Güneş Pilleri ( fotovoltaik piller) - ForumSitem.Net

Fizik fizik eğitimi alanında bir çok dökümanın yer aldığı fizik arşivi . Mekanik, elektrik, dalgalar, fizik eğitimi, fizik Dersleri, sizlere çok sayıda örnek AÖF Sınav Soruları ve AÖF Deneme , AÖF Soru bankası, geçmiş yıllarda çıkmış AÖF soruları fizik sorulari


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11-10-2009, 07:57 PM   #1 (permalink)
Yol Arkadasim
almira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 10.458
Tecrübe Puanı: 1000
Rep Puanı : 22094
Rep Derecesi : almira has a reputation beyond reputealmira has a reputation beyond reputealmira has a reputation beyond reputealmira has a reputation beyond reputealmira has a reputation beyond reputealmira has a reputation beyond reputealmira has a reputation beyond reputealmira has a reputation beyond reputealmira has a reputation beyond reputealmira has a reputation beyond reputealmira has a reputation beyond repute
Standart Güneş Pilleri ( fotovoltaik piller)

Güneş pilleri (fotovoltaik piller), yüzeylerine gelen güneş ışığını doğrudan elektrik enerjisine dönüştüren yarıiletken maddelerdir. Yüzeyleri kare, dikdörtgen, daire şeklinde biçimlendirilen güneş pillerinin alanları genellikle 100 cm² civarında, kalınlıkları ise 0,2- 0,4 mm arasındadır.

Güneş pilleri fotovoltaik ilkeye dayalı olarak çalışırlar, yani üzerlerine ışık düştüğü zaman uçlarında elektrik gerilimi oluşur. Pilin verdiği elektrik enerjisinin kaynağı, yüzeyine gelen güneş enerjisidir.

Güneş enerjisi, güneş pilinin yapısına bağlı olarak % 5 ile % 20 arasında bir verimle elektrik enerjisine çevrilebilir.

Güç çıkışını artırmak amacıyla çok sayıda güneş pili birbirine paralel ya da seri bağlanarak bir yüzey üzerine monte edilir, bu yapıya güneş pili modülü ya da fotovoltaik modül adı verilir. Güç talebine bağlı olarak modüller birbirlerine seri ya da paralel bağlanarak bir kaç Watt'tan megaWatt'lara kadar sistem oluşturulur.

GÜNEŞ PİLLERİNİN YAPISI
VE ÇALIŞMASI

Günümüz elektronik ürünlerinde kullanılan transistörler, doğrultucu diyotlar gibi güneş pilleri de, yarı-iletken maddelerden yapılırlar. Yarı-iletken özellik gösteren birçok madde arasında güneş pili yapmak için en elverişli olanlar, silisyum, galyum arsenit, kadmiyum tellür gibi maddelerdir.

Yarı-iletken maddelerin güneş pili olarak kullanılabilmeleri için n ya da p tipi katkılanmaları gereklidir. Katkılama, saf yarıiletken eriyik içerisine istenilen katkı maddelerinin kontrollü olarak eklenmesiyle yapılır. Elde edilen yarı-iletkenin n ya da p tipi olması katkı maddesine bağlıdır. En yaygın güneş pili maddesi olarak kullanılan silisyumdan n tipi silisyum elde etmek için silisyum eriyiğine periyodik cetvelin 5. grubundan bir element, örneğin fosfor eklenir. Silisyum'un dış yörüngesinde 4, fosforun dış yörüngesinde 5 elektron olduğu için, fosforun fazla olan tek elektronu kristal yapıya bir elektron verir. Bu nedenle V. grup elementlerine "verici" ya da "n tipi" katkı maddesi denir.

P tipi silisyum elde etmek için ise, eriyiğe 3. gruptan bir element (alüminyum, indiyum, bor gibi) eklenir. Bu elementlerin son yörüngesinde 3 elektron olduğu için kristalde bir elektron eksikliği oluşur, bu elektron yokluğuna hol ya da boşluk denir ve pozitif yük taşıdığı varsayılır. Bu tür maddelere de "p tipi" ya da "alıcı" katkı maddeleri denir.

