncının düzenlenmesi, kan hücrelerinin yapımının kontrolü, kemik gelişiminin sağlanması gibi başka görevleri de vardır Yapısı Böbrekleri saran tabakalar içten dışa doğru capsula fibrosa, capsula adiposa ve fascia renalis’dir. Böbrek çevresinde bulunan bağ dokusunun kalınlaşmasıyla oluşan tabaka fascia renalis adını alır. Fascia renalis, capsula fibrosa denilen ve böbreği çevreleyen sağlam zara sıkıca tutunmuştur. Fascia renalis arkasında yer alan yağ dokusuna corpus adiposum pararenale denilir. Fibröz kapsül ile böbrek fasyası arasında capsula adiposa (perirenal yağ dokusu) denilen bir yağ tabakası daha vardır. Böbreğin damarlarını, sinirlerini ve pelvis renalis'i içeren kısmına hilum renale adı verilir. Hilum böbreğin iç kenarında yer alan çukur yeridir. Hilumun böbrek içinde açıldığı boşluğa sinus renalis denir. Böbrek cortex renalis (kabuk) ve medulla renalis (öz) olmak üzere iki kısımdan oluşmuştur. Korteks homojen görünümde olup, kırmızımsı-kahverenklidir ve idrar yapan oluşumları içerir. Medulla ise soluk ve daha koyudur ve toplayıcı kanallardan oluşur. Medulladan sinus renalise (böbrek sinirleri) doğru uzanan konik şekilli yapılara böbrek piramitleri denir. Sayıları her böbrekte 12-14 kadardır. Böbrekler, dıştan içe doğru dış korteks, santral medulla ve internal kaliksler ve pelvisten meydana gelirler. Böbreğin fonksiyonel birimi nefron adını alır. Böbrekte idrarın yapıldığı morfolojik üniteyi oluşturan nefron, kanın süzüldüğü glomerül ve devamı olan tüplerden oluşur. Bir böbrekteki nefron sayısı 1-3 milyon arasındadır. Nefronlar ortak açılma kanalları ile böbrek papillaları üzerindeki deliklere açılırlar. Böylece oluşan idrar ilk olarak kalikslerde ve dolayısı ile pelviste biriktirilmiş olur. Nefronlarda gerçekleşen süzme (filtrasyon), salgılama (ekskresyon) ve geri emilme (rezobsiyon) aşamalarından sonra idrar şeklinde atılan miktar 1.5 lt kadardır. Bir nefron şu kısımlardan oluşur: 1- Renal korpüskül (Bowman kapsülü + Glomerulus) 2- Proksimal tübül (düz kısım + kıvrak kısım) 3- Henle kulpu (inen kol + yükselen kol) 4- Distal tübül kıvrık tübül 5- Toplayıcı kanal Glomerulus Böbreğe gelen kanın süzüldüğü filtredir. Nefronun asıl görevi kanın böbreklerden geçişi esnasında içindeki istenmeyen maddeleri temizlemektir. Atar damarlar yoluyla nefrona gelen kanın içindeki atık maddeler burada filtre edilerek süzülür. Glomerul, kılcal damarlardan oluşmuş yumak şeklindeki bir yapıdır. Buradaki kılcal damarlar vücudu saran diğer kılcal damarlardan farklı olarak üç katmanla sarılmıştır. Böbreğe gelen kanın içinde glikoz, bikarbonat, sodyum, klor, üre ve keratin gibi birçok madde vardır. Böbrek, bu maddelerin bazılarının tamamını, bazılarının ise bir bölümünü vücuttan atarken, bazılarını da tamamen kana gönderir. Temizlenmesi gereken maddeler özellikle üre, ürik asit, kreatinin gibi metabolizmanın son ürünleridir. Ayrıca sodyum, potasyum, klor gibi iyonların gerektiğinden fazlası uzaklaştırılır. Glomerüllerin bu seçiciliği sıvının içindeki moleküllerin elektrik yüklerine ve büyüklüklerine bağlı olarak belirlenir. Glomerüller, sıvının içinde karışık olarak bulunan sodyum ile glikozun molekül ağırlığını hesaplama ve proteinlerin negatif elektrik yüklü olduklarını tespit edebilme yeteneğine sahiptir. Böylece vücut için hayati öneme sahip olan proteinlerin vücuttan atılmayıp, tekrar geri alınması sağlanmış olur. Proksimal Kıvrımlı Tübül: Bowman kapsülüne yakın olan kısımdır. Glomerulusta kandan filtre edilen sıvıdan su, üre, elektrolitler, glukoz ve bazı aminoasitlerin geri emildikleri yerdir. Henle kulpu: Proksimal tübülden sonra gelen kısımdır. İnen ve çıkan henle kulpu olarak adlandırılan iki kısımda incelenir. İnen henle kulpunda su, sodyum, klor ve ürenin geri emilimi devam eder. Çıkan henle kulpunda ise sodyum, klor ve bikarbonatın geri emilimi devam eder. Distal kıvrımlı tübül: Tübüler yapının son bölümüdür. Çok fazla sayıda mitokondri içerir. Bu mitokondriler buradan gerçekleşen