![]() |
|
|
#41 (permalink) |
|
Tecrübe Puanı: 1000
Rep Puanı : 6080
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
GENİTAL SİĞİLLER ( KONDULOM )
OP.DR.ERDAL KALCI RANDEVU İÇİN TIKLAYIN Genital Siğil Nedir ? HPV virüsünün genital mukozada oluşturduğu lezyonlara "genital siğil" denir. Vajina, penis, vulva veya anüs çevresinde ortaya çıkan birkaç milimetre çapında, kırmızımsı veya kahverengimsi kabarıklıklar şeklinde görülürler. Oldukça sık görülen bir enfeksiyondur. HPV virüsü ile karşılaştıktan sonra genital siğillerin görülmesi bazen birkaç ayı, bazende yılları bulur. En çok cinsel temas yoluyla bulaşır ancak cinsel temas olmadan da bulaşması mümkündür. Genital siğil anogenital kanserlere, özellikle serviks kanserine sebep olabilir. Üstteki resimde anüs ( makat ) bölgesini tutmuş genital siğil ( kondulom - warts ) yumağı görülmekte. Genital Siğillerin Tanısı Nasıl Konulur? Genital siğilin teşhisi ancak lezyonun görülmesi ile konulur. Gerekirse lezyondan biyopsi yapılabilir. Ancak genellikle tanı deneyimli bir ürolog için muayeneden başka bir metod kullanmasını gerektirmez. Kolaylıkla tanınabilir. Yandaki resimde penis üzerinde HPV virüsü ile oluşmuş bir çok genital siğil ( warts ) görülmektedir. Genital Siğiller Kadınlarda Neden Önemli ? Genital siğiller erkeklerde de kansere neden olabilirlersede özellikle kadınlarda daha fazla olasılıkla kötü huylu bir tümöre, (kansere ) dönüşebilirler. Özellikle serviks (rahim boynu) kanserlerinin %90'nın nedeni HPV lerin oluşturduğu genital siğillerdir. Bu nedenle kendisinde veya eşinde genital siğil olan bütün kadınların yıllık kontrol olmaları gerekir. Çünkü zamanında ve tam tedavi edilmeyen genital siğiller anüs, vulva, vajina kanserine dönüşebilir. Yandaki resimde vulva ve vageni tutmuş genital siğiller görülmekte. Genital Siğiller Nasıl Tedavi Edilir? Tedavide genellikle büyük siğiller cerrahi olarak, küçükler ise virüslere etkili ilaçların lokal olarak siğilin üzerine sürülmesi ile tedavi edilirler. Kullanılan ilaçlar üstteki deriyi içindeki HPV virüsüyle birlikte ortadan kaldıran, kurutan ilaçlardır. Ayrıca immünmodülatörler, interferonlar veya antimetabolitlerde genital siğillerde kullanılabilmektedir. Cerrahi yöntemler ; Kriyoterapi: Siğili dondurarak tedavi eder. Özellikle penisteki ve vulvadaki lezyonlar için bu tedaviye iyi yanıt verirler. Ancak ağrı ve ödem gelişebilir. Elektrokoter: Siğili elektrik enerjisiyle yakarak tedavi eder. Büyük lezyonlar bu işelemle cerrahi olarak çıkarılıp kalan doku gene koterle yakılabilir veya ilaç uygulanabilir. Korunma : HPV cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan şüpheli ilişkilerde mutlaka prezervatif kullanılmalıdır. Ancak HPV'nin bulaştırıcılığı o kadar yüksektir ki, şüpheli ilişkilerde prezervatif bile koruyamayabilmektedir. Cinsel temas esnasında erkek genital bölgesinin prezervatifle korunmayan kısımlarından kadına ya da tam tersi kadından erkeğe HPV bulaşabilir. Hamilelerde Genital Siğillerin Önemi : Bebek doğum sırasında doğum kanalından geçerken annenin genital siğilindeki HPV ile enfekte olabilir ve bebeğin ses tellerinin bulunduğu bölgede papillomlar (ufak kitleler) oluşabilir. Ayrıca genital siğiller aşırı büyükse doğum kanalının tıkanmasına neden olur ve vajinal yolla normal doğum gerçekleşemeyebilir.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]...... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Yüzümüzün yüreğimizle beraber gülümsediği an’dır mutluluk… [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
|
|
|
#42 (permalink) |
![]() |
Böbreklerin görevleri nelerdir?
