Morfinin Tarihçesi - ForumSitem.Net

TIP Temel Tıp Bilimleri dersleri ile Temel Tıp dersleri


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12-01-2009, 09:00 PM   #1 (permalink)
kelebek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 18.942
Tecrübe Puanı: 28
Rep Puanı : 7030
Rep Derecesi : kelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished roadkelebek is on a distinguished road
kelebek - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Morfinin Tarihçesi

Morfin çok etkili bir opiat ağrı kesici ilaç etken maddesidir, opioidlerin tipik aktif maddesidir ve bu grubun prototipidir. Ham afyonda %10-12 oranında mevcuttur.

Tarihçesi

1650'de Boyle, İzmir'den getirdiği ham afyonu alkollü potasyum hidroksit (KOH) ile muamele ederek kristal yapılı bir karışım elde etmiş fakat bunun yapısını aydınlatamamıştır. 1803 yılında Deraswe afyondan billurî bir madde izole ederek buna afyon tuzu ismini vermiştir. 1804'te Seguin tarafından afyonun terkibi analiz edilerek bulunmuştur. 1817 yılında da Sertürner isimli eczacı maddeye morfin adını vermiş ve ilk önce kendi üzerinde denemiştir. 1831'de Liebig ilk elementel analizini yaptı (C17H19O3N). 1925'te Robinson ve Gullend tarafından yapısı tam olarak aydınlatılmış sentezi ise ancak 1952 yılında Gates ve Tschudi tarafından yapılmıştır. Yirmi yedi basamaklı bir reaksiyondan oluşan sentez yapının doğruluğunu kanıtlamıştır. Ancak çok uzun olması nedeniyle ticarî bir öneme sahip olmamıştır.

Fiziksel ve kimyasal özellikleri

Morfin, morfinan halka sistemine sahiptir. Yapısında bir fenol bir de alkol hidroksili ihtiva eder. Bir veya üç mol su ile beraber kristallenir. 110 °C'de kristal suyunu kaybeder ve 230 °C'de erir. Renksiz kristal haldedir. Soğuk suda 1/5000, sıcak suda 1/500, soğuk alkolde %3,5, sıcak alkolde ise %8 oranında çözünür. Morfinin yapısındaki 5,6,9,13 ve 14 numaralı karbonlar asimetriktir. Doğal olarak elde edilen morfin optikçe aktiftir ve polarize ışığı sola çevirir. Mutlak alkoldeki %1'lik çözeltisinin çevirme açısı; [α]D = -134,9o'dir.

Farmakolojik özellikleri

Diğer opiatlar gibi, örneğin eroin, morfin direkt merkezi sinir sistemine etkir ve analjezik etki ortaya çıkar. Eczacılıkta klorhidratı veya sülfatı halinde ağrı dindirici olarak kullanılır. Genellikle %1'lik çözeltisi halinde kullanılır. Cilt altına 10-20 mg enjekte edildiğinde ağrı duygusunu hemen kaldırır. Morfin ağızdan alınırsa etkisi tam olmaz. Çünkü mide ve barsakta tam absorbe olmaz. İyi bir ağrı kesicidir. Ancak bağımlılık yapma sakıncası vardır. Mecbur kalınmadıkça kullanılmaz.

* 10 mg / ml 'lik ampul formu için;

Kullanım Şekli

Damar, cilt altı ve kasa verilir. Ortalama 10 mg verilir. Pediyatrik doz 10 mg'ı (0.1-0.2 mg/kg) geçmemelidir.

Endikasyonları

Şiddetli kronik ağrılar ve/veya diğer analjeziklere dirençli kanser ağrılarında kullanılır.

Kontrendikasyonları

Bu grup ilaçlar, solunum sistemi depresyonu, obstrüktif solunum yolu hastalıkları veya solunum ile ilintili hastalıkları (astım gibi) olan vakalarda uygulanmamalıdır. İlaç bağımlılığı olan veya bu yönde eğilimi olan vakalarda uygulanmaz. Etken maddeye ve diğer narkotik analjeziklere aşırı duyarlılığı olduğu bilinen vakalarda kontrendikedir. Prostat büyümelerinde kullanılmaz, tam blok oluşturabileceği için mesane duvarı yırtılmalarına sebeb olabilir. Epilepsilerde, kafa içi basıncının yüksek olduğu durumlarda, böbrek üstü bezi disfonksiyonlarında kullanılmamalıdır. Akut karaciğer yetmezliği veya karaciğerde işlev kaybıyla birlikte olan vakalarda, hamilelerde, emzirenlerde, bebeklerde ve pre-operatif yatıştırıcı olarak uygulanmaz.