aktif taşıma için gerekli enerjiyi sağlarlar. Toplayıcı kanallar: Distal kıvrımlı tübülden geçen filtrat toplayıcı kanallara akar. Filtrat artık bundan sonra idrar adını alır. Böbreklerin beslenmesi Genellikle her bir böbreği aortdan çıkan tek bir renal arter besler. Renal arter, anteriorda (ön kısım) yer alan renal ven ve posteriorda (arka kısım) yer alan renal pelvis arasından hilusa (bronş ve damarların akciğere girdiği bölge) girer. Böbreğe girmeden önce iki veya daha fazla dala ayrılabilir. Pelvis ve üreter dublikasyonunda genellikle her bir renal segmentin ayrı beslenmesi vardır. Renal arter anterior ve posterior dallara ayrılır. Posterior dal arka yüzün orta segmentini besler. Anterior dal ise üst ve alt polleri ve ön yüzü besler. Renal venler arterlerle yan yana yer alırlar. Fakat bir dalın tıkanması durumunda başka bir dal drenajı üstlenir. Bazen klinik önemi de olabilen aksesuar dallar olabilir. Çünkü bunlar üretere baskı yapıp hidronefroza sebep olabilirler. Üreterler Üreterler, böbrek ile idrar torbası arasında bulunurlar. 25-30 cm uzunluğunda, 4-7 mm çapında, kas liflerinden oluşmuş boru şeklinde yapılardır. Böbreklerde oluşan idrar bu ince borucuklar vasıtasıyla idrar torbasına ulaşır. Ureter pars abdominalis ve pars pelvica olmak üzere iki kısımda incelenir. Ureterin üç yerde darlığı vardır. Birinci darlık başlangıç yerinde, ikinci darlık linea terminalis’i çaprazladığı yerde, üçüncü darlık da mesaneye girdiği yerdedir (en dar yeri burasıdır). Mesane (İdrar Torbası) Mesane yoğun kas liflerinden oluşmuş, idrarın depolandığı, genişleme özelliğine sahip torba şeklinde yapıdır. Mesane dolduğunda mesane duvarını oluşturan kas lifleri gerilerek idrara çıkma hissi uyandırır ve duvarındaki kasların kasılması ile mesane boşalır. Kadınlarda pelvis boşluğunun tabanında, erkeklerde rektumun önünde ve prostatın üzerindedir. Üretra İdrarın mesaneden alınarak, vücut dışına atıldığı son kanaldır. Kadınlarda 3-4 cm, erkeklerde yaklaşık 20 cm uzunluğundadır. İdrar oluşumu İdrar oluşumunda üç önemli olay yer alır. 1- Glomerüler filtrasyon 2- Tübüler reabsorpsiyon (geri emilim) 3- Tübüler sekresyon (salgılama) Glomerüler filtrasyon idrar oluşturmada ilk basamaktır. Filtrasyon, hidrostatik ve onkotik basınçların bir sonucu olarak gerçekleşir. Oluşan ultrafiltrat nefronların tübüllerinde hacim ve kompozisyon olarak önemli değişikliklere uğrar. Bazı maddeler tamamen yada kısmen reabsorbe (geri emilim) edilirken, bazı maddeler de filtrasyona ilaveten peritübüler hücreler tarafından tüp lümenine salgılanır. Tübüler reabsorpsiyon ve sekresyon olayları aktif ve pasif olarak gerçekleştirilir. Maddelerin tüp lümeni ile peritübüler bölme arasındaki değişimi transsellüler ve parasellüler yolla gerçekleşir. Her iki böbrekteki nefronlardan bir dakikada meydana gelen filtrata glomerüler filtrasyon hızı denir ve bu yaklaşık 125 ml/dk.dır. Bu miktarın sade 1 ml/dk.si idrar olarak mesaneye ulaşır. İdrarın özellikleri İdrar, metabolizma sonucu üretilen artık maddelerin taşındığı % 95 oranında sudan oluşan sarı renkli bir sıvıdır. Normal bir insan günde 1200-1700 ml kadar idrar çıkarır. Bu miktar bazı durumlara bağlı olarak değişir. İçilen su miktarı, beslenme tarzı, diüretik kullanımı, kullanılan ilaçlar, ortamın sıcaklığı, kan basıncına bağlı olarak idrar miktarı ve niteliği değişir. Doç.Dr. A.Yavuz KILIÇ Yrd.Doç.Dr. Mustafa TANATMIŞ |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
|
1- Boşaltım Sistemi :