Normal zamanlarda doğan sağlıklı bebeklerin böbrekleri ve idrar yolları gelişimlerini tamamlamıştır ve görevlerini eksiksiz olarak yerine getirebilir. Ancak nadiren, bazı bebeklerin böbrekleri anne karnında hiç gelişmeyebilir veya küçük ya da yapısı bozuk olarak kalabilir. Böyle bir bebek, böbrekleri çalışmasa bile doğuma kadar yaşayabilir, çünkü vücudunda biriken artık maddeler anne kanı ile temizlenir. Ancak, iki böbreği de olmayan veya böbrekleri ileri derecede yapı bozukluğu nedeniyle hiç iş görmeyen bir bebeğin doğumdan sonra hayatını normal olarak sürdürmesi mümkün değildir; başka organları sağlamsa diyalize bağlı olarak yaşayabilir. Buna karşılık, bir böbreği tamamen sağlıklı, diğer böbreği ise iş görmeyen bir yenidoğan normal olarak yaşar. Bu durum, çoğu defa yaşamın daha sonraki dönemlerinde de hayati bir sorun yaratmaz. İdrar yollarının gelişimi sırasında üreterin üst (böbrek havuzundan çıkış yerinde) veya alt (idrar kesesine giriş yerinde) ucunda darlık ortaya çıkabilir. Darlık, sadece sağ veya sol tarafta olabileceği gibi iki taraflı da olabilir. Bu darlıkların bir kısmını ameliyatla düzeltmek gerekir. Bazı darlıklar ise hafif derecelidir ve böbreğin çalışmasını bozmaz; dolayısıyla da ameliyat gerektirmez. Bazen, erkek bebeklerin mesaneden sonraki idrar borularında (üretra) doğuştan bir perde bulunabilir. Böyle bir perde idrar akımını engeller. Bu bebekler idrarlarını fışkırtamazlar, damla damla yaparlar. Sonuçta, idrar kesesinde ve hatta üreterler ve böbrek havuzunda idrar birikir, basınç artar ve böbreklerin çalışması bozulabilir. Bu bebeklere en kısa zamanda müdahele edilerek peredenin ortadan kaldırılması gerekir. Başa dön top Anne karnındaki bebeklerde böbrek ve idrar yolu hastalıklarını teşhis edebilir miyiz? Evet! Günümüzde kullanılan modern ultrasonografi cihazları ile gebeliğin üçüncü ayından itibaren anne karnındaki bebeğin böbreklerinde ve idrar yollarındaki şekil bozuklukları görülebilmektedir. Ultrasonografi incelemesi ile, böbrek dokusunun normal gelişip gelişmediği izlenebilir ve idrar yollarındaki darlıklara veya 'perde' ye ait belirtiler saptanabilir. Böylece, bu bebekleri, doğumdan sonra henüz hastalık bulguları ortaya çıkmadan ve hatta bazı özel durumlarda daha anne karnındayken tedavi etmek mümkün olmaktadır. İdrar yollarının yapısal bozuklukları dışında, kalıtsal (ailevi) bazı böbrek hastalıkları da, henüz hiç belirti yokken, genetik incelemelerle anne karnında teşhis edilebilir. Başa dön top İdrar yolu iltihabı nedir? Böbreklerin ve idrar yollarının iltihaplanması çocuklarda sık olarak rastlanılan bir durumdur. Bu hastalıkta, mikroplar genellikle idrar yollarının alt ucundan vücuda girer ve idrar