P ya da n tipi ana malzemenin içerisine gerekli katkı maddelerinin katılması ile yarıiletken eklemler oluşturulur. N tipi yarıiletkende elektronlar, p tipi yarıiletkende holler çoğunluk taşıyıcısıdır. P ve n tipi yarıiletkenler biraraya gelmeden önce, her iki madde de elektriksel bakımdan nötrdür. Yani p tipinde negatif enerji seviyeleri ile hol sayıları eşit, n tipinde pozitif enerji seviyeleri ile elektron sayıları eşittir. PN eklem oluştuğunda, n tipindeki çoğunluk taşıyıcısı olan elektronlar, p tipine doğru akım oluştururlar. Bu olay her iki tarafta da yük dengesi oluşana kadar devam eder. PN tipi maddenin ara yüzeyinde, yani eklem bölgesinde, P bölgesi tarafında negatif, N bölgesi tarafında pozitif yük birikir. Bu eklem bölgesine "geçiş bölgesi" ya da "yükten arındırılmış bölge" denir. Bu bölgede oluşan elektrik alan "yapısal elektrik alan" olarak adlandırılır. Yarıiletken eklemin güneş pili olarak çalışması için eklem bölgesinde fotovoltaik dönüşümün sağlanması gerekir. Bu dönüşüm iki aşamada olur, ilk olarak, eklem bölgesine ışık düşürülerek elektron-hol çiftleri oluşturulur, ikinci olarak ise, bunlar bölgedeki elektrik alan yardımıyla birbirlerinden ayrılır.





Yarıiletkenler, bir yasak enerji aralığı tarafından ayrılan iki enerji bandından oluşur. Bu bandlar valans bandı ve iletkenlik bandı adını alırlar. Bu yasak enerji aralığına eşit veya daha büyük enerjili bir foton, yarıiletken tarafından soğurulduğu zaman, enerjisini valans banddaki bir elektrona vererek, elektronun iletkenlik bandına çıkmasını sağlar. Böylece, elektron-hol çifti oluşur. Bu olay, pn eklem güneş pilinin ara yüzeyinde meydana gelmiş ise elektron-hol çiftleri buradaki elektrik alan tarafından birbirlerinden ayrılır. Bu şekilde güneş pili, elektronları n bölgesine, holleri de p bölgesine iten bir pompa gibi çalışır. Birbirlerinden ayrılan elektron-hol çiftleri, güneş pilinin uçlarında yararlı bir güç çıkışı oluştururlar. Bu süreç yeniden bir fotonun pil yüzeyine çarpmasıyla aynı şekilde devam eder. Yarıiletkenin iç kısımlarında da, gelen fotonlar tarafından elektron-hol çiftleri oluşturulmaktadır. Fakat gerekli elektrik alan olmadığı için tekrar birleşerek kaybolmaktadırlar.

TÜRKİYE'DE GÜNEŞ ENERJİSİ

GÜNEŞ ENERJİSİ POTANSİYELİ
Ülkemiz, coğrafi konumu nedeniyle sahip olduğu güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok ülkeye göre şanslı durumdadır. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünde (DMİ) mevcut bulunan 1966-1982 yıllarında ölçülen güneşlenme süresi ve ışınım şiddeti verilerinden yararlanarak EİE tarafından yapılan çalışmaya göre Türkiye'nin ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2640 saat (günlük toplam 7,2 saat), ortalama toplam ışınım şiddeti 1311 kWh/m²-yıl (günlük toplam 3,6 kWh/m²) olduğu tespit edilmiştir. Aylara göre Türkiye güneş enerji potansiyeli ve güneşlenme süresi değerleri ise Tablo-1'de verilmiştir.



