İlk Yardım - Sayfa 3 - ForumSitem.Net

TIP Temel Tıp Bilimleri dersleri ile Temel Tıp dersleri


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-17-2008, 08:52 AM   #21 (permalink)
Editör
BuLuT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: May 2007
Yaş: 38
Mesajlar: 11.324
Tecrübe Puanı: 1000
Rep Puanı : 6080
Rep Derecesi : BuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond repute
Standart Sağlığı bozan dış etmenler ve ilk yardım

1. ZEHİRLENMEIER

a. İnsan vücuduna değişik yollarla girdiğinde çalışmasını ve yapısını bozan veya yok eden ölüme neden olabilen maddelere “zehir” adı verilir. Bu maddelerin vücuda girmesi sonucu görülen duruma da “zehirlenme” denir: Zehir, solunumla ağızla, deri ve kan ile vücuda girer. Özellikle çocuklarda ve yaşlılarda daha etkili ve önemli bir sorun haline gelir.

b. En çok görülen zehirlenmeler

A) SOLUNUM YOLU İLE ZEHIRLENME : Bu bölümde, konu trafik ve aracı ilgilendirdiği için egzoz gazı zehirlenmelerinden söz edilecektir. Hava gazı, bütün gazı , kömür gazları için de aynı şeyleri söylemek mümkündür.

Motor dersinde aldığınız bilgilerle kapalı bir garajda çalışır durumdaki aracı tamir etmeye çalışan bir kişi, egzoz gazında bulunan kokusuz, renksiz “karbonmonoksit” i hiç fark etmeden uzun süre solunum yoluyla alırsa, normalde oksijenle birleşen hemoglobin (kanın kırmızı rengini veren) bu durumda karbonmonoksit ile çok kolay bir biçimde birleşir. Böylece artık kan oksijeni değil karbonmonoksitli olarak hücrelere, dokulara gidecek ve onların oksijensiz almasına neden olacaktır. Yani kanın oksijenle birleşmesi engellenmiş olur.

Karbonmonoksit kolaylıkla kandan ayrılmaz, öyle ki 2-3 saat temiz havada kalınarak ancak ayrılabilir.

Belirtileri:

- Bulantı, kusma

- Halsizlik, hareket edememe, kaslarda gevşeme

- Deride kiraz kırmızısı görünüm , sonra morarma

- Solunum zorluğu, durması

- Baş dönmesi , kulak çınlaması

- Bilinç kaybı, koma

- Kalp durması

İlkyardım:

-Öncelikle kapı, pencere açılır veya temiz havaya çıkarılır.

- Soluğu durmuşsa hemen suni solunum yapılır.

- Zor soluk alıyorsa, kusuyorsa yan yatırılır.

- Kalbi durmuşsa kalp masajı yapılır

- Sıcak tutulur.

- Sağlık kuruluşuna sevk edilir.

B) SİNDİRİM YOLU İLE ZEHIRLENME: Ağız yoluyla alınan zehirli gıdalar fazla miktarda alınan ilaçlar, kimyasal maddeler hatta alkol sinirime katılarak emilirler ve zehirlenme belirtileri ile yaşamı riske sokarlar

Belirtileri:

Belirtiler, alınan zehrin cinsine ve geçen süreye göre değişmekle beraber ortak olarak şu belirtiler görülür:

- Karın ağrısı, krampı

- Ağızda yanma, değişik tat

- Yutma zorluğu

- Bulantı, kusma

- İshal

- Baş ağrısı , baş dönmesi

- Bitkinlik, konuşmada zorluk

- Solunum ve dolaşım bozulduğu

- Görme bozukluğu

İlkyardım:

- Öncelikle zehirlenmenin neyden kaynaklandığı belirlenir

- Bilinci yerinde ise ilk 2 saat içinde kusturulur En iyi kusturma yöntemi boğaz. Uyarmaktır.

- İlaçla zehirlenmişse hemen bol su verilerek kusturulur

- Asit - baz (çamaşır suyu , tuz ruhu gibi) zehirlenmelerinde kesinlikle kusturulmaz yine bol su verilir

- 2 saatten daha uzun süre geçmişse kusturulmaz, bol su ve zeytinyağı verilir.

- Bilinci yerinde değil ise kusturulmaz.

- Yoğurt, ayran, yumurta akı koruyucu olarak verilebilir ancak çok önemli bir yararı d yoktur.

- Kimyasal madde zehirlenmelerinde nişasta, süt kullanılabilir.

- Yan yatış pozisyonu verilir.

C) DERİ YOLUYLA ZEHIRLENME: Bu bölümde deri içine ve altına sokulan hayvansal zehirlerin oluşturduğu zehirlenmelerden söz edilecek tir. (deri ile giren zehirli sıvılar, ziraat ilaçları, kimyasal maddeler dışında)

YILAN ISIRMASI: En zehirli yılanlar kobra ve engerek türleridir. Yılan ısırdığında üst çenesinde bulunan zehiri kasların kasılmasıyla dişlere aktarır oradan da insan vücuduna geçer. Isırık genellikle yarım ay şeklindedir ve deride diş izleri vardır. Zehirin etkisi beyin ve kan dolaşımında görülür.

Belirtileri:

- Ağrı, yanma - Şişlik, morluk

- Bulantı, kusma - Uyuklama

- Solunum kaslarında felç - Solunum durması - Şok

İlkyardım:

- Isırılan yer yıkanır

- kırılan bölge kalp düzeyinden aşağıda tutulur, hareket ettirilmez.

- Zehirin yayılmadan dışarı atılması için geniş bir bezle alttan üstten turnike uygulanarak 30 dakikayı geçmemişse ısırılan yere derin olmayan paralel iki kesik yapılır. Turnike 15 dakikada bir gevşetilir.

- Ağzında diş çürüğü, diş eti hastalığı olmayan biri tarafından 3-5 kez emilerek tükürülür. Sonra temiz bir bezle kapatılır. Varsa ilkyardımcı zehiri emmeden önce ağzını zeytinyağı ile çalkalamalıdır.

- O bölge soğuk tutulur. (Bazı bilim adamları buna katılmazlar)

- Yılan serumu için sevk edilir. San yıllarda yaranın kesilip emilmesi, bazı bilim adamlarınca enfeksiyon riski nedeniyle önerilmemektedir.

AKREP SOKMASI: Zehir, akrebin kuyruğunun son halkasından salgılanır ve uçtaki iğne ile sokar.

Belirtileri:

- Ağrı, yanma, uyuşukluk - Baş ağrısı

- Kaslarda kasılma - Tükürük salgısının artması

- Solunum güçlüğü - Şok belirtileri

- İdrar, dışkı kaçırma

İlkyardım:

- Sokulan yer yıkanır

- Turnike uygulanır (Sokulan yerin altından ve üstünden)

- Ağrıyı gidermek için karbonat bulamacı, amonyak sürülür

- Sokulan yere buz konur, kalp düzeyinden altta tutulur

- Dinlendirilir, kramp giren yerlere sıcak uygulanır

- Şoka karşı önlem alınır

- Akrep serumu için sevk edilir

- Sokulan yerin kesilmesi konusu tartışmalıdır.



ARI- ZEHIRLİ ÖRÜMCEK- ZEHİRLİ KENE SOKMALARİ : Arı iğnesini batırarak, kene ise ısırdığı yerden vücudunun bir bölümünü deri içine sokar. Alerjik kişilerde bir tek arının bile sokması ölüme neden olabilir..

Belirtileri:

- Sokulan yerde ağrı, yanma, kızarma, şişme, ateş, kaşıntı, uyuşma

- Bulantı, kusma, terleme

- Baş dönmesi

- Düzensiz nabız, solunum güçlüğü.

- (Kene ise) yapıştığı yerden ayrılmaması.

İlkyardım:

- Keneyi çıkarmak için yanan kibrit yaklaştırılır.

- Arının iğnesi çıkarılır.

- Su, sabunlu su ile yıkanır

- Sokulan yer soğuk tutulur.

- Amonyak, karbonat, limon, sirke , soğan yoğun sürülebilir.

- Arı ağızdan sokmuşsa Ağızda bir süre buz parçaları tutu veya tozlu su gar yapılır.

- Çamur, tetenoz ve mikroplanma olasılığı nedeniyle sürülmez.

- Tüm zehirlenmelerde mümkünse 0800 314 79 OO no.lu Zehir Danışma

merkezinin aranabileceği unutulmamalıdır.
__________________

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]...... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Yüzümüzün yüreğimizle beraber gülümsediği an’dır mutluluk…
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
BuLuT isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-20-2008, 11:33 AM   #22 (permalink)
Editör
BuLuT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: May 2007
Yaş: 38
Mesajlar: 11.324
Tecrübe Puanı: 1000
Rep Puanı : 6080
Rep Derecesi : BuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond repute
Standart Yabancı Cisimlerde İlk Yardım

Kulakta Yabancı Cisim, Kulak Yabancı Cisim

Dış kulak, kulak kepçesi ve kulak kanalından meydana gelir. Dışkulak yolu, yönleri dışarı doru kulak kıllarıyla kaplı olup, bu kanala pek çok yağ bezi salgısı açılır. Kıllar ve yağ bezi salgıları yabancı cisimlerin içeri girmesine engel olmaya çalışırlar. Ancak bazı durumlarda kum, taş, küçük taneli şeyler, hububat ve böcekler kaçabilmektedir. Bu yabancı cisimler zamanla kulak ka*nalını tıkayarak sağırlığa neden olabilir. Kulakta yabancı cismin çeşidine göre belirtiler değişir. Geçen zamana göre işitme kaybı, kulak akıntısı gözlenir. Böcek girmiş ise vızıltı, hareketli bir şeyin varlığı hissedilir. Hasta şiddetli ağrıdan şikayet edebilir.

