![]() |
| Türkçe ve Dil Bilgisi TÜRKÇE DİL BİLGİSİ VE KOMPOZİSYON BİLGİLERİ, Türkçe Hakkında, Türkçe dilbilgisi, Türkçe dil, CÜmle Tanimi Ve İlgİlİ Konulari, Atasözleri Ve Deyimler, zamir, fiil, özne, yüklem, isim tamlamaları, Düz Yazi Türleri, Şiir Çeşitleri, Dize, Beyit, Vezin, Ölçütler, Redif, Kafiyeler, sözcük, hece sıfat |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Dil ve Ses : Dil, seslerden oluşan bir işaretler dizgesi olup duygu, düşünce ve istekleri aktarmaya yarayan araçtır.
Türkçe’nin Sesleri : Kulağın duyabildiği titreşimler ses olarak adlandırılırken seslerin yazıdaki hallerine harf denir. Türkçe’nin yazı dilinde 29 harf vardır. Bu harfler, ses özellikleri yönünden ünlü ve ünsüz harfler olmak üzere iki grupta incelenir. Ünlüler (sesliler) : Ses yolunda herhangi bir engele uğramadan çıkan seslerdir. Ünlüler tek başlarına söylenebilen, tek başlarına hece ya da sözcük olabilen seslerdir. Türkçe’de bütün ünlüler aynı değerdedir. Uzun ya da kısa ünlü olmaz. Bu nedenle içinde uzun ünlü bulunan sözcükler Türkçe olamaz. Ünlüler, kalın-ince, düz yuvarlak, geniş-dar olma özelliklerine göre aşağıdaki şemada olduğu biçimde gruplandırılır. Düz Yuvarlak Büyük Ünlü Uyumu : Ünlü harflerin, kalınlık-incelik yönünden uyumudur. İlk hece Diğer heceler a,ı,o,u a,ı,o,u e,i,ö,ü e,i,ö,ü Örnek : Uyan Kalın ağaç İnce çiçek Uymayan Domates vücut Sürahi insan Büyük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar : ü Büyük ünlü uyumuna uymayan çok az Türkçe sözcük vardır. Örnek : ana (anne), alma (elma), kangı (hangi), karındaş (kardeş) ü Büyük ünlü uymuna aykırı sözcükler genellikle yabancı kökenlidir. Örnek : Silah, gazete, mevcut, insan ü Sözcüklere eklenen ekler de genellikle bu kurala uyar Ancak Türkçe’deki altı ek büyük ünlü uyumuna uymaz. Örnek : akıl-lı, çimen-ler, çocuk-da, eviniz-de, yürü-yor, bakar-ken, akşam-ki, sabah-leyin, yeşil-imtrak, turunç-gil ü Bileşik sözcüklerde büyük ünlü uyumu aranmaz. Örnek : Atakule, Kadıköy Küçük Ünlü Uyumu : Bir sözcükteki ünlülerin düzlük-yuvarlaklık yönünden uyumudur. Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde düz ünlülerden (a,e,ı,i) biri bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlülerde düz olur. İlk hece Diğer heceler a,e,ı,i a,e,ı,i Örnek : bilge, ıslak, azgın, incirler Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde yuvarlak ünlülerden (o,ö,u,ü) biri bulunursa ikinci ve diğer hecelerde ya düz-geniş (a,e) ya da dar-yuvarlak (u,ü) ünlüler yer alır. İlk hece Diğer heceler o,ö,u,ü a,e,u,ü Örnek : oduncu, gülümsemek, kömürlük, öğrenci Küçük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar : ü Dilimizde “o,ö” yuvarlak ünlüleri yalnızca ilk hecede kullanılabilir. Örnek : Uymayanlar : doktor, motor, otobüs Uyanlar : üzüm, kömür, soba ü Yuvarlak ünlülerden biriyle başlayarak bir hecede “a,e” düz ünlülerine geçen bir sözcük, düz ünlüden sonra düz ünlü gelir kuralına göre “ı,i” düz ünlülerine de geçebilir. Örnek : böy-le-si-ni, oy-ma-cı-lık ü Türkçe sözcüklerin öncelikle büyük ünlü uyumuna uyması gerekir. Büyük ünlü uyumuna uymadığı halde küçük ünlü uyumuna uyan sözcükler Türkçe sözcük olmaz. Örnek : misafir, tasvir, kalem ü Büyük ünlü uyumuna uymayan “-ki” eki, yuvarlaşarak küçük ünlü uyumuna uyar. Örnek : dünkü, bugünkü UYARI : İki heceli olup orta hecelerinde “b,m,v” ünsüzleri bulunan kimi Türkçe sözcükler, bu ünsüzlerin yuvarlaklaştırıcı etkisiyle küçük ünlü uyumuna aykırı düşer. Örnek: Yağmur, çamur, kabuk, tavuk, kavun Ünsüzler (Sessizler) : Tek başlarına söylenemeyen, ancak bir ünlünün yardımıyla söylenebilen seslere ünsüz denir. Türkçe’de 21 ünsüz vardır.