Canlıların yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için dışarıdan aldıkları besin içerikleri, vücutta enerji üretimi için, yapım ve onarım için ve düzenleyici olarak kullanılır. Besin içeriklerinin hücrelerde yaşamsal faaliyetlerde kullanılması (besin maddelerinin hücrelerde parçalanması) sonucu oluşan su, madensel tuzlar, karbondioksit gazı, amonyak, üre, ürik asit gibi zararlı ve atık maddelerin vücut dışına atılmasına boşaltım denir. Boşaltım olayını gerçekleştiren sisteme boşaltım sistemi denir. Boşaltım olayında, hücrelerde oluşan zararlı atık maddeler, vücuda dışarıdan alınarak kana karışan zararlı maddeler ve vücudun ihtiyacından fazla alınan yararlı maddeler dışarıya atılır. İnsanlarda boşaltım sistemini oluşturan organlar; böbrekler, idrar (sidik) borusu (kanalı) (üreter), idrar (sidik) torbası (kesesi) ve üretradır. İnsanlarda deri, akciğerler ve kalın bağırsak ta boşaltım yapan diğer organlardır. Ayrıca karaciğer de boşaltıma yardımcı organdır. İnsanlarda boşaltım sistemi, solunum ve dolaşım sistemleri ile birlikte çalışır. SORU : 1- Nefron nedir? 2- Diyaliz nedir? 3- Vücut, besin içeriklerini ne için kullanır? (Enerji üretimi, yapım, onarım ve düzenleyici olarak kullanır). 3- Besin içerikleri vücutta kullanıldıktan sonra ne olur? (Atık maddeler oluşur). 2- Boşaltım Sistemi Organları ve Görevleri : İnsanlarda boşaltım sistemi; böbrekler, idrar (sidik) borusu (kanalı) (üreter) ve idrar (sidik) torbası (kesesi) ve üretradan oluşur. a) Böbrekler : Böbrekler, vücutta yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan su, üre, ürik asit ve madensel tuzlardan oluşan atık maddelerin kandan süzülerek idrar şeklinde vücut dışına atılmasını sağlar. Yani insanlarda boşaltım olayını gerçekleştiren organ böbreklerdir. Böbrekler karın boşluğunun arkasında ve bel hizasında, bel omurlarının (omurganın) iki yanında biri sağda biri solda olmak üzere iki tane olan ve kuru fasulyeye benzeyen (10 cm uzunluğundaki) koyu kırmızı renkli organlardır. Böbreklerin çukur olan orta kısımları birbirine dönüktür. (Böbrekler, eller bele konduğunda, belin arkasında başparmakların geldiği yerlerde bulunur). Böbreklerin üst kısımlarında hormon salgılayan böbrek üstü bezleri bulunur. Böbreklerin etrafında kalın yağ tabakası bulunur. Bu yağ tabakası böbrekleri dış etkilere karşı korur. Böbreğin en dışında yer alan saydam, ince ve dayanıklı olan yapıya da böbrek zarı denir. Böbreklerin birbirine bakan kısımları çukur olup, bu kısımlara göbek denir. Böbreklerin çukur olan orta kısımlarına böbrek atardamarı, böbrek toplardamarı ve idrar borusu bağlıdır. (Aorttan ayrılarak, süzülecek kanı böbreğe getiren böbrek atardamarı göbeğe girer; böbrekten kan götüren böbrek toplardamarı ve idrar kanalı göbekten çıkar). Böbrekler, kabuk bölgesi, öz bölgesi ve havuzcuk olmak üzere üç kısımdan oluşur. 1- Kabuk Bölgesi (Korteks) : Böbrek zarının hemen altında yer alan, toplu iğne başı görünümündeki kırmız renkli taneciklerden oluşan kısımdır. Kabuk bölgesine böbrek atardamarı bağlıdır. Böbrek atardamarı ile gelen kandaki su, üre, ürik asit ve madensel tuzlar gibi zararlı ve atık maddelerin süzüldüğü yerdir. Kabuk bölgesinde, kandaki atık maddeleri süzen taneciklere (kısma) süzücü cisimcik veya nefron (malpighi tanecikleri) denir. Nefronlar, böbreğin en küçük görev birimidir. (Her böbrekte yaklaşık 1 milyon nefron vardır). 2- Öz (Medulla) Bölgesi : Kabuk bölgesindeki nefronlar tarafından kandan süzülen su, üre, ürik asit ve madensel tuzlar gibi zararlı ve atık maddelerin yani süzüntünün yani idrarın havuzcuğa taşındığı yerdir. Atık maddeler yani idrar, öz bölgesindeki idrar kanalcıklarından geçerek havuzcuğa taşınırlar. Öz bölgesine böbrek toplardamarı bağlıdır. Süzülen ve temizlenen kan, böbrek toplardamarı ile alınarak böbreklerden uzaklaştırılır. 3- Havuzcuk (Pelvis) Bölgesi : Böbreğin ortasında bulunan ve kandan süzülen su, üre, ürik asit ve madensel tuzlardan oluşan idrarın böbreklerde toplandığı yerdir. Havuzcuğa, idrar borusu (kanalı) bağlıdır. (Sağlam bağ dokudan yapılmıştır). b) Üreter (İdrar (Sidik) Borusu (Kanalı)) : Böbreğin havuzcuk kısmına bağlı olan ve havuzcukta toplanan idrarı, idrar torbasına (kesesine) taşıyan 22 – 25 cm uzunluğundaki borudur. c) İdrar (Sidik) Torbası (Kesesi) (Mesane) : Üreter (idrar borusu) ile böbreklerden gelen idrarın vücutta toplandığı yerdir. İdrar torbası kuvvetli kaslardan yapılmıştır ve gerektiğinde genişleyerek idrarı bir süre depolar. İdrar torbasında depolanan idrar, buraya bağlı olan idrar yolundan (üretradan) ile vücut dışına atılır. 