Kulakta ilk yardım da kulağa kaçan cisme göre değişir. Erişkinde kulak, kulak kepçesi yukarı dışa, çocukta aşağı dışa doğru çekilerek cisim görülmeye çalışılır. Kesinlikle toka, firkete, iğne ile çıkartılmaya çalışılmamalıdır. Hububat gibi şişen maddelerde su, gliserin damlatılırsa şişer ve çıkartmak zor olur. Böcek kaçmasında yağ damlatılarak yüzen böceğin dışarı çıkması sağlanabilir. Sert cisim kaçmasında, dokunulmadan hekime ulaştırmak gerekir.


Buruna Yabancı Cisim Kaçması, Burunda Yabancı Cisim

Burunda yabancı cisim çocuklarda sık görülür. Burundan yabancı cismi çıkartmaya çalışmak veya geriye ittirmek tehlikelidir. Derin nefes alıp sümkürmesi istenilmelidir. Dışarıdan bastırmak burun içinde zedelenme, kanama yapabilir. Bu durumda etraftaki dokular şişer ve yabancı cisim daha çok oturur. Burun arka bölmesine ka­çan cismin geriye ve trakeaya (nefes borusuna) kaçma ihtimali vardır. Hastanın hayatı tehlikeye girer. Pek çok çocukta aksırma ve sümkürme ile burundan yabancı cisim atılır. Burunda uzun süre kalan yabancı cisim iltihaplı, pis kokulu burun akıntısına yol açar.



Solunum Yolunda Yabancı Cisim Aspirasyon

Normalde yutma olayı sırasında küçük dil solunum yolunu kapatır. Yutkunurken ani nefes alma ağızdaki yabancı cisimin solunum yoluna kaçmasına neden olur. Madde, sıvı veya katı olabilir. Sıvı maddeler dışarı öksürükle atılabilir. Katı maddelerden küçük olanların bir kısmı atılabilir. Yabancı cisim daha aşağıda ise öksürükle atılma şansı yoktur. Yabancı cismin büyüklüğü, cin­si ve solunum yollarında bulunduğu yere göre hastada farklı tablolar bulunur. Hatta bazı hasta­larda ani ölümler söz konusu olabilir.

Yabancı cisim aspirasyonu karpuz çekirdeği, ay çekirdeği, leblebi, boncuk, fasulye ile sık ol­maktadır. Boğaza kaçan bir yabancı cisim sürekli geğirme, öksürük, korku ve heyecan yaratır. Yabancı cisim olayında en kısa sürede ve kesin olarak tanı koyma zorunluluğu vardır. Hastaların her an kaybedilebilme olasılığı nedeniyle hızla ilk yardım ve acil yardım planı yapılmalıdır.

Hikayede hasta yakınları yabancı cisim aspirasyonuna uyar bilgi verebilirler. Hikaye çok önem­lidir. Bazı hastalar günlerce zatürre, bronşit, alerji tanıları ile tedavi edilmiş olabilir. Aile yabancı cisim hikayesi veriyorsa, bulgular düşündürmese bile hasta bu yönden değerlendirilmelidir. Yabancı cisimlerden opak olanlar röntgen incelemesinde görülebilirler. Yemek borusunda ya­bancı cisim de solunum sıkıntısı yapabilir.

Aspire edilen yabancı cisim çıkarılmadığında çoğunlukla ölüme neden olur. Erken devrede ölmeyen çocuklarda zamanla zatürre, apse gibi geç komplikasyonlar ortaya çıkar.

Yabancı cisimlerden %25'inin öksürükle atıldığı gösterilmiştir. İlk yardımda hasta yan yatırılır ve sırtına vurulur. Bu sırada soluk verme olacağından cisim dışarı atılır. Cisim boğazda kalırsa elle çıkarılır. Küçük çocuklar ayak bileklerinden tutularak yukarı kaldırılırsa yabancı cisim dışarı sürüklenir. Baş aşağı vaziyet almış olan çocuğun sırtına basınç yapılması veya öksürmesi ile yabancı cisim dışarı atılır
Yabancı cisim yutakta ise işaret parmağı ile cisim alınabilir. Parmakla alınamayan durumda kişi karnından tutulur elle desteklenerek baş ve vücut öne doğru eğdirilir. Sırta vurma ile basınç yapılır. Yabancı cismin yerine ve cinsine göre hastanede müdahale edilmesi gerekebilir. Bronkoskopi ile solunum yolundan cisim çıkarılır




Midede Yabancı Cisim, Mide Yabancı Cisim

Hastaların çoğunluğu yabancı cisim yutma hikayesi ile getirilir. Sıklıkla olayı gören biri vardır. Büyük çocuklar ise kendileri ifade edebilirler. Bazen bir şaşkınlık sırasında ağızda tutulan bir cismin kaybolması ile cismin yutulmuş olabileceği sanılabiiir. Bunun yanısıra küçük kemikler, balık kılçıkları, kabuklar, kürdan ve benzeri maddeler farkına varılmadan yutulabilir ve komplikasyon çıkıncaya kadar saptanamazlar. Yemek borusunda yabancı cisim çoğunlukla sıkıntı ve ağrı yapar. Cisim mideye geçinceye kadar göğüste ağrı hissedilir. Eğer cisim burada yer­leşirse öksürük, ateş, yutma güçlüğü, solunum yolu enfeksiyonu gelişir. Tanı uzun süre konul­maz ise ağır enfeksiyon tablosu gelişir. Mideye inen yabancı cisimlerin %90-95'i hiçbir sorun yaratmadan bağırsaklara geçer. Ancak barsak sisteminde de muhtelif kısımlarda takılması söz konusu olabilir. Radyoopak cisimler bağırsaklarda kolayca radyolojik inceleme ile gösterilir. Ye­mek borusundaki yabancı cisimler özefagoshopi ile cerrahi ile çıkarılır. Çıkarılamayan cisimler mideye itilebilir.

Mide ve daha aşağıdaki yabancı cisimlerin dışkı ile atılımı beklenir. Genelde bu süre 4-6 gündür. Bu sırada cisim radyolojik inceleme ile takip edilir. Bu sürede hastaya düzenli beslen­me uygulanır ve dışkının tamamı incelenir. Küçük, künt, yuvarlak cisimler genellikle kolayca atılır. Yabancı cisimlerin fizik etkileri yanı sıra kimyasal etkileri de göz önüne alınmalıdır.


Gözde Yabancı Cisim, Göze Yabancı Cisim Kaçması

Günlük yaşantıda göze yabancı cisim çok sık kaçabilir. Küçük partiküllü cisimler batma, ağrı, gözde sulanma, kanlanma, ışığa bakamama meydana getirir. Kimyasal maddeler yakıcı, özel­likle korneada harabiyete yol açar. Pütürlü maddeler ise göz hareketi ile zedelenme yaparlar. Göz bir süre kapalı tutulursa artan göz yaşı ile yabancı cisim kendiliğinden dışarı atılabilir. İlk yardım olarak gözün bol su ile yıkanmasının çok büyük yararı olur. Hastanın yukarı bakması is­tenir ve içten dışa su lavajı yapılır. Daha sonra bir göz damlası damlatılarak gözün kapatılması yararlı olur. Göz kesinlikle ovulmamalı, bu durumda daha çok harabiyet oluşur. Göze kaçan katı partiküller göz kapağı çevrilerek temiz bir pamuklu çubukla veya mendille kuy­ruğa doğru çekilerek alınabilir. Eğer yabancı cisim göz yuvarlama gömülü ise uğraşılmadan göz kapatılarak doktora gönderilmelidir


Yabancı cisim kulakta, burunda, boğazda, gözde çok sık karşılaşılan bir durumdur. Zaman za­man çok acil ve tehlikeli durumlar ortaya çıkmaktadır. Evde, okulda, işyerinde hemen herkes günlük yaşantıda karşılaşabilir. Bilinçli ilk yardım ve acil tedavi hayat kurtarır. Yabancı cismin kaçtığı organa göre uygulamalar değişir.









__________________

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]...... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Yüzümüzün yüreğimizle beraber gülümsediği an’dır mutluluk…
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu BuLuT tarafından (10-20-2008 Saat 11:36 AM ) değiştirilmiştir..
BuLuT isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-04-2008, 09:17 AM   #23 (permalink)
kelebek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 18.959
Tecrübe Puanı: 28
Rep Puanı : 7030
Rep Derecesi : kelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished road
kelebek - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart İlk Yardım Çantasında Neler Olmalı ?