kesesi içinde çoğalır. İltihaplanma, idrar kesesinde sınırlı kalabilir veya bazı durumlarda böbreklere kadar da yayılabilir. İdrar kesesi iltihaplarında sık sık idrar yapma, idrar yaparken yanma ve ağrı, idrar kaçırma, bazen kanamalı idrar ve hafif ateş gibi belirtiler ortaya çıkar. Böbrekler de iltihaplanırsa çoğu defa ateş daha yüksek olur, böğür ağrısı da gözlenebilir. Böbreklerin sık sık iltihaplanması, sonunda böbrek yetersizliğine yol açar. Bunu önlemek için idrar yolu iltihaplarının zamanında teşhis ve tedavi edilmesi gerekir. Zamanında teşhis, çocuklarda hafif de olsa idrar yapma şikayetlerinin ciddiye alınması ile mümkündür. İdrar yolu iltihabı, idrar yolları tamamen normal yapıda olan çocuklarda da ortaya çıkabilir. Ancak, böbreklerde veya idrar borularında kist, taş, darlık gibi bozukluklar varsa ya da idrarın geri tepmesi söz konusu ise iltihaplanma riski artar. Bu nedenle, idrar yolu iltihabı geçiren çocukların altta yatabilecek hastalıklar yönünden mutlaka araştırılması gerekir. Bazı durumlarda, iltihaplanmaya yol açan bozukluk ameliyatla ortadan kaldırılabilir. Başa dön top İdrarın geri tepmesi ne demektir? İdrar böbreklerden aşağıya doğru akar ve idrar kesesinde birikir. Normal koşullarda, idrar kesesinden yukarıya, yani böbreklere doğru idrar geçişi olmaz. Bazı çocuklarda, idrar borusunun keseye girdiği yerde doğuştan bir gevşeklik veya idrar kesesinin boşalmasında güçlük (örneğin, üretrada perde nedeniyle) olabilir. Her iki durumda da, kesede biriken idrar geriye, böbreklere doğru kaçar. İşte buna idrarın geri tepmesi denir. İdrarın geri tepmesi mikropların böbreklere kolayca ulaşmasına ve iltihaplanmaya yol açar. Bunun önlenmesi için uzun süreli antibiyotik tedavisi, bazen de ameliyat gerekebilir. Başa dön top Nefrit nasıl bir hastalıktır? Nefrit, normalde vücudumuzun savunma sisteminde görev yapan bazı madde ve hücrelerin böbrek dokusunda birikmesi sonucunda ortaya çıkar. Başlıca iki çeşit nefrit vardır: I. Kısa süreli (akut) nefrit II. Süregen (kronik veya müzmin) nefrit Akut nefrit, çocuklarda sık rastlanılan bir hastalıktır. Bademcik ve cilt iltihaplarından sonra görülür. Kanlı idrar ve göz kapaklarında, yüzde ve bacaklarda şişlik ile kendini belli eder. Tansiyon yükselmesi ve geçici böbrek yetersizliği ortaya çıkabilir. Hastalık, genellikle 1-2 hafta içinde düzelir ve çoğu defa böbreklerde kalıcı hasar bırakmaz. Kronik nefritler, bazen hiç belirti göstermeden sinsi bir şekilde başlar; bazı hastalarda ise kanlı idrar ve vücutta şişlik görülebilir. Hastalık yıllarca sürebilir. Başa dön top Nefrotik sendrom nedir? Nefrotik sendrom, idrarda protein kaybı ve vücutta şişmeyle seyreden bir hastalıktır. Çoğu defa kortizon