3- Boşaltım Yapan Diğer Organlar : İnsanlarda akciğerler, deri ve karaciğer boşaltım yapan diğer organlardır. a) Akciğerler : Hücrelerde solunum olayı sonucu oluşan karbondioksit gazını ve su buharını, soluk verme yoluyla vücut dışına atarak boşaltım yapar. b) Deri : Vücutta fazla olan su ve madensel tuzları terleme yoluyla vücut dışına atarak boşaltım yapar. Ayrıca terleme yoluyla (dışarı atılan su molekülleri, ısı moleküllerini taşır) vücudun ısı dengesi sağlanmış olur. c) Karaciğer : Hücrelerde solunum olayında bazı besinler (proteinler) parçalandığında amonyak denilen ve çok zehirli olan bir sıvı oluşur. Karaciğer, çok zehirli olan amonyağı, daha az zehirli olan üre ve ürik aside çevirerek boşaltıma yardımcı olur. Karaciğer, yaşlanmış alyuvarlar hücrelerini parçalar ve oluşan atıklarını safra sıvısı ile bağırsaklara göndererek boşaltım yapar. d) Kalın Bağırsak : Kalın bağırsak, ince bağırsaktan kana geçemeyen besinler ile su, madensel tuzlar (mineraller), besin atıkları ile safra sıvısının bir süre depolanmasını ve sindirim sisteminin son bölümü olan anüse iletilip anüsten de dışkı yoluyla vücut dışına atılmasını sağlar. NOT : 1- Atık maddeleri vücuttan uzaklaştıran organlar; • Böbrekler • Akciğerler • Deri • Kalın bağırsak • Karaciğer (Boşaltım yapmaz). SORU : 1- Vücudumuzdaki atık maddeleri uzaklaştıran organlar hangileridir? 4- İnsanda Boşaltım Olayının Gerçekleşmesi : Hücrelerde yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan su, madensel tuzlar, karbondioksit gazı ve amonyak kana verilir ve toplardamarlar ile kalbe getirilir. Kalbe gelen kirli kan önce akciğer atardamarı ile akciğerler gönderilir ve içindeki karbondioksit gazı solunum sisteminden soluk verme yoluyla vücut dışına atılır. Temizlenen kan akciğer toplardamarı ile kalbe geri gelir. Kalbe gelen kan aort atardamarı ile vücuda pompalanır. Vücuda pompalanan kan, karaciğere gelir ve kandaki amonyak, üre ve ürik aside çevrilir. Kan daha sonra böbrek atardamarı ile böbreklere gelir. (Böbrek atardamarı, aorttan ayrılan damarlardan biridir.) Böbreklere gelen kirli kandaki su, üre, ürik asit ve madensel tuzlar, kabuk bölgesindeki nefronlar tarafından süzülür. Süzülen ve temizlenen kan, böbrek toplardamarı ile böbreklerden uzaklaştırılır. (Böbreğe gelen kan oksijen yönünden, böbrek toplardamarı ile böbreklerden giden kan karbondioksit yönünden zengindir. Böbrek toplardamarı, alt ana toplardamara bağlanır). Kabuk bölgesindeki nefronlar tarafından süzülen su, üre, ürik asit ve madensel tuzlardan oluşan süzüntü yani idrar, öz bölgesindeki idrar kanalcıklarından geçerek havuzcukta toplanır. Havuzcuktaki idrar, idrar borusu ile idrar torbasına taşınır ve idrar torbasından da idrar yoluyla vücut dışına atılır. (Süzüntüdeki suyun büyük bir bölümü, glikoz ve diğer besin maddeleri öz bölgesindeki toplama kanalcıkları tarafından emilerek tekrar kana geçer. Bu olaya geri emilim denir. Böylece yararlı maddelerin vücut dışına atılması engellenmiş olur. Süzüntüdeki su ve besinler emildikten sonra havuzcukta kalan sıvıya idrar denir). SORU : 1- Böbrek yetmezliği hastaların günlük yaşantısını nasıl etkiler? 2- Diyaliz cihazı, böbrek yetmezliği hastalarının tedavisinde nasıl kullanılır? (Böbreklerin görevini yerine getirir ve kandaki idrarı süzer). 3- Böbrek nakli, böbrek hastalarının hayatı açısından nasıl bir öneme sahiptir? (Böbrek yetmezliği hastalığının kesin tedavisi olduğu için diyaliz makinesine bağlanmaya ihtiyaç duymazlar). 4- Böbrek yetmezliği hastaları için teknolojik gelişmelere bağlı olarak başka hangi tedavi yöntemleri vardır? 5- Ülkemizde böbrek nakli ihtiyacı karşılanabiliyor mu? 6- Hastalara böbrek nakli nasıl yapılır? 7- Boşaltım sistemi ile ilgili hastalıklarda hangi teknolojik gelişmeler kullanılır? 