İlk yardım çantasının basit ya da detaylı olması, kullanacak kişinin tıbbi bilgisine ve bir sağlık kurumundan ne kadar uzakta olduğuna göre değişir. Şehir merkezinde oturan bir kişinin ihtiyaçları daha azken, dağda kamp yapanlarınki daha fazladır. Evde kullanılan ilkyardım çantalarında genellikle küçük yanıklar, küçük kesikler, sıyrıklar, böcek sokmaları, burkulmalar, incinmeler, basit ağrı ve ateşin tedavisi için gerekli malzemeler bulunur.
Seyahat ilkyardım çantalarında ise, tıbbi yardımın gecikebileceği düşünülerek yukarıdakilere ek olarak; kesikler, kırıklar, mide-bağırsak problemleri, cilt problemleri, alerjiler için ihtiyaç duyulabilecek tıbbi malzeme yer almalıdır. Çanta oluşturulurken, elden geldiğince basit olmasına özen gösterilmelidir. Su geçirmez, basit bir çanta tüm işinizi görecektir.
Birkaç gözü olan bir çanta, malzemelerin gruplanarak saklanmasına yardımcı olacaktır. İlkyardımda dikkat edilmesi gereken temel kural; yardım edeyim derken hastaya zarar vermemektir. Yani, yanığa diş macunu sürülmemesi gerektiği ve yaraya tütünün uygun olmadığı bilinmelidir. Düzenlenen çanta eksilen, eskiyen ya da yıpranan malzemenin değiştirilmesi için yılda en az iki defa kontrol edilmelidir.

Ev çantasında olması gerekenler nelerdir?

* Yapışkan rulo bant

* Rulo sargı bezi

* Kendinden ilaçlı küçük yara bandı

* Yaraları örtmek ya da temizlemek için steril kare gaz bezi (10 cmx10 cm)

* Burkulma ve incinmelerde kullanılmak üzere 5, 7 ve 10 cm’lik elastik bandaj

* Üçgen bandaj; havlu, örtü ya da turnike olarak kullanılmak üzere.

* Kaşıntı ve böcek sokmalarında kullanılmak üzere, sprey ya da losyon anestetikler

* Alerjik reaksiyonlar için tablet ya da şurup antiallerjik ilaçlar

* İnce lastik eldivenler

* Yaraları temizlemek için antiseptik solüsyonlar

* Yaralara sürülmek üzere antibiyotikli kremler

* Yanık ve yaralarda yapışmayan, yağlı tül bandaj

* Mikroplu atıkları koymak için torba.

* Çengelli iğne; bandajları tutturmak için

* Makas

* Kıymıkları çıkarmak için cımbız.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Seninle tattım ben her mutluluğu
Bırakıp gidersen bil ki yaşamam
Ömrümden canımdan ne istersen al
Gülü susuz seni aşksız bırakmam

Üşüdüm diyorsan güneş olurum
Yanarım sevginle ateş olurum
Dolarım havaya nefes olurum
Gülü susuz seni aşksız bırakmam



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
kelebek isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-04-2008, 09:20 AM   #24 (permalink)
kelebek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 18.959
Tecrübe Puanı: 28
Rep Puanı : 7030
Rep Derecesi : kelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished road
kelebek - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Genel İlk Yardım Bilgileri

Herhangi bir kaza veya hayatı tehlikeye düşüren bir durum karşısında sağlık personelinin yardımı sağlanıncaya kadar hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önlemek amacıyla ilaçsız olarak yapılan uygulamalara ilkyardım denir.

İlkyardımcı kişiler aldıkları eğitimlerle sağlık mesleğine mensup kişilerin yetki ve sorumluluklarını kazanmadıklarını bilmelidirler. İlkyardım eğitimi kişilere sağlık personelinin yetkisinde bulunan bazı uygulamaları yapabilme yetkisi vermeyecektir.


İlkyardımcı uygulamalarda kesin karar verme yetkisinin sağlık personelinde olduğunu bilmelidir. Onun yardımcısı durumunda hareket etmeli ve tartışmamalıdır. Hasta en yakındaki sağlık kuruluşuna götürülmeli uzak hastanelere götürülmeye çalışılmamalıdır.

İlkyardım yapan kişinin özellikleri: Sakin olmalıdır, telaşa kapılmamalıdır. Hasta ile onu rahatlatacak tonda konuşmalıdır. Hiçbir zaman kendi can güvenliğini tehlikeye atmamalıdır. Kendi can güvenliğini aldıktan sonra müdahale etmelidir. Çevrede bulunanları organize etmeli (polis, itfaiye, ambulans çağırma konusunda) Hastaya müdahalede önem sırasını iyi bilmeli örneğin nefes almayan bir hastanın ayağında kanayan bir yara ile uğraşmamalıdır.

İlkyardım ilkeleri ve öncelikler: Öncelikli amaç yaralı kişinin hayatının korunması ve mevcut sağlık durumunun daha kötüleşmesini önlemektir. Kanaması olan bir hastanın kan kaybı devam ettikçe mevcut durumu da kötüleşecektir. Kanama durdurulursa mevcut durum korunmuş olur ve sıra iyileşmeyi kolaylaştırıcı önlemlere gelir. Örneğin yara su ve sabunla yıkanır ise enfeksiyon oluşma riski azalır ve iyileşme hızlanmış olur.


Hastanın boynunu sıkan kravat düğme vs. gibi şeyler gevşetilir. Solunum kontrol edilir. Durmuş ise yapay solunum yapılır. Hastanın kalbi kontrol edilir. Eğer kalp atımı yok ise gecikmeden kalp masajı uygulanır. Kanama kontrolü yapılır kanama varsa daha sonra anlatılacak olan tekniklerle durdurulur.

Çevredekilerin hastanın başına toplanıp onu huzursuz edecek biçimde konuşmaları engellenir. Kazazede kendine gelse, kendini iyi hissetse bile durumundan emin olunmadan ayağa kalkmasına izin verilmemelidir. Bilici kapalı hastalara ağızdan hiçbir yiyecek yada içecek verilmez. Hastanın üzerine bir battaniye örtülerek ısıtılması gereklidir. Kaza ortam koşullarına bağlı ise hemen ortamdan uzaklaştırılmalıdır (örneğin gaz zehirlenmesi) ancak böyle bir neden yoksa hastanın yerinden kıpırdatılmaması esastır. Kırık varsa kırık bölgesi hareketsiz bırakılır. Şok var ise şokla savaşılır. Bilinci açık ise sakinleştirilir. Hastanın ağzında toz toprak kırık diş vs. olabileceği akla getirilmeli ve temizlenmelidir. Hastaya turnike uygulanmış ise bu bildirilmelidir. İlkyardımcının kaza yerinde kalmasını gerektirecek bir neden yoksa hastaneye kadar yaralı ile birlikte gitmelidir.

İlkyardımın A B C si: (A) Hava yolunun açılması, (B) Solunumun düzenlenmesi, (C) Dolaşımın sağlanması. Hastaya saplanmış herhangi bir şey varsa bunlar çıkartılmaz. Çıkartılmaya çalışılırsa hasta ölebilir. Ameliyatla hastanede çıkartılır. Mümkünse kesilir veya sökülür. Elbiselerin çıkartılmasında hırpalayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır. Önce sağlam kol ve bacak çıkartılır. Hırpalanma olacaksa kesilip çıkartılmalıdır. Yanık olan bölgelerde elbiseler kesinlikle sıyrılmamalı kesilip çıkartılmalıdır. Hastanın veya ilkyardımcının hayatını tehdit eden bir durum yoksa hastanın durumu kontrol altında değilse hareket ettirilmemelidir taşımaya en elverişi araç sedyedir.

Bilinç Kaybı ve Koma: Bilinç kapalı kişilerde 5 duyu ile algılama ortadan kalkar. İleri derecede komada ise ağrılı uyaranlara cevap veremez, bilinci kapalı kişiler.
1- Yardım isteyemez.
2- Dikkatli değerlendirilemez ise ölü sanılabilirler.
3- Nedene yönelin tahmin hayat kurtarabilir.
4- Kolayca zarar görebilirler.
5- Solunum yolu tıkanmış olabilir.
6- Hasta kusabilir kusmuk solunum yollarına kaçabilir.
7- Refleksler ortadan kalkmıştır.
En ileri bilinç kaybına koma denir. Çeşitli nedenlerle oluşabilir. İlk olarak hava yolu açılır. Soluk alıyor ise koma duruşuna getirilir. Soluk almıyor ise yapay solunum başlanır. Nabız kontrol edilir. Kalp durmuş ise yapay solunumla birlikte kalp masajı ile birlikte yapay solum devam ettirilir. Kalp ve solunum geri döndükten sonra koma duruşuna getirilerek hastaneye nakledilir.


Kafa travmalarına bağlı komalar: Beyin sarsıntısı, zedelenme, kanama koma nedeni olabilir. Kaza sonrası kulaktan veya burundan kan veya beyaz bir sıvı gelmesi kırık riskini ve ileri derecede beyin sarsıntısını gösterir. Kafa travmasına uğrayan kişinin muayenesi normal olsa bile 24 saat süre ile yalnız kalmamalıdır. Derin uykuya dalar ve uyanmazsa, fışkırır tarzda kusarsa en yakın hastaneye götürülmelidir. Bu süre içinde ağrı kesici ve uyku ilacı verilmemelidir.