ilacı ile tedavi edilebilir. Ancak tedavi kesildikten sonra tekrarlayabilir. Bu hastalık çocukluk çağında sık sık tekrarlarsa bile, hasta erişkin yaşa ulaştıktan sonra çoğu defa böbrekte hasar bırakmadan tamamen iyileşir. Kortizon ile iyileşmenin nefrotik sendrom çeşitleri de vardır. Bunlarda başka tedavi yöntemleri denenir. Başa dön top Çocuklarda kronik böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir mi? Ne yazık ki, evet! Doğuştan olan böbrek idrar yolu hastalıklarında, kronik nefritler sonucunda veya böbrek iltihaplarının tekrarlanması ile çocukların böbrekleri de iş göremez hale gelebilir. Bu durum çok ilerlerse 'son dönem böbrek yetersizliği' adını verdiğimiz tablo ortaya çıkar; zararlı maddeler, tuzlar ve su vücutta birikerek hayatı tehdit eder. Hastalığın bu safhasında diyaliz tedavisi veya böbrek nakli yapılması gerekir. Başa dön top Çocuklara da diyaliz ve böbrek nakli yapılabilir mi? Evet. Günümüzdeki teknik gelişmeler, diyaliz veya böbrek naklinin çocuklara da uygulanabilmesine olanak sağlamıştır. Diyaliz tedavisi iki şekilde yapılabilir. I. Makine ile diyaliz (hemodiyaliz) II. Karın zarından diyaliz (periton diyalizi) Hemodiyaliz için, hastanın haftada 2-3 defa 3-4 saat süreyle hastanede makineye bağlanması gerekir. Bu sırada büyük damarlara iğne ile girilerek vücut dışına çekilen kan filtrelerden geçirilerek temizlenir. Periton diyalizi ise evde anne-babanın yardımıyla ya da büyük çocukların kendileri tarafından uygulanan bir yöntemdir. Hastanın karın boşluğuna yerleştirilen bir borudan sıvı alıp verilerek yapılır. Periton diyalizi hastaneden uzakta bir yaşam imkanı sağladığı ve damar girişimi gerektirmediği için çocuklara daha uygun bir diyaliz yöntemidir. Son dönem böbrek yetersizlikli çocuklar için en iyi tedavi şekli böbrek naklidir. Günümüzde küçük çocuklara, hatta süt çocuklarına da böbrek nakli yapmak mümkündür. Başa dön top Çocukları böbrek hastalıklarından korumak mümkün müdür? Hem evet, hem de hayır! Çocuklarda görülen böbrek hastalıklarının bir kısmını alacağımız tedbirlerle tamamen önlemek mümkün olabilir. Örneğin genel sağlık önlemleri ile toplumda bademcik iltihaplarını azaltarak akut nefritin ortaya çıkmasını engelleyebiliriz. Doğuştan yapı bozukluklarını, kronik nefritleri veya nefrotik sendromu tamamen önlemek mümkün değildir. Ancak bu durumlarda erken tanı ile hastalık tedavi edilebilir veya hiç değilse ilerlemesi durdurulabilir. Örneğin, gebelik sırasında düzenli ultrasonografi kontrolü yapılırsa, idrar yollarının şekil bozuklukları bebek daha anne karnındayken tanınarak doğumdan hemen sonra gerekli önlemler alınabilir. İdrar yolu iltihaplarının ihmal edilmeden tedavi edilmesi ile de bunların