Tablo-1 Türkiye'nin Aylık Ortalama Güneş Enerjisi Potansiyeli
Kaynak: EİE Genel Müdürlüğü

AYLAR
AYLIK TOPLAM GÜNEŞ ENERJİSİ

(Kcal/cm2-ay) (kWh/m2-ay)
GÜNEŞLENME SÜRESİ

(Saat/ay)

OCAK
4,45
51,75
103,0

ŞUBAT
5,44
63,27
115,0

MART
8,31
96,65
165,0

NİSAN
10,51
122,23
197,0

MAYIS
13,23
153,86
273,0

HAZİRAN
14,51
168,75
325,0

TEMMUZ
15,08
175,38
365,0

AĞUSTOS
13,62
158,40
343,0

EYLÜL
10,60
123,28
280,0

EKİM
7,73
89,90
214,0

KASIM
5,23
60,82
157,0

ARALIK
4,03
46,87
103,0

TOPLAM
112,74
1311
2640

ORTALAMA
308,0 cal/cm2-gün
3,6 kWh/m2-gün
7,2 saat/gün




Türkiye'nin en fazla güneş enerjisi alan bölgesi Güney Doğu Anadolu Bölgesi olup, bunu Akdeniz Bölgesi izlemektedir. Güneş enerjisi potansiyeli ve güneşlenme süresi değerlerinin bölgelere göre dağılımı da Tablo- 2' de verilmiştir.

Ancak, bu değerlerin, Türkiye'nin gerçek potansiyelinden daha az olduğu, daha sonra yapılan çalışmalar ile anlaşılmıştır. 1992 yılından bu yana EİE ve DMİ, güneş enerjisi değerlerinin daha sağlıklı olarak ölçülmesi amacıyla enerji amaçlı güneş enerjisi ölçümleri almaktadırlar. Devam etmekte olan ölçüm çalışmalarının sonucunda, Türkiye güneş enerjisi potansiyelinin eski değerlerden %20-25 daha fazla çıkması beklenmektedir.

EİE'nin ölçü yaptığı 8 istasyondan alınan yeni ölçümler ve DMİ verileri yardımı ile 57 ile ait güneş enerjisi ve güneşlenme süreleri değerleri hesaplanarak bir kitapçık halinde basılmıştır.

Tablo-2 Türkiye'nin Yıllık Toplam Güneş Enerjisi Potansiyelinin Bölgelere Göre Dağılımı
Kaynak: EİE Genel Müdürlüğü

BÖLGE
TOPLAM GÜNEŞ ENERJİSİ

(kWh/m2-yıl)
GÜNEŞLENME SÜRESİ (Saat/yıl)

G.DOĞU ANADOLU
1460
2993

AKDENİZ
1390
2956

DOĞU ANADOLU
1365
2664

İÇ ANADOLU
1314
2628

EGE
1304
2738

MARMARA
1168
2409

KARADENİZ
1120
1971




GÜNEŞ ENERJİSİ KULLANIMI
Güneş Kollektörleri

Türkiye'de güneş enerjisinin en yaygın kullanımı sıcak su ısıtma sistemleridir.Halen ülkemizde kurulu olan güneş kollektörü miktarı 2001 yılı için 7,5 milyon m 2 civarındadır. Çoğu Akdeniz ve Ege Bölgelerinde kullanılmakta olan bu sistemlerden yılda yaklaşık 290 bin TEP ısı enerjisi üretilmektedir. Sektörde 100'den fazla üretici firmanın bulunduğu ve 2000 kişinin istihdam edildiği tahmin edilmektedir. Yıllık üretim hacmi 750 bin m² olup bu üretimin bir miktarı da ihraç edilmektedir. Bu haliyle ülkemiz dünyada kayda değer bir güneş kollektörü üreticisi ve kullanıcısı durumundadır.

Güneş kollektörlerinin ürettiği ısıl enerjinin birincil enerji tüketimimize katkısı yıllara göre aşağıda yer almaktadır.

Yıl
Güneş Enerjisi Üretimi (bin TEP )

1998
210

1999
236

2000
262

2001
290




Güneş Pilleri – Fotovoltaik Sistemler

Güneş pilleri, halen ancak elektrik şebekesinin olmadığı, yerleşim yerlerinden uzak yerlerde ekonomik yönden uygun olarak kullanılabilmektedir. Bu nedenle ve istenen güçte kurulabilmeleri nedeniyle genellikle sinyalizasyon, kırsal elektrik ihtiyacının karşılanması vb. gibi uygulamalarda kullanılmaktadır. Ülkemizde halen telekom istasyonları, Orman Genel Müdürlüğü yangın gözetleme istasyonları, deniz fenerleri ve otoyol aydınlatmasında kullanılan güneş pili kurulu gücü 300kW civarındadır.