Ölüm: Çevre ile anlamlı iletişim kurma yeteneği kaybolur. Bilinç kaybı ve hava yolu tıkanıklığı bunu izler dil kökü geriye kayarak soluk borusunun ağzını kapatır. Daha sonra solunum durur. Solunum ile sağlanan oksijenin kesilmesinin 1-2 dakika ardından kalpte durur. Kalbin durmasına klinik ölüm denir. Kalbin durması ile bütün hücrelere oksijen gitmesi engellenir. Oksijensizliğe en duyarlı hücreler beyin hücreleridir. 4-6 dakika sonra beyinde geri dönüşü olmayan doku ölümü olur. Beyin hücreleri öldükten sonra kalp çalışacak olursa kişi bitkisel hayata girer. Soğukta beyin ölümü gecikebilir. İlkyardımcı kişinin ölüp ölmediğini değerlendirmelidir. Nabız alınmıyorsa (boyundan, bilekten, kasıktan) kulak göğse dayanıp dinlendiğinde ses duyulmuyorsa. Soluk almıyorsa, gözler mat bulanık ve kaymış durumda ise her iki gözbebeği de ileri derecede genişlemişse vücut gittikçe soğuyorsa ölmüş demektir.

Görüldüğünden daha önemli olan durumlar: Bilinç kaybı; İç kanama olasılığı kuşkusu; Püskürür tarzda kusma kafaya darbe geldikten sonra veya darbe ile birlikte bilinç kaybı olması; Delici yaralar; Eklemlere yakın yaralanmalar; Kırık olasılığı; Göz yaralanmaları; Elektrik çarpması; Etkeni bilinmeyen zehirlenmeler.

Hava Yolu Tıkanıklığı: Oksijen olmazsa hücreler kaçınılmaz olarak ölürler. Beyin hücreleri oksijene en duyarlı olanlardır. Genellikle oksijensizliğe 3 dakika dayanabildiği kabul edilir. Kalp hücreleri oksijensizliğe 20–30 dakika dayanabilirler. Deri ve tırnaktaki hücreler oksijensizliğe en çok dayanan hücrelerdir. Solunum dakikada 12–20 kez olur. Ve beyin sapı tarafından kontrol edilir. Solunum yolu tıkanırsa 2 dakika içinde bilinç kaybı olur. 5–10 dakika içinde kalp durur. Hava yolu tıkanıklığına dilin geri kaçması, yabancı cisimler nefes borusunun şişlikleri ve ödemi neden olur. Dil tabanının geriye sarkmasına bağlı tıkanıklıklarda hava yolu birkaç yöntemle açılabilir. Sırtüstü yatırılır. Baş geri bükülür boyun desteklenerek kaldırılır. Boyun kırığı riski varsa yapılmamalıdır. Bebekler dede uygulanabilir. Baş bükülürken çene kaldırılması. Buda boyun kırığı riski varsa yapılmamalıdır. Üçlü havayolu manevrası: Baş geri bükülürken çene öne çekilir alt dudak aşağı itilir. Çeneye baskı yöntemi hasta sırtüstü yançene öne çekilir baş nötral durumda kalır. Boyun kırığı riskinde uygulanabilir.

Koma duruşu: Hasta sol yana çevrilir, sol bacak ve kalça içe bükülür. Baş kol üzerinde yarı yüzüstü durumudur. Boyun kırığı tehlikesi varsa kullanılmaz.

Yabancı Cisim: Hasta birdenbire konuşamaz hale gelir. Soluk alamadığını belirten işaretler yapar. Hastanın öksürükle yabancı cismi çıkarabilmesi için akciğerlere kısmen hava girmesi gereklidir. Sırta darbe yöntemi ile kürek kemiklerinin arasına el tabanı ile 4 kez sert darbe vurulur. Göğüsten desteklenmelidir.

Elle bası: Karnın üst kısmına veya göğse bası yaparak adeta yapay öksürük oluşturma durumudur. Çocuk ve bebeklerde karna baskı uygulanmamalı sırta darbe ve göğse baskı uygulanmalıdır. Parmakla sıvazlama. Bu yöntemler etkisiz kaldı ise çene ve dil başparmak ve parmaklarla yukarı çekilir. Nefes borusunun ağzı görülür. Bu uygulama ile öksürük refleksi uyarılır elin işaret parmağı ile boğaza yakın cisimler çıkartılır. Başka bir cisim sokulmalıdır.

Solunumun Durması: Solunumu durmuş kişilerde vakit kaybetmeden yapay solunuma geçilmeli buda ağızdan ağza veya ağızdan buruna hava verilerek yapılmalıdır. Çoğu zaman suda boğulmalarda hastanın midesindeki ve akciğerindeki suyu çıkartmak için gereksiz yere zaman kaybedilmektedir. Oysaki midedeki suyun herhangi bir zararı yoktur. Akciğerdeki suyunda çıkarılması mümkün değildir. Hasta sert bir zemine sırt üstü yatırılır. Ağız içi sıvazlanarak içinde kusmuk, toprak, yosun, kırık diş, takma diş vs varsa çıkartılır. Çene yukarı çekilirken baş hafif geri yatırılır. Ağızdan solunum yapılacaksa burun burundan yapılacaksa ağız kapatılır. Derin nefes alınır. Çapraz olarak ağız ağza yerleştirilir. Göğsün kabarmasına yetecek kadar nefes verilmelidir. Baş yana çevrilerek yeniden nefes alınır. Bu işlem 3–4 sn de bir tekrarlanır. Hastanın kendi solunumu gelene kadar tekrarlanır.

Kalp Durması: Kalp Durmasında hastanın bilincinin kapalı olduğunu kalp atımlarının nabız hissedilmediğini görürüz. Boyunda şah damarı kalp atımlarının en kolay hissedildiği yerdir.

Kalp Masajı: Kesinlikle kalp durduğundan emin olduktan sonra yapılmalıdır. Hasta sert bir zemine sırt üstü yatırılır. Hastanın ayaklarının altına bir yastık konur. Kalbe kanın dönüşü kolaylaşır. Göğüs kemiğinin 1/3 alt kısmına gelecek şekilde el ayası altta diğer el ayası alttaki elin üstünde olacak şekilde baskı uygulanır. Parmaklar göğse değmemelidir. Kollar dirsekten bükülmeden baskı uygulanır. Normal bir erişkinde göğüsün 4–5 cm aşağı inmesi yeterlidir. Dakikada 80–100 kez masaj yapılır. Her 5 kalp masajından sonra 1 kez yapay solunum yaptırılır. Eğer tek kişi var ise her 15 kalp masajından sonra 2 kez yapay solunum yaptırılır.

Suda Boğulma: İster tuzlu suda ister tatlı suda boğulma olsun yapılacaklar aynıdır. Boğulma sırasında soluk borusunun kasılmasına bağlı olarak çok az miktarda su akciğere gider. Soğuk havada suda boğulanlarda 20–30 dakika geçse bile yapay solunum ve kalp masajına başlanmalıdır.

Şok: Kan dolaşımının etkin olarak çalışabilmesi için kalbin pompa görevini yapması, kapalı damar ağının ve dolaşım sisteminin bütünlüğünün korunması ve yeterli miktarda kan hacminin bulunması gereklidir. Bu bölümlerden herhangi birinde bir eksiklik olursa dokulara kan iletimi bozulacak ve şok oluşacaktır. Kalp dakikada yaklaşık 8 litre kanı damarlara pompalar. Kalp krizi, şiddetli kanamalar, aşırı sıvı kayıpları, büyük yanıklar, aşırı isal, kusma, karın içi iltihaplanmalar, karın ve başa şiddetli darbelerde aşırı korku ve heyecanlanmalarda şok görülebilir.

Başlıca Şok Belirtileri: Huzursuzluk, endişe hali, aşırı susama, dudakların kuruması, bulantı, kusma, soğuk ve nemli deri. Nabız zayıf ve hızlıdır. Solunum yüzeysel ve hızlıdır. Bilinç bozulur, uyku hali ve komaya doğru giden evreler olabilir. Kan basıncında düşme olur.

Kanama Nedeniyle Olan Şokta İlkyardım: Kan kaybı olunca vücut bunu kendi çabalarıyla önlemeye çalışır. Damarlar büzülür ve daralır, kalp atımı hızlanır. Eğer bunlar etkili olmaz kan kaybı devam ederse şok gelişir. Kan kaybı durdurulmalı ve ilkyardımın ABC si yerine getirilmelidir. Eğer imkân varsa hastaya oksijen verilmelidir. Ayaklarının altına bir yastık konularak ayaklar yükseltilir. Çok fazla yükseltilmemeli solunum sıkıntısı oluşabilir. Şoktaki hastaya ağızdan hiçbir şey verilmez. Çok susamış ise ıslak pamukla ağız silinir. Kırık varsa sabit hale getirilmeli. Hastanın üzerine battaniye örtülerek üşümesi engellenmelidir.

Kanamalar: Damarlar atardamar, toplardamar, kılcal damar olarak ayrılmıştır. Atardamarlar kalpten dokulara kan taşıyan damarlardır. Atardamarlarda basınç yüksektir ve her kalp atımıyla daha da yükselir, kılcal damarlar dokular arası dağılmış olan küçük ince damarlardır. Toplardamarlar ise dokulardan kanı tekrar kalbe getiren damarlardır, negatif bir basınç vardır ve sürekli bir kan akımı vardır. Atardamar kanamalarında kan nabızla birlikte kan ritmik olarak fışkırır. Kısa sürede çok miktarda kan kaybına neden olabilir. Toplardamar kanaması ise daha yavaştır ama süreklidir.