tekrarlaması ve böbreklere zarar vermesi önlenebilir. Başa dön top Çocuklarda böbrek hastalıklarının belirtileri nelerdir? Bu belirtileri şöyle sıralayabiliriz: - Kırmızı - kahverengi idrar - Göz kapaklarında, yüzde ve bacaklarda şişlik - Karın ağrısı, böğür ağrısı - İdrar yanması - Sık sık idrara çıkma - Tuvalete yetişememe ve idrar kaçırma - İdrarı fışkırtamama ve damla damla idrar yapma - Ateş - Çok su içip, çok idrar çıkma - İdrar miktarının aniden azalması - İştahsızlık - Tekrarlayan kusmalar - Kilo alımının ve büyümenin duraklaması - Halsizlik - Solukluk Böbrek ve idrar yolu hastalıklarında, yukarıda sayılan belirtilerden biri veya birkaçı ortaya çıkabilir. Bazen belirtiler çok hafif olabilir ve çocuğu fazla rahatsız etmez. KÜÇÜK BELİRTİLERİ DİKKATE ALMAK ERKEN TANI YÖNÜNDEN ÇOK ÖNEMLİDİR! İdrar yolu iltihabı nedir? Böbreklerin ve idrar yollarının iltihaplanması çocuklarda sık olarak rastlanılan bir durumdur. Bu hastalıkta, mikroplar genellikle idrar yollarının alt ucundan vücuda girer ve idrar kesesi içinde çoğalır. İltihaplanma, idrar kesesinde sınırlı kalabilir veya bazı durumlarda böbreklere kadar da yayılabilir. İdrar kesesi iltihaplarında sık sık idrar yapma, idrar yaparken yanma ve ağrı, idrar kaçırma, bazen kanamalı idrar ve hafif ateş gibi belirtiler ortaya çıkar. Böbrekler de iltihaplanırsa çoğu defa ateş daha yüksek olur, böğür ağrısı da gözlenebilir. Böbreklerin sık sık iltihaplanması, sonunda böbrek yetersizliğine yol açar. Bunu önlemek için idrar yolu iltihaplarının zamanında teşhis ve tedavi edilmesi gerekir. Zamanında teşhis, çocuklarda hafif de olsa idrar yapma şikayetlerinin ciddiye alınması ile mümkündür. İdrar yolu iltihabı, idrar yolları tamamen normal yapıda olan çocuklarda da ortaya çıkabilir. Ancak, böbreklerde veya idrar borularında kist, taş, darlık gibi bozukluklar varsa ya da idrarın geri tepmesi söz konusu ise iltihaplanma riski artar. Bu nedenle, idrar yolu iltihabı geçiren çocukların altta yatabilecek hastalıklar yönünden mutlaka araştırılması gerekir. Bazı durumlarda, iltihaplanmaya yol açan bozukluk ameliyatla ortadan kaldırılabilir.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Seninle tattım ben her mutluluğu Bırakıp gidersen bil ki yaşamam Ömrümden canımdan ne istersen al Gülü susuz seni aşksız bırakmam Üşüdüm diyorsan güneş olurum Yanarım sevginle ateş olurum Dolarım havaya nefes olurum Gülü susuz seni aşksız bırakmam [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
|
|
|
#43 (permalink) |
![]() |
Vazektomi (erkeğe uygulanan cerrahi sterilizasyon) erkekte sperm hücrelerinin testislerden depolandıkları bölgelere geçişinin cerrahi yöntemlerle kalıcı olarak bozulması işlemidir.