DİĞER KURUMLARIN ÇALIŞMALARI
Güneş enerjisi araştırma ve geliştirme konularında EİE'nin yanında Tübitak Marmara Araştırma Merkezi ve üniversiteler (Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Araştırma Enstitüsü, Muğla Üniversitesi, ODTÜ, Kocaeli Üniversitesi, Fırat Üniversitesi) çalışmalar yapmaktadır.

Güneş enerjisi verilerinin ölçülmesi konusunda Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü faaliyet göstermektedir. EİE de 1991 yılından bu yana kendi güneş enerjisi gözlem istasyonları kurmaktadır.

Güneş enerjisi ile ilgili standartlar hazırlanması konusunda Türk Standartları Enstitüsü;

- TS 3680 -Güneş Enerjisi Toplayıcıları-Düz

- TS 3817 - Güneş Enerjisi - Su Isıtma Sistemlerinin Yapım, Tesis ve İşletme Kuralları

konulu standartları hazırlamıştır. EİE bu standartların hazırlanmasında görev aldığı gibi, ısıl performans testlerini de gerçekleştirmektedir.

GÜNEŞ KOLLEKTÖRLÜ SICAK SU SİSTEMLERİ

Güneş kollektörlü sıcak su sistemleri, güneş enerjisini toplayan düzlemsel kollektörler, ısınan suyun toplandığı depo ve bu iki kısım arasında bağlantıyı sağlayan yalıtımlı
borular, pompa ve kontrol edici gibi sistemi tamamlayan elemanlardan oluşmaktadır.




Güneş Kollektörlü Sıcak Su Sistemi

Güneş kollektörlü sistemler tabii dolaşımlı ve pompalı olmak üzere ikiye ayrılırlar. Her iki sistem de ayrıca açık ve kapalı sistem olarak dizayn edilirler.

Tabii Dolaşımlı Sistemler: Tabii dolaşımlı sistemler ısı transfer akışkanının kendiliğinden dolaştığı sistemlerdir. Kollektörlerde ısınan suyun yoğunluğunun azalması ve yükselmesi özelliğine dayanmaktadır. Bu tür sistemlerde depo kollektörün üst seviyesinden en az 30 cm yukarıda olması gerekmektedir. Deponun alt seviyesinden alınan soğuk (ağır) su kollektörlerde ısınarak hafifler ve deponun üst seviyesine yükselir. Gün boyu devam eden bu olay sonunda depodaki su ısınmış olur. Tabii dolaşımlı sistemler daha çok küçük miktarda su ihtiyaçları için uygulanır. Deponun yukarıda bulunması zorunluluğu nedeniyle büyük sistemlerde uygulanamazlar. Pompa ve otomatik kontrol devresi gerektirmediği için pompalı sistemlere göre biraz daha ucuzdur.

Pompalı Sistemler: Isı transfer akışkanının sistemde pompa ile dolaştırıldığı sistemlerdir. Deposunun yukarıda olma zorunluluğu yoktur. Büyük sistemlerde su hatlarındaki direncin artması sonucu tabii dolaşımın olmaması ve büyük bir deponun yukarıda tutulmasının zorluğu nedeniyle pompa kullanma zorunluluğu doğmuştur.

Pompalı sistemler otomatik kontrol devresi yardımı ile çalışırlar. Depo tabanına ve kollektör çıkışına yerleştirilen diferansiyel termostatın sensörleri; kollektörlerdeki suyun depodaki sudan 10 oC daha sıcak olması durumunda pompayı çalıştırarak sıcak suyu depoya alır, bu fark 3 oC olduğunda ise pompayı durdurur. Pompa ve otomatik kontrol devresinin zaman zaman arızalanması nedeniyle işletilmesi tabii dolaşımlı sistemlere göre daha zordur.

Açık Sistemler: Açık sistemler kullanım suyu ile kollektörlerde dolaşan suyun aynı olduğu sistemlerdir. Kapalı sistemlere göre verimleri yüksek ve maliyeti ucuzdur. Suyu kireçsiz ve donma problemlerinin olmadığı bölgelerde kullanılırlar.