Kanama Tedavisi: 1- Direk Bası uygulama: En basit ve en etkili yoldur. Kanayan bölgenin üzerine mikropsuz bir gazlı bez ile el ayası ile baskı uygulanır. Kanama nedeniyle bezin dış kısmı ıslanırsa bez kaldırılmadan üzerine bir bez daha konarak baskı uygulanır. 2- Basınç Noktalarına Baskı: Büyük damarların kolayca bastırılarak kan akımının kesilebileceği noktalarına baskı uygulanarak kanama durdurulabilir bunlar genellikle nabız noktalarıdır. 3- Turnike Veya Boğucu Sargı Uygulaması: Turnike uygulaması istenen bir uygulama değildir. Bütün yollar denendikten sonra kanama durmazsa uygulanmalıdır. Alttaki dokuları ezme damar ve sinirlere kalıcı zararlar verme riski vardır. Turnike ince olmamalıdır. Genişliği 7–8 cm olmalıdır. Sıkıştırma işlemi kanama durana kadar yapılmalıdır. Daha fazla sıkılmaz 15 dakika da bir gevşetilmeli ve kan geçişi sağlanmalıdır. Elbise kolları vs turnikeyi ötmemelidir. Hastaya turnike uygulandığı belirtilmelidir. Dikkatli olunmalıdır.

Küçük dış kanamalar: Kısa süreli basınç uygulama kolayca pıhtılaşmayı sağlar hiçbir zaman yaradaki pıhtı silinmez. Yara kirli ise su ve sabunla yıkanır. Yaranın üzerine mikropsuz sargı bezi ile baskı uygulanır. Yara kolda elde veya bacakta ise kalp seviyesinden yukarı kaldırılırsa kanama durması kolaylaşır. Yaraya herhangi bir ilaç vs. sürülmemelidir.

Büyük Dış Kanamalar: Kanama çok fazla olursa şok gelişebilir. İlkyardımın ABC si unutulmamalıdır. Kanama durdurulmaya çalışılır. Gerekirse turnike uygulanır.

Kol ve Bacak Kopmaları: Kopan kol ve bacak gibi uzuvların yerine dikilmesi mümkündür. Güdük bölümüne baskı uygulanarak kanama durdurulur. Kopan bölümler plastik bir torba içinde buz dolu bir kaba konur. Buz ile doğrudan temas engellenmelidir. Hasta hemen en yakın sağlık kuruluşuna iletilmelidir.

İç Kanmalar: Vücut boşluklarına olan kanamalardır. Karın içi, göğüs içi veya kafa içi kanamalardır. Biriken kan dışarı akmıyor olsa da damar içinden kayıp olduğundan şok gelişebilir. Büyük kemik kırıklarında önemli miktarda kan kayıpları olabilmektedir. Hasta başı aşağıda ayakları hafif yükseltilerek yatırılır. Boğazını sıkan şeyler kravat düğme vs. gevşetilir. Hasta rahatlatılmaya çalışılır. Şok önlenmeye çalışılır. Hastada başka yaralanma ve darbe olup olmadığı kontrol edilir. Bilinç kapanır ise kalp atımı ve solunum varsa koma yatışına getirilir. Üzerine battaniye örtülerek üşümesi engellenir. En yakın sağlık kuruluşuna iletilir.

Delici Göğüs Yaralanmaları: Hemen göğüsteki delik kapatılır. Göğüs içinde kanama varsa hasta sağlık kuruluşuna yarı oturur biçimde iletilmelidir.

Burun Kanamaları: Eğer kafatası kırığından kuşkulanılıyorsa burun kanamasını durdurmak için uğraşılmamalıdır. 35 yaş üzerinde burun kamalarında yüksek tansiyon akla gelmelidir. Hasta oturtulur sakinleştirilir. Başı öne eğilerek kendisine burun delikleri sıkıca tutturulur. Gerekirse buruna buz torbası uygulanabilir. 30 dakika üzerinde devam ederse sağlık kuruluşuna iletilmelidir.

Kulak Kanamaları: Kafa darbesi sonucu olursa çok önemlidir. Kanama dış kulak veya iç kulaktan olabilir. Hasta yarı oturur pozisyonda baş kanayan tarafa eğilir. Kulak ilaçsız ve mikropsuz bir sargı bezi ile sarılır.

Saçlı deri Kanamaları: Önemli miktarda kanama olur. Kafatası kırığı olabileceği unutulmamalıdır. Bilinç kaybı varsa bu ihtimal yüksektir. Doğrudan bası uygulanarak kontrol altına alınabilir. İçinde yabancı cisim varsa doğrudan bası uygulanmamalıdır. Simit sargı konulur.

Yaralar: Deriye gelen darbeler soncu kapalı doku zedelenmeleri olabilir. Bu durumda ağrı ve şişlik meydana gelebilir. Bazen morarma ve şişlik içinde kan birikebilir. Şiş olan bölgeye sıkı bandaj uygulanır soğuk uygulanır. Yalnız bandaj kan dolaşımını engelleyecek derecede sıkı olmamalıdır. Açık yaralarda tetanos riski unutulmamalıdır bu neden tetanos aşısı yapılmalıdır.

Yanıklar: 1. derece yanık: yüzeysel yanıktır, kızarıklık ve ağrı vardır. İz bırakmadan 1 haftada iyileşir. 2. Derece yanık: cilt ve cilt altı dokularda yanmıştır. Benekli kırmızı renkli kabarcık oluşumu vardır. Derideki sinir uçları da zarar görmüştür. Enfeksiyon gelişmezse 2–3 hafta da iyileşir. 3. derece yanık: Deri tamamen yanmıştır. Alttaki kas tabakasına kadar uzanır. Tehlikeli yanıklar: Vücudun %30 dan fazlasının yanması, solunum sistemini içine alan yanıklar, vücudun %10 dan fazlasında 3. derece yanık olması, yüz, el, genital bölge yanıkları, göz yanıkları, derin asit ve elektrik yanıkları, boyunda halka şeklinde yanıklar. Yanık yüzeye hiçbir şey örtülmez. Soğuk su ağrıyı azaltır. Kabarcıklar patlatılmaz yanık alanındaki kolye yüzük bilezik vs. çıkartılmalıdır. Elbiseler kesilerek çıkartılmalı sıyrılmamalıdır.

Kimyasal Yanıklar: Etken hızla uzaklaştırılmalı 10-20 dakika bol su altında tutulmalıdır. Daha sonra yumuşak sabunla yıkanır. Sönmemiş kireç su ile karşılaştığında yakıcı etki gösterir. Tozlar fırça ile alındıktan sonra bol su ile yıkanır. Elektrik yanığından şüphelenilen her hasta durumu normal olsada hastanede değerlendirilmelidir.

Sargı ve Ateller: Sargıların çok sıkı ve gevşek sarılmaması gerekir. El ve ayak parmakları dışarıda kalacak şekilde sarılmalıdır. Parmaklarda uyuşma karıncalanma morarma olduğu görülürse sargı sıkı sarılmış demektir. Sargılar mikropsuz olmalıdır. Ateller ise herhangi bir vücut bölgesini hareketsiz olarak bırakmak için kullanılan desteklerdir. Kırık bacağa sağlam bacağı kırık kola gövdeyi destek yapmakta mümkündür. Mümkünse şişme ateller kullanılmalı bunlar kırığı her yönden desteklerler. Tekrar tekrar kullanılabilirler.

Kırık çıkık ve incilmelerde ilkyardım: kemik üzerine darbe gelen yada zorlanma olan bölgelerde ağrı, şişme, kabarıklık, olağan dışı görünüm, biçim bozukluğu, eklem olmayan yerde eklem görünümü, kol veya bacağın boyunda kısalma, yarada kırık uçlarının görülmesi. O bölgede kırık olduğunu gösterir. Kırık olup olmadığını belirlemeden hasta yerinden oynatılmamalıdır. Eğer hasta kırık bölgesi hareketsiz hale getirilmeden kıpırdatılmaya çalışılırsa kırık uçları kemiğe yakın veya paralel uzana damar ve sinirlere zarar verebilir. Hasta taşınmadan önce kırık atele alınmalıdır. Kırığın ilerisindeki nabız kontrol edilmelidir. Atel kırığa yakın yerdeki eklemide hareketsiz hale getirmelidir. Açık kırıklarda kanama kontrol altına alınır. Kırık bölgesinde kopmuş kemik parçaları varsa dokunulmaz, kırık uçları uçuca getirilmeye çalışılmaz. Hastaneye nakledilirken ağızdan yiyecek verilmemelidir. Çünkü hasta ameliyat olacaksa bu nedenle gecikebilir.

Çıkıklar: Hareketle artan ağrı olur. Yapısal şekil bozukluğu olur. Hassasiyet vardır. Şilik erken dönemde olmayabilir. Hareket kısıtlılığı olabilir. Anatomik yapıyı iyi bilen kişiler tarafından oturtulması gerekir. Burkulmalarda eklem sabitleştirilir ve hastaneye iletilir.