Bu işlem sonrasında ejakülasyon esnasında boşalan sıvının dış görünüşünde hiç bir değişiklik olmaz, ancak sıvıda sperm hücreleri olmadığından gebelik oluşmaz. Bu yöntemle sperm “kanallarında” ciddi hasar oluştuğundan tüplerin eski haline getirilmesi çok zordur. Erkek üreme sisteminin ana organı olan testislerin temel görevi gebelik için gerekli olan spermlerin üretilmesidir. Üretilen spermler vas deferens adı verilen kanallar tarafından taşınarak penis ucuna açılan ürethraya kadar ulaşır. Bu yolculuk sırasında prostat bezinden salgılanan sıvı içine karışarak orgazm sırasında penis dışına atılır. Orgazm sırasında erkekten boşalan sıvı testisler tarafından değil prostat bezi tarafından üretilir. Spermin üretim yeri olan testislerden üretraya kadar taşınmasının önünde bulunan bir engel menide hiç sperm bulunmaması yani azospermi ile sonuçlanır. Obstrüktif yani tıkanma nedenli azospermi olarak adlandırılan bu durum erkek kısırlığının nedenlerinden birisidir ve tedavisi cerrahi olarak sperm aramayı takiben mikroenjeksiyondur. Bu tıkanıklığın istenmeyen gebelikleri engellemek amacıyla bilinçli olarak cerrahi yöntemler ile yapılması ise vazektomi olarak adlandırılır. Erkekte tüplerin bağlanması olarak tanımlanan bu işlem geri dönüşümsüz bir doğum kontrol yöntemi olarak kabul edilir. Kimler için uygundur? Günümüzde her yıl sadece Amerika Birleşik Devletlerinde yarım milyondan fazla erkek istenmeyen gebeliklerden korunmak için vazektomiyi tercih etmektedir. Tüm dünyada ise bugüne kadar yapılan toplam vazektomi sayısının 30 milyonun üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Vazektominin önünde tıbbi bir engel olmamakla birlikte bazı bireyler bu işlem için daha uygun adaylardır. * Ailesini tamamlamış, diğer doğum kontrol yöntemlerini gözden geçirmiş ve daha uygun bir yönteme karar verememiş çiftler * Düzenli ve stabil bir ilişkisi olan ve kadın yaşının doğurganlığın sonlarına yaklaştığı çiftler * İleride çocuk sahibi olmak istemediğinden emin olan orta yaşlı bekar/dul erkekler * İstenmeyen gebeliklerden korunmada sorumluluk almak isteyen erkekler İleride çocuk sahibi olma konusunda kesin kararını verememiş veya evliliği konusunda şüpheleri olan ve olası bir boşanma ve yeniden evlenme durumunda tekrar çocuk sahibi olma olasılığı olan erkekler diğer doğum kontrol yöntemlerinden birini tercih etmelidir. Avantajları Kalıcı ve ömür boyu süren bir doğum kontrol yöntemi olması en önemli avantajıdır. Ayrıca hamilelik korkusu olmadığından cinsellik daha keyifli ve verimli yaşanabilir. İşlem sırasında bağlanan vas deferenslerin meni sıvısı üretimi ile hiçbir ilgisi olmadığından işlem sonrası erkeğin meni miktarı ve görünüşünde hiçbir değişiklik olmaz. Sperm ve hormon üretimi değişikliğe uğramadan devam ettiğinden cinsel istek, güç ve aktivitede herhangi bir değişiklik ortaya çıkmaz. Üretilen spermler vücut tarafından emilerek yok edilir. Dezavantajları Kalıcı bir yöntemdir. İleride yeniden çocuk sahibi olmak istendiğinde kanalların ameliyat ile yeniden açılması her zaman başarılı olmayabilir. Bu gibi durumlarda cerrahi sperm arama ve mikroenjeksiyon uygulanması gerekir. Etkinliği Vazektominin etkinliği teorik olarak %100 olmakla birlikte teorikte bu oran biraz daha düşüktür. Sperm hücresinin üretilmesi ile meniden dışarı atılması yaklaşık 72 gün alır. Bu nedenle vazektomi sonrası koruyuculuk hemen başlamaz. Koruyuculuğun tam olduğu yani menide sperm sayısının sıfıra düştüğü arka arkaya yapılan 2 sperm analizinde gösterilmelidir. İlk sperm tetkiki