Kapalı Sistemler: Kullanım suyu ile ısıtma suyunun farklı olduğu sistemlerdir. Kollektörlerde ısınan su bir eşanjör vasıtasıyla ısısını kullanım suyuna aktarır. Donma, kireçlenme ve korozyona karşı çözüm olarak kullanılırlar. Maliyeti açık sistemlere göre daha yüksek verimleri ise eşanjör nedeniyle daha düşüktür.

DÜZLEMSEL GÜNEŞ KOLLEKTÖRLERİ
Düzlemsel güneş kollektörleri, güneş enerjisinin toplandığı ve herhangi bir akışkana aktarıldığı çeşitli tür ve biçimlerdeki aygıtlardır. Düzlemsel güneş kollektörleri, üstten alta doğru, camdan yapılan üst örtü, cam ile absorban plaka arasında yeterince boşluk, kollektörün en önemli parçası olan absorban plaka, arka ve yan yalıtım ve yukardaki bölümleri içine alan bir kasadan oluşmuştur (Şekil-2).


Düzlemsel Güneş Kollektörü

Üst örtü: Kollektörlerin üstten olan ısı kayıplarını en aza indirgeyen ve güneş ışınlarının geçişini engellemeyen bir maddeden olmalıdır. Cam, güneş ışınlarını geçirmesi ve ayrıca absorban plakadan yayınlanan uzun dalga boylu ışınları geri yansıtması nedeni ile örtü maddesi olarak son derece uygun bir maddedir. Bilinen pencere camının geçirme katsayısı 0.88'dir. Son zamanlarda özel olarak üretilen düşük demir oksitli camlarda bu değer 0.95 seviyesine ulaşmıştır. Bu tür cam kullanılması verimi % 5 mertebesinde arttırır.

Absorban Plaka : Absorban plaka kollektörün en önemli bölümüdür. Güneş ışınları, absorban plaka tarafından yutularak ısıya dönüştürülür ve sistemde dolaşan sıvıya aktarılır.

Absorban plaka tabanda ve üstte birer manifold ile bunların arasına yerleştirilmiş akışkan boruları ve yutucu plakadan oluşur. Yutucu plaka ışınları yutması için koyu bir renge genellikle siyaha boyanmıştır. Kullanılan boyanın yutma katsayısının (absorptivite) yüksek uzun dalga boylu radyasyonu yayma katsayısının (emissivite) düşük olması gerekmektedir. Bu nedenle de bu özelliklere sahip seçici yüzeyler kullanılmaktadır. Mat siyah boyanın yutuculuğu 0. 95 gibi yüksek bir rakam iken yayıcılığı da 0.92 gibi istenmeyen bir değerdedir. Yapılan seçici yüzeylerde yayma katsayısı 0.1'in altına inmiştir. Seçici yüzey kullanılması halinde kollektör verimi ortalama % 5 artar.

Absorban plaka, borular ile sıkı temas halinde olmalıdır. Alüminyumda olduğu gibi, akışkan borularının kanatlarla bir bütün teşkil etmesi en iyi durumdur. Bakır ve sacda bu mümkün olmadığı için akışkan boruları ile plakanın birbirine temas problemi ortaya çıkmaktadır. Bu problem ya tamamen yada belli aralıklarla lehim veya kaynak yapmakla çözülebilir.


Isı Yalıtım: Kollektörün arkadan olan ısı kayıplarını minumuma
indirmek için absorban plaka ile kasa arası uygun bir yalıtım
maddesi ile yalıtılmalıdır. Absorban plaka sıcaklığı, kollektörün
boş kalması durumunda 150 °C’a kadar ısınması nedeniyle
kullanılacak olan yalıtım malzemesinin sıcak yalıtım malzemesi
olması gerekmektedir. Isı iletim katsayıları düşük ve soğuk
yalıtım malzemesi olarak bilinen poliüretan kökenli yalıtım
malzemeleri tek başına kullanılmamalıdır. Bu tür yalıtım
malzemeleri, absorban plakaya bakan tarafı sıcak yalıtım
malzemesi ile takviye edilerek kullanılmalıdır.