5- Boşaltım Sisteminde (Böbreklerde) Görülen Hastalıklar : Boşaltım sisteminde; böbrek iltihabı, böbrek taşı, böbrek yetmezliği, idrar torbası ve idrar yolu iltihabı, nefrit, üremi, albümin, sistit, şeker hastalığı ve yüksek tansiyona bağlı olan böbrek rahatsızlıkları görülür. a) Böbrek İltihapları : Böbreğin öz bölgesinde veya havuzcuğunda görülür. İdrar tutamama, bel ağrısı, halsizlik, üşüme, ateşlenme gibi belirtileri vardır. b) Böbrek Taşları : İdrardaki madensel tuzların (kalsiyum tuzları, D vitamini ve azotlu bileşiklerin), idrar kanalcıklarında veya havuzcukta veya idrar borusunda birikmesi ile oluşur. Erkeklerde daha fazla ortaya çıkar. Sancı ve idrarda kan görülmesi gibi belirtileri vardır. (Taş oluşumunun önlenmesi için günde yeterince su içilmeli, süt ve süt ürünlerinin aşırı tüketiminden uzak durulmalıdır.) Böbrek taşlarının tedavi yöntemlerinden biri taş kırmadır. Bunun için yüksek enerjili (ultrasonik) ses dalgaları kullanılır ve ses dalgaları cilde ve böbreklere zarar vermeden taşları kırabilir. Kırılan taşlar idrarla dışarı atılır. Büyük ve kırılamayan taşlar ise ameliyatla alınabilir. c) Böbrek Yetmezliği : Böbreklerin tamamen veya kısmen (%80) görevini yerine getirememesi hastalığıdır. Bu hastalığı taşıyan insanların kanındaki su, üre, ürik asit ve madensel tuzları temizlenmesi için DİYALİZ makinesine bağlanması veya böbrek naklini yapılması gerekir. Diyaliz makinesi, idrarla atılamayan su, üre, ürik asit ve madensel tuzların kandan süzülerek kanın temizlenmesini sağlar. Bu yöntem, kalıcı tedavi sağlamaz. Kalıcı tedavi için böbrek naklinin yapılması gerekir. Organ nakli, canlı bir kişinin bir böbreğini (sağlıklı bir kişi tek böbrekle de yaşayabilir ) ya da yeni ölmüş ama organları hala canlı birinin böbreğini alarak yapılabilir. d) Nefrit : Nefronların iltihaplanması hastalığıdır. Yüz, göz ve ayak bileklerinde şişme gibi belirtileri vardır. Bulaşıcı hastalıklar sonucu oluşur. e) Üremi : Böbrek yetmezliği sonucu idrarla atılması gereken zararlı ve atık maddelerin atılamayıp kanda (vücutta) birikmesi sonucu ortaya çıkan hastalıktır. f) Albümin : Nefronların görevini yapamaması sonucu, proteinli maddelerin idrara geçmesidir. g) Sistit : Üreme organları veya kan yoluyla gelen mikropların, idrar yollarında oluşturduğu yanmadır. SORU : 1- Boşaltım sisteminin sağlığının korunması için neler yapılmalıdır? 2- Hastalanıldığında niçin idrar tahlili istenir? |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
|
6- Boşaltım Sisteminin Sağlığı ve Korunması :
1- Yeterli miktarda sıvı alınmalıdır. (Böbreklerin rahat çalışması için bol sıvıya ihtiyacı vardır. Alınan sıvı miktarı sıcak ve kuru havalarda arttırılmalıdır. Günlük en az 2 litre su alınmalıdır.) 2- İdrar uzun süre tutulmamalıdır. (Böbrek taşları oluşabilir). 3- Böbrekler ve idrar yolları soğuktan korunmalıdır. (Böbrek sağlığı için). 4- Aşırı acı ve baharatlı yiyecekler yenilmemelidir. 5- Düzenli banyo yapılmalıdır. (Derideki gözeneklerin açılması için). 6- İçilen su ve yenilen besinler temiz olmalıdır. 7- Böbrek iltihabı rahatsızlıklarında tedavi yarıda kesilmemeli ve ilaçlar zamanında alınmalıdır. 8- Diş çürükleri ve boğaz iltihabı hemen tedavi ettirilmelidir. (Çürük veya iltihaba yol açan mikroorganizmalar, kalıcı böbrek rahatsızlıklarına yol açabilir.) 9- Kişisel temizliğe dikkat edilmelidir. NOT : 1- Boşaltım sistemi, solunum ve dolaşım sistemleri ile birlikte çalışır. 2- İdrarda safra sıvısı olduğu için idrar sarı renklidir. 3- Kandan süzülen idrarda glikoz (şeker) varsa bu kişi şeker hastasıdır. 4- Bel soğukluğu ve AİDS, cinsel yolla veya kan yoluyla bulaşan bulaşıcı hastalıklardır ve bu hastalıklar böbreklerin çalışmasını engellerler. 5- Böbreklerin en küçük görev birimi nefronlardır. Nefronlar, süzme ve geri emilme yoluyla çalışırlar. 