Boyun Kırığı: Kafası üzerine düşen kafasına darbe gelen herkeste boyun kırığı akla gelmelidir. Ani frenlerde kamçı hareketi sonrasında boyun kırığı oluşabilir. Hastanın boynu boyunlukla desteklenmelidir. Hasta yerinden oynatılmamalı bu konuda eğitim görmüş personelce taşınmalıdır.

Zehirlenmeler: Kusturulur. Alınan maddenin sulandırılması için bol miktarda su veya süt verilir. Bilinç kaybı varsı havale geçiriyorsa yakıcı madde içti ise petrol ürünü içmiş ise kusturulmaz. Gaz zehirlenmelerinde hasta hemen açık havaya çıkarılmalı oksijen verilmelidir.

Böcek, Yılan Sokmaları: Yara bol su ile yıkanır. Hasta sakinleştirilir. Yara bölgesindeki şişliğin 5 er cm altından ve üstünden turnike uygulanır. Turnike venöz dolaşımı engelleyecek arteryel dolaşımı engellemeyecek şekilde sıkılmalıdır. Hastanın yürümesine izin verilmez. Isırılan extremite atele alınmalıdır. Isırılan alanda diş izleri arasında yarım santim derinliğinde kesi yapılır. Zorunlu olmadıkça ağız kullanılmadan kanama sağlanır. İlkyardımın ABC si yönünden izlenir. Yılan serumu uygulanmak üzree hastaneye iletilir.

Soğuk ve Donma: Yüzeysel soğuk çarpması: deri mumsu bir görünüm alır. Dokunmakla serttir. Ellerde küntlük hissedilir. Şişlik ve kabarcık olabilir. Hasta sıcak biryere alınır üşüyen bölge vücut ısısıyla ısıtılır. Doğrudan ısı kaynağı ile ısıtılmamalıdır. Ovmaktan masajdan kaçınılmalıdır. Derin soğuk çarpması kısmi donma: dokunmakla his alınmaz. Travmadan kaçınılmalıdır. 37.7-40,5 C arasında ısıtılır. Kabarcıkların patlatılması tehlikelidir.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Seninle tattım ben her mutluluğu
Bırakıp gidersen bil ki yaşamam
Ömrümden canımdan ne istersen al
Gülü susuz seni aşksız bırakmam

Üşüdüm diyorsan güneş olurum
Yanarım sevginle ateş olurum
Dolarım havaya nefes olurum
Gülü susuz seni aşksız bırakmam



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
kelebek isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-18-2008, 08:36 AM   #25 (permalink)
Editör
BuLuT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: May 2007
Yaş: 38
Mesajlar: 11.324
Tecrübe Puanı: 1000
Rep Puanı : 6080
Rep Derecesi : BuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond repute
Standart

İlkyardım ve Uygulamaları


İlkyardım kazaya uğrayan birini veya bir hastayı iyileştirme yönünde atılan ilk adımdır. Aşağıda ilkyardım uygulamalarında kullanılan bazı gereçlerle ilgili kısa bilger verilmiştir.
Askı : Askılar çoğunlukla yaralı kolları bilekleri ve elleri koruyup destek sağlamak için kullanılır. Göğüs yaralarında da göğsü desteklemek amacıyla kolları hareketsiz tutan askılar kullanılabilir. Kol askıları kol yaralanmalarında ve bazı göğüs yaralarında uygulanır. Doğru uygulanan bir kol askısında el dirsek hizasından biraz yukarıda olmalıdır. Bandın altı tüm parmak tırnakları görünür durumda bırakarak serçe parmağın köküne kadar uzanmalıdır.
Kol askıları aşağıdaki yöntemle uygulanır :
• Oturan hastaya askıya alınacak yaralı elini ya da ön kolunu dirsekten daha yüksekte tutması söylenir.
• Dirsek ile göğüs arasındadaki açıklığı kullanarak üçgen bandın bir ucunu dirseği iyice saracak biçimde göğüsle kol arasından geçirin.
• Kolu tutarak askının alt ucunu kolun üzerinden alın ve yaralı taraftaki köprücük kemiğinin üstündeki çukura gelecek biçimde balıkçı düğümüyle bağlayın.
• Son olarak tepe noktasını öne doğru çekip bir çengelli iğneyle askının önüne tutturun.
• Askının ve bandın kan dolaşımını engellememesine özen gösterin ve durumunu buna göre ayarlayın.
Ayrıca gerekli askı gereci bulunamadığında pratik bir askı yöntemi uygulanabilir. Mesela yaralı kol ceket düğmelenerek arasına asılabilir. Ceketin bir eteği yukarı kıvrılarak kol bunun arasın konur ve ceket eteğinin ucu göğüse çengelli iğneyle tutturulabilir. Başka bir yöntem de yaralı taraftaki elbise kolunu boşa çıkararak onunla yaralı kolu askıya almaktır.
Kanamayı önlemek sargıyı tutmak şişmeyi engellemek eklemlere destek sağlamak hareketi sınırlamak amacıyla bantlar kullanılır. Kanamayı denetim altına almak akıntıları emmek amacıyla yaraların üzerine örtülen steril koruyucu örtülere sargı adı verilir. Sargı yaparken eller çok temiz olmalı yara ve çevresi oksijenli suyla temizlenmelidir. Yara bölgesindeki toz toprak cam parçaları varsa bunlar bol suyla temizlenmeli ancak yabancı cisim bulunan yaralara sargı yapılmalı üzerine baskı yapılmadan bol miktarda katlanmış steril gazlı bez konulmalıdır. Yaralı bölge sargı bezi ile çok sıkmadan yaranın her yerini aynı ölçüde kaplayacak biçimde sarılır. Sarma işlemi bittikten sonra sargı bezini kenarı flasterle yapıştırılır.
Bir darbe sonucu ortaya çıkan şişlikleri azaltmak ağrıyı dindirmek amacıyla soğuk kompres uygulanır. Bir pamuk tampon havlu ya da benzeri bir kumaş çok soğuk suya batırıldıktan sonra bu hafifçe sıkarak şişliğin üzerine konulur. Tamponun soğukluğu azaldıkça yenisiyle değiştirilir ve uygulama beşer dakika aralıkla olarak sürdürülür. Soğuk kompres için içi buz dolu lastik torba da kullanılabilir.
__________________

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]...... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Yüzümüzün yüreğimizle beraber gülümsediği an’dır mutluluk…
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
BuLuT isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-18-2008, 08:36 AM   #26 (permalink)
Editör
BuLuT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: May 2007
Yaş: 38
Mesajlar: 11.324
Tecrübe Puanı: 1000
Rep Puanı : 6080
Rep Derecesi : BuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond repute
Standart

Hasta ve Yaralı Taşıma Yöntemleri


Bir hastayı ya da yaralıyı güvenli biçimde taşımak için çeşitli yöntemler vardır. Acil durumlarda hasta sedyesiz olarak taşınması gerektiğinde uygulanacak bazı yöntemler aşağıda anlatılmıştır.
Beşik yöntemi : Zayıf hastaların ya da çocukları taşımak için bir kolunuzu kalçanın altından geçirip öteki kolunuzla bel üstünden sırta doğru kavrayarak kucaklayın. Kendinizi iyice tartıp dengeledikten sonra yavaş ve güvenli adımlarla yürüyün.
Sürükleme yöntemi :
Yaralı ya da hasta ayağa kalkacak durumda değilse ve hemen bulunduğu yerden uzaklaştırılması gerekiyorsa kollarını göğsünün üzerinden çapraz toplayın. Sonra hastanın başucunda çömelip ellerinizi omuzların altından geçirerek ve başını da kollayarak yerde geri geri çekin.
Omuzlama yöntemi : Bilinci yerine ve yürüyebilecek durumdaki hastayı ayağa kaldırın. Yanında durarak sizden yana olan kolunu omzunuzun üzerinden boynunuza alıp elini öteki elinizle tutun. Ters taraftaki kolunuzu da hastanın beline dolayarak ve ağırılığını bir ölçüde omuzlarınıza alarak birlikte yavaş yavaş yürüyün.
Sırta alma yöntemi : Hasta ağır değilse ve sarsılmasının pek sakıncası yoksa öne geçip çömelerek iki kolunu boyununuzun iki yanıdan tutup göğsünüzün önünde kavuşturun sonra ayağa kalkıp hasta sırtınızda olduğu halde yürüyün.
Dört el oturağı : Bu yöntem bilinci yerinde ve kollarıyla tutunma yeteneği olan hasta için iki kişiyle birlikte uygulanır. Hastayı taşıyacak kişiler yüzleri birbirine dönük karşılıklı durur. Birbirlerini bileklerini çaprazlama tutarak bir oturak oluşturur. Hastaya sırtından yaklaşarak çömelinir ve hastanın bir kolunu taşıyıcılardan birini diğerini ötekinin omuzuna atarak tutunması sağlanır. Sonra ayağa kalkarak hasta kenetlenmiş ellerin üzerinde taşınır.
İki el oturağı : Hasta yaralı veya bitkin durumda ise bu yöntem uygulanır. Taşıyıcılar hastanın iki yanında çömelir. Birer kollarını hastanın kalçasıyla dizleri arasından uzatarak birbirlerini bileklerinde sıkıca tutar ve hastanın buraya oturmasını sağlarlar. Öteki kollarını da hastanın sırtından uzatarak omzunu sımsıkı kavrar ve ayağa kalkıp yavaş yavaş yürürler.
İtfaiyeci taşıması : Bu yöntem hastayı taşırken bir elin boşta kalması gerekiyorsa uygulanabilir. Çocuk veya zayıf hastalara rahatlıkla uygulanabilir. Hasta kendi kendine ayağa kalkacak durumda değilse yüzükoyun yatırıp başucunda ayakta durun. Kollarınızı hastanın koltuk altlarından geçirerek hastayı önce dizleri sonra ayakları üzerinde kaldırın. Sol elinizle hastanın sağ bileğinden tutun. Başınız hastanın uzanan sağ kolunun altında omzunuz da karnın alt tarafına gelecek şekilde eğilin ve yavaşça omuzlarınızın üzerine düşmesini sağlayın. Sağ kolunuzu hastanın bacaklarının arasına ya da bacaklarını çevresine dolayın. Hastanın ağırlığını sağ omuzunuza alarak ayağa kalkıp vücudunu iki omuzunuzun üzerine doğru çekin. Hastanın sağ bileğini sağ elinizle kavrayarak sol kolunuzu serbest bırakın.
Sandalye ile taşıma : Hasta oturacak durumda ise ve medivenli bir yere ***ürülecekse bu yöntem uygulanır. hasta sandalyeye oturduktan sonra bir kişi sandalyenin arkasıyla hastayı ikinci kişi ise sandalyeyi ön ayaklarından tutmalıdır. Sandalyenin iki yanını korkuluklu olması yararlıdır. Sandalye geriye doğru eğilerek kaldırılır.
Ecza Dolabı ve İlkyardım Malzemesi