için genelde 16-18 hafta içinde 20 defa boşalma olması beklenmelidir. Çok nadir olarak spermin menide sıfırlanması daha yavaş olabilir ve 3-4 yıl kadar gerektirebilir. Bazı çok nadir durumlarda ise bağlanan ve kesilen kanallar yeniden birleşebilir ve üretilen sperm menide görülebilir. Vezektomi işlemi lokal anestezi altında ve muayenehane şartlarında üroloji uzmanları tarafından yapılır. Oldukça kolay ve güvenli bir işlemdir. Testisler erkek vücudu dışında skrotum adı verilen torbaların içinde bulunur. Lokal anestezi yapılmasını takiben skrotum derisi üzerinde küçük bir kesi yapılarak vas deferensler bulunur, cilt dışına alınıp bağlandıktan sonra kısa bir parça kesilir ve kalan uçlar koter ile yakılarak tahrip edilir. İşlem yaklaşık 30 dakika sürer ve hastanede yatmayı ya da istirahati gerektirmez. Takip eden dönemde ağızdan ağrıkesici almayı gerektirecek şiddette ağrı olabilir. Riskler ve Komplikasyonlar Her cerrahi işlemde olduğu gibi vazektomi de bir takım komplikasyonların görülme riski vardır: Alerjik reaksiyon: Kullanılan anestezik ajana karşı alerji ve bunun sonucunda geçici bir kaşıntı olabilir. Kanama: İşlem sonrası kanama ve ödem olabilir. Skrotum mor ve şiş görünebilir. Bu durum geçici olup 4-5 gün içinde kendiliğinden kaybolur. Orşialji (kronik ağrı): Nadiren işlem sonrası biriken sıvı ve sperme bağlı olarak testislerde ağrı olabilir. Bu durum 6 ay içinde kendiliğinden kaybolur Hematom: Skrotum içine olan kanama durmaz ise kan pıhtılaşarak bir kitle oluşturabilir. Nadiren bu hematomun ikinci bir cerrahi işlem ile boşaltılması gerekebilir. Enfeksiyon: Nadiren antibiyotik tedavisi gerektiren enfeksiyonlar gelişebilir. Ağrı: İlk 24 saatten sonra ağrı kesici almayı gerektirecek şiddette ağrı nadiren görülür Cinsel isteksizlik ve güçlük: Çok nadiren görülen bu durum fiziksel değil psikolojiktir.Geçmişte vazektomi sonrası prostat kanseri görülme riskinde hafif bir artış olabileceği ileri sürülürken en son yapılan çalışmalar vazektomi ile prostat kanseri arasında bir ilişki olmadığını göstermektedir . Uyarılar İleride çocuk isteği oluşması ihtimalini çok iyi gözden geçirin. Eşinizin de mutlaka onayını alın. Operasyon sonrasında koruyuculuk hemen başlamaz. Sperm incelemesinde azospermi oluşana kadar dek bir korunma yöntemi uygulamak gerekir. Vazektomi sonrasında yeniden çocuk sahibi olma arzusunun ortaya çıkması: Bu zor bir durumdur. İleri derecede hasar görmüş kanalları tekrar geçirgen hale getirme operasyonları başarı oranları değişen operasyonlardır. Başarı sağlanamazsa ve çocuk arzusu devam ederse testisten aspirasyon yoluyla sperm toplama yöntemlerine başvurmak gerekebilir.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Seninle tattım ben her mutluluğu Bırakıp gidersen bil ki yaşamam Ömrümden canımdan ne istersen al Gülü susuz seni aşksız bırakmam Üşüdüm diyorsan güneş olurum Yanarım sevginle ateş olurum Dolarım havaya nefes olurum Gülü susuz seni aşksız bırakmam [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bogulma Nedir?CPR Nedir Nasil ögrenilir | forumsitem | TIP | 1 | 06-27-2009 08:39 PM |
| Üroloji hakkında sık sorulan sorular | BuLuT | Karaciğer,dalak,böbrek ve kan hastalıkları | 0 | 01-21-2009 10:24 AM |
| Müzik Nedir? Müzik Estetiği Nedir? | kelebek | Müzik aletleri | 2 | 12-05-2008 11:35 AM |
| Tıbbi Dökümentasyon Nedir ve Önemi Nedir? | BuLuT | TIP | 0 | 11-06-2008 06:12 AM |
| IRC Nedir?, MIRC Nedir? Detaylı Açıklama.. | ismail | IRC hakkinda hersey | 1 | 04-29-2008 12:37 PM |
| New To Site? | Need Help? |