Kollektör
Kasası: Kasa, yalıtkanın
ıslanmasını önleyecek biçimde yapılmalıdır. Özellikle kollektör
giriş ve çıkışlarında kasanın tam sızdırmazlığı sağlanmalıdır.
Kasanın her yanı 100 kg/m2 (981 Pa=N/m2) basınca dayanıklı
olmalıdır (TSE-3680).

Sıvılı kollektörlerde sızdırmazlığın
yüzde yüz sağlanamadığı durumlarda camda yoğunlaşan su buharını
dışarıya atmak amacıyla kasanın iki yan kenarına tam karşılıklı
ikişer adet 2-3 mm çapında delik açılmalıdır.

Kollektör Enerji Dengesi

Kollektör
üzerine gelen güneş ışınımının bir kısmı saydam örtüde yansır,
bir kısmı yine saydam örtüde yutulur ve geri kalan kısmı
absorban plakaya (yutucu yüzeye) ulaşır. Absorban plakaya
gelen enerjinin, bir kısmı ısı taşıyıcı akışkana geçerken
bir kısmı absorban plakada depolanır, geri kalan kısmı ışınım,
taşınım, ve iletimle çevreye gider. Işınım taşınım ve iletimle
olan ısı kayıplarının toplamı Qk, depolanan enerji Qd, akışkana
geçen enerji Qf, olmak üzere, düzlemsel kollektörler için
enerji dengesi:

I.A.(t.a)=Qf+Qk+Qd

Şeklinde
yazılabilir. Burada (t.a) kollektör yutma geçirme çarpımı,
I kollektör üzerine gelen güneş enerjisi ve A faydalı yüzey
alanı olmak üzere I.A.(t.a) çarpımı absorban plaka üzerine
gelen güneş enerjisini verir.


Kollektör Verimi:

Kollektörlerde
ısı taşıyıcı akışkanda toplanan güneş enerjisinin, kollektöre
gelen güneş enerjisine oranına kollektör verimi denir. Kollektör
giriş suyu sıcaklığı arttıkca verim düşme eğiliminde olacağından
genel bir verim yerine anlık verimden yani verim eğrisinden
bahsetmek daha doğru olacaktır. Kollektör verimi ısı taşıyıcı
akışkanın giriş, çıkış sıcaklıkları ve debi değerlerinin
sağlıklı ölçülebildiği durumlarda ve en önemlisi çevre sıcaklığının
sabit olduğu durumlarda

h =
(m*Cp*( Tçık-Tgir)) / (A*I)

bağıntısıyla
hesaplanabilir. Fakat verim eğrisi oluşturulurken çevre
sıcaklığı da değişeceğinden verim bağıntısında Tç çevre
sıcaklığı da değişken parametre olarak bulunmalıdır. Buna
bağlı olarak verim,

Qk=-k*A*dt/dx
genel ısı transfer denklemi kullanılarak ve Qg kollektöre
gelen toplam güneş enerjisi olmak kaydı ile

h=Qf/Qg=(Qg*(t*a)-Qk)/Qg=(t*a)-(Qk/Qg)= (t*a)-(K*A*(Tort-Tçev))/(I*A)

h=(t*a)-K(Tort-Tçev)/I

formülüyle
hesaplanması daha mantıklıdır. Burada kullanılan K kollektör
için ısı kayıp katsayısıdır.

‘K’ Kollektör
Isı Kayıp Katsayısı



Düzlemsel
kollektörlerde çevreye olan ısı kaybı kollektörlerin üst
alt ve yan yüzeylerinden olur.

K=
Küst + Kalt + Kyan

Şeklinde
yazılabilir. Kollektör alt ve yan yüzeylerinden olan ısı
kayıpları yalıtım malzemesinin kalınlığına ve ısı transfer
katsayısına bağlıdır. Değeri ‘Küst’ parametresine göre oldukça
küçüktür. Çünkü kollektör üst yüzeyi saydam örtüden dolayı
izolasyon yapılamamaktadır ve toplam ısı kayıplarının %
70’ i bu yüzeyden olmaktadır. ‘k’ yalıtım malzemesi ısı
transfer katsayısı, L yalıtım malzemesi kalınlığı h konveksiyon
ısı kayıp katsayısı olmak üzere

Kalt=1/((1/h)+(L/k)) bağıntısıyla hesaplanabilir.