Ecza dolabında her evde olması gereken bir sağlık gerecidir. İlaç ve ilkyardım malzemelerinin saklandığı bu dolap çocukların erişemeyeceği kuru ve serin bir yerde bulunmalıdır.
İKAZ : Hangi durumlarda hangi ilacın kullanılacağını doktor belirlemeli ve dolabınızda çeşitli hastalıklar için bulunduracağınız ilaçlar buna göre temin edilmelidir.
__________________

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]...... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Yüzümüzün yüreğimizle beraber gülümsediği an’dır mutluluk…
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
BuLuT isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-18-2008, 08:37 AM   #27 (permalink)
Editör
BuLuT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: May 2007
Yaş: 38
Mesajlar: 11.324
Tecrübe Puanı: 1000
Rep Puanı : 6080
Rep Derecesi : BuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond repute
Standart

Ecza dolabında bulunması gereken ilaçlar :• Kesik ve sıyrıklar için antibiyotikli merhem
• Yanık ve cilt tahrişleri için merhem
• Burkulma ve baş ağrısı gibi ağrılar için ağrı kesici ilaçlar
• Hazımsızlık ve yanma için antasit tablet veya şurupları
• Ateş düşürücü ilaç ve şuruplar
• Alerji için antihistaminik ilaçlar
• Zehirlenmeler için aktif kömür
• Bulantı kesici ilaçlar
• Kaşıntılar için losyonlar kortizonlu merhemler
• Vazelin
• Güneş kremi

İlk yardım malzemesi :
• Steril pamuk paketi
• Steril gaz bezi (çeşitli büyüklüklerde)
• Steril sargı bezleri
• Elastik bandaj
• Yara bandı
• Flaster
• Çengelli iğne
• Küçük bir ayna
• Cımbız
• Makas
• Termometre
• Alkol
• Amonyak
• Tendürdiyot mersol betadin gibi antiseptik çözeltiler
• Oksijenli su
__________________

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]...... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Yüzümüzün yüreğimizle beraber gülümsediği an’dır mutluluk…
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
BuLuT isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-18-2008, 08:41 AM   #28 (permalink)
Editör
BuLuT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: May 2007
Yaş: 38
Mesajlar: 11.324
Tecrübe Puanı: 1000
Rep Puanı : 6080
Rep Derecesi : BuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond repute
Standart

Havale


Küçük çocuklarda ateşli hastalıkların yol açtığı bir durumdur. Havale belirtileri çırpınma kol ve bacaklarda kasılma katılma ani ses çıkarma çığlık bazen dışkı ve idrar kaçırma ağız köpürmesidir. Çocukta solunum durması veya hırıltılı solunum olabilir. Çocuğun havale geçirmesi durumunda hemen doktora haber verilmeli çocuğun giysileri çıkarılarak serinletilmelidir. Baştan başlanarak aşağı doğru suyla ıslatmak yararlı olabilir fakat çocuğu üşütmemeye dikkat edilmelidir. Sık sık havale geçiren çocuklar hastalandığında da ateş düşürücü ilaçlar verilerek ateşin fazla yükselmemesine dikkat edilmelidir.

Hayvan Isırıkları


Kedi köpek gibi evcil hayvanlar kuduz gibi öldürücü hastalıkları taşıyabilirler. Bu nedenle ısıran hayvanın sahibinden hayvanın aşıları konusunda bilgi edinilmeli ve hayvanın davranışları incelenmelidir. Hayvanın ısırdığı yer sabunlu su ile iyice temizlenmeli hayvan salyasını yarayla temas etmemesine özen gösterilmelirdir. Yara bol su ile yıkandıktan sonra antiseptik bir madde sürülmeli kuru ve steril bir pansumanla örtülmelidir. Sahipsiz ve vahşi hayvanların ısırması durumunda kuduz olasılığı göz önüne alınarak mutlaka doktora başvurulmalı hayvan kaçmamışsa gözetim altına alınmalıdır. Kuduz şüphesi durumunda aşılar aksatılmadan uygulanmalıdır.
İnme


Beyinde kan dolaşımını azalması sonucunda bedenin bir yarısında uyuşma güçsüzlük karıncalanma bazen konuşma güçlüğü yüz kaslarında gevşeme ve ifadesizlik göz bebeklerinin çapında değişiklik çift görme baş dönmesi gibi belirtileri olan bir tablodur. İnmeye yol açan dolaşım bozukluğu bir kanamaya bir toplardamar veya atardamarın pıhtıyla tıkanmasına bağlı olabilir. belirtiler birkaç saat ya da bir iki gün içinde ilerler veya ani ve kısa sürede yerleşirler İnmenin çeşitli biçimlerinin ayırt edilmesi kesin tedavi ve sonuç açısından önem taşısa bile ilkyardım ve acil girişim önleleri aynıdır. Hasta sakin tutulmalı solunum yollarının açık olmasına dikkat edilmeli oksijen verilmeli yaşam belirtileri (solunum kalb atışı nabız) izlenmelidir. ağız yoluyla yiyecek ve içecek verilmemelidir. Bilinci açık hastanın karşısına oturulmalı göz bağlantısı kurulmalı ve hasta ile yavaş ve açık bir şekilde konuşulmalıdır.
Kalb Durması


Kalbin etkili kasılma ve kan pompalama gücünün ani olarak ortadan kalkmasına bağlı dolaşım durmasıdır. Kalp krizi elektrik çarpması zehirlenme gibi nedenlerle ortaya çıkar. Hastada ani bilinç kaybı nabız durması kalb seslerinin duyulamaması solunum durması morarma meydana gelir göz bebekleri genişlemiştir. İlkyardıma ilk 3 dakika başlanırsa sonuç alınabilir. Hastayı sert bir yere yatırarak ayaklarını 30-45 derece yukarı kaldırmaldıır. Göğüs kemiğinin alt yarısına vurulacak kuvvektli bir yumruk kalbi çalıştırabilir. Solunum yolları açık tutulur suni solunum uygulanır. Kapalı kalb masajı uygulanır.

Kalb Krizi


Kalbi besleyen koroner atardamarların daralması veyla tıkanması sonucunda beslenemeyen kalb kasının bir bölümünün ölmesidir. Hastada göğüs ağrısı sol kola boyuna veya sırta yayılan ağrı sıkıntı hissi terleme nefes darlığı bulantı gibi belirtiler olabilir. Kalp krizi geçirdiğinden şüphelenilen hasta sakinleştirilmeli acil durumda alması gereken ilaçları verilmeli ve en kısa sürede bir koroner yoğun bakım birimine gönderilmelidir.
Kalb Masajı


Kalb durmasında uygulanan kalbi yeniden çalıştırma yöntemidir. Hasta sert bir zemine yatırılır. Baş arkaya eğilir çene yukarı kaldırılır ve dilin geri kaçıp solunum yolunu tıkamamasına dikkat edilir. Her iki el göğüs kemiğinin üçte bir alt kısmına üst üste yerleştirilir. Alltaki el hiç oynatılmadan üstteki el göğüs kemiğini 3-5 cm içeri itecek şekilde kuvvetle bastırılır bir an beklenip baskı kaldırılır. Bu işle dakikada 60-70 defa ritmik olakak tekralanır. Yardımcı biri bulunursa her 4-5 kalb masajından sonra bir suni solunum için ara verilir. yardımcı yoksa 5 kalb masajına karşılık 1 suni solunum yapılır. Kalb masajına 5 saniyeden fazla ara verilmemelidir. Kalb masajı çocuklarda tek elle bebeklede ise iki parmakla yapılır.
__________________