6- • Her böbrekte yaklaşık 1 milyon tane nefron bulunur. • Vücutta her 1 dakikada kanın 1 litresi böbreklerden geçer. Günde ortalama 500 litre kan böbrekler tarafından süzülür. • Böbrekler her 10 – 20 dakikada bir vücuttaki kanın tamamının süzülmesini sağlar. Bu işlem günde 100 – 150 kez tekrarlanır. • Böbreklerde süzülen kanın %98–99’u geri emilerek böbreklerden uzaklaştırılır. • Günde ortalama 1,5 – 2 litre idrar oluşur. (Hayat boyu yaklaşık 45.000 litre). • İdrar kesesi, yetişkin insanlarda 600–700 mlt kadar, çocuklarda ise 500 mlt kadar idrar tutabilir. Çocuklarda idrar kesesinin ¼ ü dolunca çocuk idrar yapma ihtiyacı duyar. 7- Kalın bağırsak, boşaltım sistemi organı değildir, sindirim sistemi organıdır. 8- Böbrek atardamarı → Oksijeni bol, taşıdığı kanda zehirli atıklar fazla. Böbrek toplardamarı → Karbondioksiti bol, taşıdığı kan zararlı maddelerden arındırılmış. 9- Bir nefronun yapısı üç kısımdan oluşur: 1- Glomerül : Kılcal damarların oluşturduğu yumaktır. 2- Bowman Kapsülü : Kılcal damar yumağının ( glomerül’ün ) çevresini saran zarsı yapıdır. 3- Boşaltım Kanalcıkları : Bowman kapsülünün devamıdır. Kanalcıklar kıvrımlı olup, yer yer ‘U’ görünümü alırlar.(U kısım kabuk bölgesinde değildir, öz bölgesine sarkmıştır.) Boşaltım kanalcıkları, böbreğin ortasına açılan toplama kanallarına uzanırlar. 10- Öz bölgesinde taban kısmı kabuk bölgesine, tepe kısmı havuzcuğa bakan, piramit şeklinde yapılar vardır. Bunlara malpighi piramitleri denir. Bu piramitler idrar toplama kanallarından oluşur. Ayrıca boşaltım kanalcıklarının U kısmı da öz bölgesindedir. Öz bölgesi süzülen sıvıdaki faydalı maddelerin geri emildiği yerdir. 11- İdrarın oluşması ve vücuttan atılması : • Kan, böbrek atardamarları yoluyla böbreklere gelir ve nefronlarda süzülür. • Kan içindeki yararlı maddeler, süzülme sırasında nefronlarda emilir (geri emilim) ve tekrar kana geçer. • Süzülerek temizlenen bu kan, böbrek toplardamarı ile böbreklerden çıkar. • Süzülmeden sonra kalan tuzun ve suyun fazlası ile üre idrarı oluşturur. • Oluşan idrar, üreterde ve idrar kesesinde toplanır. • İdrar üretra ile vücuttan dışarı atılır. 12- Boşaltım sistemi hastalıklarını inceleyen bilim dalına nefroloji denir. 1- Ülkemizde böbrek nakli ihtiyacı karşılanabiliyor mu? Ülkemizde yaklaşık 30 bin kronik böbrek yetmezliği hastası, haftanın üç günü diyaliz cihazına bağlı olarak “böbrek nakli olabilmek umuduyla’ hayatını sürdürmeye çalışmaktadır. Ancak bu hastaların yılda sadece 600’ü bu imkânı elde edebiliyor. Ülkemizde bugüne kadar toplam 4800 böbrek nakli yapılmıştır. Yeterli sayıda organ bağışı yapılmadığından böbrek nakli ihtiyacı karşılanamamaktadır. 2- Hastalar böbrek nakli nasıl yapılıyor? Yaşayan bir insanın böbreklerinden birinin nakil ihtiyacı olan bir başkasına ameliyatla nakledilmesi şeklinde yapılır. Ayrıca beyin ölümü geçekleşmiş bağışçının böbreğinin alınarak ihtiyacı olan bir kişiye verilmesi yoluyla da gerçekleşir. ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Tecrübe Puanı: 19
Rep Puanı : 11070
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Tüm canlilardaki bosaltim nasildir?
Metabolizma sonucunda oluşan zararlı ve işe yaramayan maddelerin dışarı atılmasına boşaltım denir. Tek hücreli canlılarda çoğunlukla CO2 ve NH3 gibi artık maddeler doğrudan difüzyon veya osmozla dışarı atılır. Tatlı sularda yaşıyan canlılarda (paramesyum gibi) fazla suyu dışarı atan kontraktil kofullar bulunur. OMURGASIZ HAYVANLARDA BOŞALTIM Sünger ve sölenterlerde boşaltım vücut yüzeyinden difüzyonla olur. Yassı solucanlardan planaryada boşaltım organı alev hücreleridir(protonef- ridyum).Alev hücresi içerisinde titrek siller bulunan boşluk vardır.Alev hücrelerindeki sillerin hareketi ile hücreye gire su boşaltım kanallarına itilir ve boşaltım deliğinden dışarı atılır.Alev hücrelerinin esas görevi vücudun su dengesini sağlamaktır.NH3 ve CO2 in bir kısmı vücut yüzeyinden difüzyonla atılır. Toprak solucanındaki boşaltım organı nefridyumdur.Vücudun her halkasında bir çift bulunur.Nefridyumun vücut içine bakan ucunda kirpikli huni bulunur.Kirpikli huniden ayrılan kanal vücut boşluğunda çok sayıda kıvrımlar yaparak bir sonraki halkadan dışarı açılır yani nefridyumlar arasında bir bağlantı yoktur.Kanalların üzerleri kılcal damarlarla