Üstten
olan ısı kayıp katsayısının iteratif metotlarla hesaplanması
uzun işlemleri gerektirmektedir. Pratikte basit bağıntılar
tercih edilir. Agarwal ve Larson (1981), Küst değerinin

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



Bağıntısı
ile maksimum ±0,25
W/m2°K hata ile bulunabileceğini belirtmektedir.Burada,

htd=5,7+3,8V

f=(1-0,04*htd+0,0005*h2td)(1+0,091N)

C=250*(1-0,0044*(s-90))

Olup,
V (m/s) rüzgar hızı, s(drc) kollektör eğimi, N saydam örtü
sayısı, eL yutucu yüzeyin ışınım neşretme
oranı,eS saydam örtünün ışınım neşretme oranı TY ve
Tçev sırası ile
yutucu yüzey ve çevre sıcaklıklarıdır. Saydam örtü sayısının
birden fazla olduğu durumlarda
yukarıdaki denklemin kullanılabilmesi için saydam
örtülerin aynı tip olması gerekir. Fiziksel özellikleri
farklı saydam örtü kullanılması durumunda iteratif metotlar
kullanılmalıdır.

Teorik
olarak hesaplanması çok zor olan K kollektör kayıp katsayısı,
kollektör test çalışması sonucunda elde edilen verim eğrisinden
kolayca tespit edilebilmektedir. Kollektörün verimi, giriş
suyu sıcaklığı, çevre sıcaklığı, debi ve radyasyon değerlerine
bağlı olarak değişmektedir. Toplam ısı kayıp katsayısı da
bu parametrelere bağlı olarak değişim gösterir. Pratik olarak
verim eğrisinin eğimi toplam ısı kayıp katsayısı değerini verir. Toplam ısı kayıp katsayısı ve bu eğrinin verim eksenini
kestiği noktadaki maksimum verime (ısı yalıtım katsayısının
0 kabul edildiği yani hiç ısı kaybının olmadığı durum) göre
kollektörlerin iyi veya kötü olduğuna karar verilmektedir.


Şekil-6’da
toplam ısı kayıp katsayısı (4,16 W/°Cm2) düşük
ve yutma geçirme katsayısı (0,82)
büyük olan iyi kabul edilebilecek bir verim eğrisi
görülmektedir.
__________________
Ya kendin gibi görün yada gözüme hiç görünme!


Bozuk Kırık Link varsa lutfen Ozel mesaj atarak bildiriniz,Linkleri Yenileyelim


HİÇ KİMSE BEN,BENDE HİÇ KİMSE DEĞİLİM.MENFAATLERİN ÖTESİNDEYİM ...BEKLERİM!(FARKIM TARZIM)GÖRELİM MEVLAM NEYLER,NEYLERSE GÜZEL EYLER,KUL BELA BULMAZ HAK YAZMADIKÇA,HAK BELA YAZMAZ KUL AZMADIKÇA,KUL KADERİNİ YAŞAR BAHTINA NE ÇIKARSA ..
almira isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Etiketler
düzlemsel, enerji, fotovoltaik, güneş, güneş enerjisi, güneş pilleri, kollektör, pil, ısı yalıtım

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
5.sınıf dünya güneş ve ay ünitesi testi ve cevapları dosyası indir, 5.sınıf dünya güneş ve ay ünitesi testi ve cevapları 25 test sorusu almira İlköğretim Bölümü ve Dökümanları 0 10-31-2009 06:38 PM
5. sınıf Etkinlikleri, En büyük enerji kaynağı güneş, güneş enerjisi, 5. sınıf ödev almira İlköğretim Bölümü ve Dökümanları 0 10-31-2009 06:09 PM
ince piller geliyor asos Bilim Ve Teknik 0 08-12-2009 08:23 PM
Kalp Pilleri almira Kalp ve damar hastalıkları 0 06-02-2008 12:06 PM
Piller almira Kimya 0 02-01-2008 07:24 PM


New To Site? Need Help?

Tüm Zamanlar GMT Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:05 PM.


Site Ekle Web Hosting Sevgili Ara