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]...... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Yüzümüzün yüreğimizle beraber gülümsediği an’dır mutluluk…
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
BuLuT isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-18-2008, 08:41 AM   #29 (permalink)
Editör
BuLuT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: May 2007
Yaş: 38
Mesajlar: 11.324
Tecrübe Puanı: 1000
Rep Puanı : 6080
Rep Derecesi : BuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond repute
Standart

Kanamalar

Damarlarda dolaşan kanın çeşitli nedenlerle damar dışına çıkarak kaybedilmesidir. Damarların bütünlüğünü bozan kesici ve delici yaralanmalar kanamalara neden olur. Vücudun dışından gelen bu tip yaralanmalar özellikle cildin damardan zengin yerlerinde ise bol miktarda kanama görülebilir ya da derine giden bir delici yaralanma büyük damarların kesilmesine yol açarak yaşamı tehdit eden kanamaya neden olur. Yüksekten düşme trafik kazası ve patlamalar veya kronik hastalıklar gibi nedenlerle vücudun iç organlarındaki damarların hasar görmesi sonucunda vücudun iç boşluklarına (kafatası göğüs ve karın boşlukları) kanamalar olabilir. Bu kanamalara iç kanama adı erilir.
Dış kanamalar : Deride yaralanmaya yol açan zedelenmeler kafa derisi gibi bol damarlı bölgelerde daha fazla kanamaya neden olur. Kanama fazla da olsa bu tür kanamalar temizlendikten sonra sorun çıkarmadan düzelir. Orta boy ve büyük toplardamar ve atardamar kesilerinde daha önemli kanamlaar görülür. Kirli kan taşıyan toplardamarlarda kanın rengi daha koyu akım düzenli ve daha azdır. Temiz kan taşıyan atardamar kanamalarında ise kanın rengi daha açık ve kanama kısa aralıklarla fışkırır tarzdadır. Damar kesilerinde kanamayı durdurmak için damarın üzerine temiz bir bezle veya bulunamazsa elle baskı yapılmalı ve kesilen yerin üzerinden sıkı bir turnike uygulanmalıdır. Büyük damarların kesilmesine bağlı olarak uzun süre devam eden kan kaybı hastayı şoka ve ölüme ***ürebilir. Kanamayı durdurmak yaranın temizlenmesini sağlamak ilk adımlardır. Kanamanın durdurulamadığı derin yaralanmalarda hasta daha fazla kan kaybetmeden bir an önce hastaneye ***ürülmelidir.
İç kanamalar :İç kanamalar dışarıdan belli olmadığından ilkyardımı yapan kişiler ancak hastanın iç organlarındaki hasar sonucunda şiddetli ağrısının olması renginin solması soğuk soğuk terlemesi ve bilincinin kapanması gibi şok belirtilerine bakarak iç kanamayı anlayabilirler. Her türlü kırılmada kırık çevresinde bir iç kanama meydana gelir. Mesela uyluk kemiğinin kalça hizasından kırılması en azından 1 litre kan kaybına yol açan iç kanamaya neden olabilir. Dalak gibi bazı organlar bisikletten düşme otomobilin direksiyonuna çarpma gibi basit darbelerde bile patlayarak cerrahi girişim gerektiren iç kanamalara neden olabilir. Bu bakımdan kazaya uğrayan kişilerin olası iç kanama belirtileri yönünden izlenmelidir. İç kanama durumunda hastayı bir an önce hastaneye yetiştirilmelidir. Bu sırada hastanın tansiyonun daha fazla düşmesini önlemek amacıyla hastayı yatırmak ve bacaklarını yukarı kaldırmak gerekir. Kazalar dışında hemofili gibi kannı pıhtılaşmasını bozan hastalıklar ve bazı ilaçlar kronik karaciğer hastalıkları bazı kötü huylu hastalıklar vitamin noksanlıkları hastalarda kanamaya eğilimi artırabilir. Bu hastaların vücudun çeşitli deliklerinden kanama durumunda hemen doktora başvurmaları gerekir. Kadınlarda üreme sistemiyle ilgili nedenler kanamaya yol açabilir.
İdrar yollarından makattan gelen kanamalar kan tükürme ve mide kanamalarında görülen kahve telvesi gibi sindirilmiş kan içeren kusmalar mutlaka doktor müdahelesi gerektiren durumlardır.
__________________

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]...... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Yüzümüzün yüreğimizle beraber gülümsediği an’dır mutluluk…
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
BuLuT isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-18-2008, 08:42 AM   #30 (permalink)
Editör
BuLuT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: May 2007
Yaş: 38
Mesajlar: 11.324
Tecrübe Puanı: 1000
Rep Puanı : 6080
Rep Derecesi : BuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond reputeBuLuT has a reputation beyond repute
Standart

Yanıklar


Giysileri tutuşmuş olan bir kimsenin paniğe kapılarak koşmasını önleyin. Kaza kapalı bir yerde olmuşsa yanan kişinin dışarı çıkması önlenmelidir çünkü hava akımı ve kişinin hareketleri yanmayı arttracaktır. Yanan kişi hemen yere yatırılmalı su ile ıslatılmalı veya üzerine halı battaniye perde gibi alevleri oksijensiz bırakacak bir örtü atılmalıdır. Alevleri bastırmak için naylon veya kolay tutuşan kumaşlar kullanılmamalıdır. Kazazede yerde yuvarlanmamalıdır bu daha önce yanmamış yerlerin de yanmasına yol açar. Cilt ve cilt altı dokularının alev buhar sıcak su gibi etkenlerle tahrip olmasıdır. Yanık derinliği üç derece ile ifade edilir:
1. derece: Ciltte kızarıklık (güneş yanığı)
2. derece: Üst derinin tam hasarı ve içi sıvı dolu kabarcıkların oluşması.
3. derece: Ciltaltı tabakalarının ve daha derin tabakaların yanması.
Yanıklar ve haşlanmalar evde ve işyerlerinde sık görülen olaylardır. Özellikele çocuk ve yaşlılarda büyük ve derin yanıklar ölümle sonlanabilir. Yanık deri vücuttan sıvı kaybına neden olduğundan ve infeksiyon tehlikesi nedeniyle titiz bir şekilde bakılmalıdır. Doku hasarını önlemek ağrıyı ve şişmeyi azaltmak için yanıkları hemen soğutmak gerekir. Soğutmada en etkili yöntem yayan bölgeyi soğuk suyla yıkamaktır. küçük yanıklar yerinde tedavi edilebilir ancak bebek ve yaşlılardaki yanıklar ayrıca göz yüz boyun el ayak ve apışarası yanıkları özel tedavi gerektirir. Buharlar kimyasal maddeler tahriş edici gazlar ve elektrik çarpmasıyla oluşan yanıklar da hastanede tedavi gerektirir. Bu kişilerde kimyasal maddeler ve duman solunum yoluyla akciğerlere de zarar vermiş olabilir.
Yanıklarda ilkyardım olarak yapılması gerekenler


• Yanmış deriyi 10 dakika süreyle basınçsız akan soğuk suyun altına tutun. Ağrı dinmezse daha uzun süre soğuk suya daldırın.
• Yanan alan şişmeye başlamadan önce buradaki yüzük saat kemer ayakkabı gibi sıkı eşyaları yavaşça çıkarın.
• Yanan bölgedeki yanmış veya yanıcı maddeye bulaşmış giysileri soğumaya başladıktan sonra yavaşça veya mümkünse keserek ciltten uzaklaştırın. Yanığa yapı:mış olan şeyleri çıkarmaya çalışmayın.
• Bu alanı steril bir bezle veya yanıklar için özel olarak hazırlanmış sargılarla kapatın. Yapışkan sargılar kullanmayın.
• Yüz yanıkları için steril bir bezden maske yapın. Burun ağız ve gözler için delikler açın.
• Çok yanmış kol ve bacakları kımıldamayacak duruma getirin.
• Hastanı bilinci yerindeyse sıvı kaybını karşılamak için sık sık su içirin.
• Yanıklara losyon veya yağlı maddeler sürmeyin.
• Kabarcıkları patlatmayın ve yanık alana herhangi bir müdahelede bulunmayın.
• Tedavi için bir sağlık merkezine başvurun.
__________________

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]...... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Yüzümüzün yüreğimizle beraber gülümsediği an’dır mutluluk…
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
BuLuT isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Etiketler
bilgileri, Çeşitleri, ilk yardım, ilk yardım çantaları, ilk yardım çantas, sargı çeşitleri, sargı türleri, ı ve malzemeleri

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yardım Melankoli Hikayeler ve Masallar 0 01-21-2009 10:37 PM
yardım !!! helppp!!! ruyaaa_m öss meslek rehberi 15 07-31-2008 02:52 AM
yardım alucardTR Oyun istek bölümü 1 07-30-2008 04:12 PM
Çok acil yardım! dmnfn Ödev Istek Bölümü 6 04-30-2008 01:12 PM
yardım omur_yozgat Oyunlar Haberleri, crack ve yamaları 2 07-17-2007 09:19 AM


New To Site? Need Help?

Tüm Zamanlar GMT Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:57 AM.


Site Ekle Web Hosting Sevgili Ara