çevrilidir.Kılcal damarlarda glikoz gibi yararlı maddeler ve suyun bir kısmı geri emilerek idrar oluşturulur ve bu boşaltım artığı dışarı atılır. Böceklerde boşaltım organı malpighi tüpleridir.Bu tüplerin kapalı olan serbest uçları organlar arasındaki boşluklara uzanır.Diğer uçları ise sindirim kanalının son kısmına bağlanır.Bu organlar vücut boşluğundaki kanda bulunan boşaltım maddelerini difüzyon ve aktif taşıma ile alır. Ve kasların kasılması ile bağırsağı boşaltır.Fazla su bağırsaktan geri emilir.Böcekler azotlu artıkları ürik asit kristalleri şeklinde atarak fazla su kaybını önler. OMURGALI HAYVANLARDA BOŞALTIM Canlılardaki azotlu artık ürünleri amonyak ,üre,ürik asittir.Amonyağa göre üre,üreye göre de ürik asit daha az zehirlidir.Suda yaşayan canlılar amonyağı fazla enerji harcamadan kolayca suya verebilir.Karada yaşayan canlılar da ise amonyak daha az zehirli olan üre veya ürik asite daha fazla enerji harcanarak dönüştürülür.Üre suda kolayca çözünebilir ve böbreklerden atılıncaya kadar vücutta kalabilir.Ürenin vücuttan atılması su ile olur.Memeliler üreyi bol su ile dışarı atarlar.Karada yaşayan fakat vücuduna fazla su almayan böcekler sürüngenler ve kuşlarda üre suda çözünmeyen ürik asit kristalleri şeklinde atılır.Böylece vücuttan aşırı derecede su kaybı önlenmiş olur. Omurgalıların boşaltım organına böbrek denir ve 3 tiptir. PRONEFROZ Balık ve kurbağaların embriyo devreleri ile köpek balıklarında görülür.Esasını nefridyumlar teşkil eder.Nefridyumlar omurganın iki yanında uzanan kanala bağlanırlar.Nefridyumların önünde aorttan ayrılan kan damarlarının meydan getirdiği glomerulus denilen kılcal damarlar yumağı bulunur.Glomerulustan kirpikli hunilere süzülen artık maddeler ortak bir kanalla taşınarak kloaka getirilir ve oradan dışarı atılır. MEZONEFROZ Sürüngen,kuş ve memelilerin embriyoları ile balık ve kurbağaların erginlerinde görülür.Pronefroz tipi böbreğe benzer.Ancak kirpikli hunilerin yerini bowman kapsülleri almıştır.Bowman kapsülleri glomerulusu sarar.Bowman kapsülleri ayrı ayrı kanallara açılır. METANEFROZ Sürüngen kuş ve memelilerin erginlerinde görülür.Her bir bowman kapsülü ortak bir kanalla boşaltım kanalına ulaşır. Omurgalılarda üreme sistemi ile boşaltım sistemi birbirleri ile bağlantılı yapı gösterir(ürogenetal sistem).Müller kanalı ile dişi üreme sisteminin kanallarını oluşturur.Wolf kanalı erkeklerde üreme sisteminin kanallarını oluşturur.Wolf kanalı sürüngen,kuş ve memelilerde yanlızca üreme sisteminin kanalını oluşturur.Memelilerin ürogenital sistemi,sindirim sistemi ile ilgili değildir.Diğer omurgalılarda ürogenital sistemle sindirim açıklığı ortaktır.Bu tür canlılara tek delikliler denir. İNSANDA BOŞALTIM SİSTEMİ BÖBREK VE YAPISI Bir çift olup, fasulye tanesi şeklindedir.Her böbrekten birer idrar kanalı çıkar.Bunlar aşağı doğpru inerek idrar kesesinde sonlanır. Böbrek dıştan içe doğru ; Kabuk(korteks) Öz bölgesi(medulla) Havuzcuktan(pelvis) oluşur. Böbrekte yapı ve görev birimi nefrondur.Nefronların üre ve artıların süzüldüğü en önemli kısımları böbreğin kabuk kısmıdır.Nefrondaki yapılar 1)Glomerulus:Kılcal damarlardan oluşur. 2)Bowman kapsülü : Glomerulusu sarar.Glomerulustan süzülme ile gelen kan sıvısı bowman kapsülüne geçer.Tek sıralı yassı epitelden meydan gelmiş yarım ay şeklindeki yapıdır. 3)Proksimal kanal:Geri emilmenin meydana geldiği kıvrımlı kanallardır.Besin maddelerinin büyük bölümü buradan geri emilir. 4)Henle kulpu:Özellikle su ve minareller geri emilir. 5)Distal kanal:en son geri emilmenin meydana geldiği yerdir.