Uyarılar

Morfin narkotik bir ilaçtır ve tekrarlayan uygulamalarda fiziksel bağımlılık, psişik bağımlılık ve tolerans gelişir. Uzun süreli kullanımlardan sonra ilacın aniden kesilmesi yoksunluk sendromuna neden olur. Yaşlı hastalarda, hepatik ve/veya renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda, hipotiroidizmde veya surrenal yetmezlikte, şokta, uretroprostatik hastalık nedeniyle üriner retansiyon riski olan hastalarda dikkatle kullanılmalı, gerekirse dozaj azaltılmalıdır. Morfin, plasenta bariyerini hızla aşar. Doğumun 2. safhasında (serviks dilatasyonu 4-5 cm) veya prematüre doğumlarda, yenidoğan infantta sekonder respiratuvar depresyon riskinden dolayı kullanılmamalıdır. Anne morfin bağımlısıysa, yenidoğan infantta konvülziyonlar, irritabilite, koma, letaliteyle seyredebilen yokluk sendromuna neden olabilir. Yan etki ortaya çıkması halinde veya kullanan vakanın hamile olduğunun anlaşılması gibi durumlarda ilaç derhal kesilmelidir. Diğer bütün narkotik analjeziklerde olduğu gibi yaşlılarda, böbrek ve kronik karaciğer yetmezliği vakalarında doz azaltılarak verilmelidir. Paralitik ileus şüphesi olan vakalarda uygulanmamalıdır veya tedavi sırasında paralitik ileus oluştuğundan şüphelenirse derhal tedavi kesilmeli ve gerekli destekleyici tedbirler alınmalıdır. Sedatif etkisi nedeniyle araba kullanma veya beceri isteyen makine kullanma yeteneğinde önemli azalmalara yol açabilir. Bunun yanısıra alkol veya diğer santral sinir sistemi depresanı özelliklere sahip ilaçlarla birlikte uygulama bu depresan etkisinin şiddetlenmesine yol açar.

Yan etkileri

Önerilen dozlarda en sık görülen yan etkiler bulantı, konstipasyon ve bazen da kusmadır. Bu durum ilaç kesilmesini genellikle gerektirmez ve tedavinin devamında azalarak kaybolabilir. Ancak gerekmesi halinde bir antiemetik kullanımında sakınca yoktur. Oluşabilecek diğer yan etkiler: Sedasyon veya eksitasyon (özellikle yaşlı hastalarda, delirium ve halüsinasyonların oluştuğu hastalarda), intrakraniyal basınç artışı (ki, bu da serebral yakınmaları alevlendirebilir), safra kanalında basınç artışı, üretral stenoz veya prostatik adenoma olgularında üriner retansiyon. Terapötik dozlarda hafif respiratuvar depresyon şiddetli ve fatal olabilir. Yoksunluk sendromunda şu belirtiler görülebilir: Esneme, midriyazis, lakrimasyon, burun akıntısı, burun çekme, kas kontraksiyonları, baş ağrısı, asteni, terleme, anksiyete, irritabilite, uykusuzluk, ajitasyon, iştahsızlık, bulantı, kusma, kilo kaybı, diyare, dehidratasyon, kollarda-bacaklarda ağrı, abdominal ve müsküler kramp, taşikardi, hızlı solunum, hipertermi ve hipertansiyon. Ayrıca yorgunluk, depresyon hali veya çevreye ilgisizlik, kabızlık (bu durumda sürekli lifli gıdalar verilmeli veya laksatifler uygulanabilir), sindirim sisteminde kramplar, öksürük refleksinde kesilme, safra akımında azalma ve bununla ilintili sindirim sistemi şikayetleri, bradikardi, baş dönmesi, hipotansiyon ortaya çıkabilmektedir. Miyozis, libido azalması, kaşıntı ile birlikte deri döküntüleri ortaya çıkabilir.

İlaç etkileşimleri

MAO inhibitörleriyle tedaviye ara verdikten sonra en az 15 gün içinde narkotik analjezikler kullanılmamalıdır. Pethidinle birlikte kullanım sonucu ciddi veya fatal olaylar gözlenmiştir. Bu tür reaksiyonların diğer santral analjeziklerle oluşup oluşmadığı bilinmemektedir. SSS depresanları ve trisiklik antidepresanlar morfinle birlikte kullanıldıklarında morfinin etkisini ve aşırı dozaj riskini artırırlar.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Seninle tattım ben her mutluluğu
Bırakıp gidersen bil ki yaşamam
Ömrümden canımdan ne istersen al
Gülü susuz seni aşksız bırakmam

Üşüdüm diyorsan güneş olurum
Yanarım sevginle ateş olurum
Dolarım havaya nefes olurum
Gülü susuz seni aşksız bırakmam



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
kelebek isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Etiketler
kullanım şekli, morfin nedir, tarihçesi, Özellikleri

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Biyolojinin Tarihçesi ruyaaa_m Silinmiş Konular 4 12-03-2008 07:22 AM
Kimyanın Tarihçesi ruyaaa_m Kimya 3 12-01-2008 12:01 PM
Fiziğin Tarihçesi kelebek Fizik 1 11-27-2008 12:02 PM
Biyolojinin Tarihçesi kelebek Biyoloji Dersi 1 11-20-2008 12:55 PM
Dansın Tarihçesi kelebek Dans 0 03-05-2008 12:41 PM


New To Site? Need Help?

Tüm Zamanlar GMT Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:05 PM.


Site Ekle Web Hosting Sevgili Ara