Özellikle iyonlar burada geri emilir. Geri emilmenin yapıldığı yerlerin(proksimal kanal,henle kulpu ve distal kanal) çevresi kılcal damarlalar çevrilir. Böbreklere kan,böbrek atar damarı ile taşınır.Böbrek atar damarı O2 besin,üre ve ürik asit bakımından zengindir. Böbreğin öz bölgesinde ,tabanı kabuk bölgesine tepesi havuzcuğa bakan piramit şeklinde yapılar bulunur. Glomerulus + Bowman kapsülü = Malpighi cisimciği Glomerulus + Bowman kapsülü + henle kulpu = Nefron KANDAN BOŞALTIM MADDELERİNİN SÜZÜLMESİ Böbreklerin görevi, hücrelerde oluşan ve kana verilen metabolizma artıklarını süzerek kandaki maddelerin belirli derişimde kalmasını sağlamaktır. Böbrek atar damarı ile gelen üre ve ürik asit ,çeşitli tuzlar,iyonlar,glikoz yüksek kan basıncından dolayı bowman kapsülüne geçer.Süzülen sıvı tek sıralı yassı epitelden oluşan bowman kapsülünden henle kulpuna geçer.Bu sıvı kan plazmasına benzemekle birlikte sıvı içerisinde alyuvar,akyuvar ve kan proteinleri yoktur.Daha çok doku sıvısına benzer süzülme sonucu boşaltım kanalına geçen maddelerin yararlı olanları ve suyun bir kısmı kanalcığın duvarındaki hücreler tarafından geri emilerek tekrar kılcal damarlarla kan dolaşımına katılır. Emilen su miktarı vücudun o sıradaki su miktarına bağlı olup hipofizden salgılanan antidiüretik hormon tarafından ayarlanır. Üre , ürik asit fazla tuz ve fazla su idrar bileşimi şeklinde idrar toplama kanalı ile havuzcuğa , oradan da üreter ve idrar kesesine iletilir. Geri emilme ile emilen maddeler glikoz,yağ asitleri Na,Cl,K,mineraller bazı tuzlar ,su,vitaminlerdir ve % 99 aktif taşıma ile olur. Kan basıncı ile atılan maddeler amonyak ,üre,ürik asit,tuz ve zehirli maddelerdir. BÖBREĞİN GÖREVLERİ Metabolizma sonucu meydana gelen artıkları süzmek Vücut sıvılarının bileşimlerini ,doku sıvısı ile hücredeki su miktarlarını belirli yoğunlukta tutmak. Kandaki tuz ve diğer maddeleri dengede tutmak. Kararlı bir iç çevre sağlamak (homeostasis) Vücuttaki su miktarının ayarlanması hipofizden salgılanan antidiüretik hormon (ADH) tarafından yapılır.ADH az salgılandığında şekersiz diyabet hastalığı ortaya çıkar. Kanın pH'ını ayarlar.Kanın pH' ı 7,4 tür.Bu Ph 7 - 7,7 olursa canlı ölür değişen Ph ı böbrekler düzeltir.Kanda asitliliğin artmaması gerekir bunu akciğer ve böbrek sağlar. Fazla miktarda deniz suyu içen insan ölür.Çünkü deniz suyunda % 3 tuz vardır.İnsan kanındaki tuz oranı ise % 0,9 dur.İnsan böbreği en çok % 2 tuz içeren sıvıyı süzebilir.Deniz suyu yutan bir insan böbreklerinin atabileceğinden fazla tuz yoğunluğundaki sudan içtiği için böbrek işlemini yapamaz.Kandaki tuz miktarı arttığından hücrelerden ve doku sıvısından kana su geçer ,yani hücreler plazmoliz olur. Kıvrımlı kanala etki ederek minerallerin (Na, Cl iyonlarının)geri emilimini aldosteron hormonu sağlar. Bu hormon böbrek üstü bezinin kabuk bölümünden salgılanır. BÖBREK-İDRAR YOLLARI HASTALIĞI Şeker hastalığı: Glikoz bowman kapsülünden idrara geçip ,geri emilemezse olur. Albumin hastalığı: Böbrekteki idrar süzen kapsüllerin bozulmasından meydana gelir. Nefrit: Nefronların iltihaplanmasındandır. Sarılık: İdrarda safra boyalarının görülmesidir.Safra kana emilir kandaki safra boyaları idrara geçer ve idrarın rengi koyu kırmızıya dönüşür.Hastanın göz akı ve derisi de sarımsı olur. Böbrek taşları: İdrarda oksalat, ürat, fosfat eriyik halde bulunur.İdrar yollarında bir iltihap yara ,tıkanma olursa bunlar çökelerek böbrek taşlarını yapar.Böbrek taşları da böbrek kanamalarına ve şiddetli ağrılara sebep olur.Kanlı idrar çıkması görülür. Üremi: Böbreğin yeterince üre süzememesi, durumunda kandaki üre miktarının artması ile oluşur. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ter bezleri: Su üre ,ürik asit , tuz atılır. Karaciğer: Reaksiyonlar sonucunda oluşan zehirli atıkları safra kanalı yolu ile ince bağırsağa oradan da dışarı atar. Solungaçlar: Balıklarda solungaç yüzeyinden NH3 gibi azotlu artıklar ve fazla tuz atılır.
__________________
Bilgi ve paylasimin guclu adresi. |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bitkilerde Boşaltım | BuLuT | Biyoloji Dersi | 0 | 11-22-2008 07:26 AM |
| Egzoz Sistemleri | kelebek | Modofiye sporlari | 0 | 07-21-2008 11:04 AM |
| Otomobil Aydınlatma Sistemleri | kelebek | Modofiye sporlari | 0 | 07-21-2008 09:34 AM |
| Canlılarda Solunum ve Solunum Sistemleri | almira | Fen Bilgisi | 0 | 02-18-2008 09:23 AM |
| New To Site? | Need Help? |