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Seninle tattım ben her mutluluğu Bırakıp gidersen bil ki yaşamam Ömrümden canımdan ne istersen al Gülü susuz seni aşksız bırakmam Üşüdüm diyorsan güneş olurum Yanarım sevginle ateş olurum Dolarım havaya nefes olurum Gülü susuz seni aşksız bırakmam [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
Ünsüz Harflerin Özellikleri :
Türkçe’de normalden kalın ya da ince okunan bir ünsüz yoktur. Örnek : rüzgar, kagir, lazım Yansımaların dışında Türkçe sözcüklerin başında “c,ğ,l,m,n,r,z” ünsüzleri bulunmaz. Türkçe sözcüklerde “j,f” ünsüzleri hiç kullanılmaz. Örnek : fare, jambon, jilet Türkçe sözcükler iki ünsüzle başlamaz. Örnek : krem, spor, tren, plak, trafik Bileşik sözcükler ve özel isimler dışında Türkçe sözcüklerde “n-b” sesleri yanyana gelmez. Örnek : İstanbul, Safranbolu, Sonbahar, Ambar, Kumbara, Perşembe Ünsüzler çıkarılırken ses tellerinde titreşimli olmalarına karşın, kimi ünsüzlerin çıkışında titreşim olmadığı görülür. Bu açıdan değerlendirildiğinde ünsüzler, sert ve yumuşak ünsüzler olmak üzere iki grupta incelenir. Ünsüz Benzeşmesi Kuralı : Sert ünsüzlerin (f,s,t,k,ç,ş,h,p) biriyşe biten sözcüklere c,d,g yumuşak ünsüzlerinden biriyle başlayan bir ek getirildiğinde, bu eklerin başındaki C, Ç ‘ye D,T’ ye G,K’ ye dönüşür. Ünsüz sertleşmesi kuralına aykırı yazımlar yazım yanlışı yaratır. Örnek : Giriş-gen girişken Dost-dur dosttur Arap-ca Arapça 1) Ünsüz sertleşmesi, özel adlara ve sayılara getirilen eklere de uygulanır. Örnek:Yanlış Değişim Doğru Sinop’da “d”,”t” ‘ye Sinop’ta Mehmet-cik “c”,”ç” ‘ye Mehmetçik 1970 ‘den “d”,”t” ‘ye 1970′ten 1923 ‘de “d”,”t” ‘ye 1923 ‘te Örnek : Beklediğimiz otobüs Ulus’dan kalkıp, Kızılay’dan geçecek. Bu saatte oraya çoktan varmışdır. 2) Sözcük biçiminde olan de / da bağlacı, ünsüz sertleşmesi kuralından etkilenerek, te / ta biçiminde yazılmaz. Örnek : Yanlış Doğru Hiç te hiç de Olup ta olup da 3) Ünsüzlerin benzeşmesi kuralına aykırı olan bazı ekler vardır. Örnek : Yanlış Doğru Üç - ken üç - gen Çocuk - çağız çocuk - cağız Ünsüz Yumuşaması (Değişimi) Kuralı : Bir sözcük p,ç,t,k sert ünsüzlerinden biriyle biterken, bu sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde, sert ünsüzler yumuşayarak; p,b ‘ye - ç,c ‘ye - k,ğ ‘ye - t,d ‘ye dönüşür. Örnek : Balık balığın Kitap kitaba Ağaç ağacı Kağıt kağıdı Ünsüz Yumuşamasıyla İlgili Kurallar : 1) Kimi Türkçe ve Türkçe’ye girmiş sözcüklerde yumuşama görülmez. Örnek : Konut konutun (Türkçe) hilafet hilafeti (Yabancı) Taşıt taşıta (Türkçe) barikat barikatın (Yabancı) 2) Tek heceli sözcüklerde de genellikle yumuşama olmaz. Örnek : saç saçım Kaç kaça 3) Özel adların sonuna gelen p,ç,t,k set ünsüzleri yalnızca okunurken yumuşatılır. Bu yumuşama yazımda gösterilmez. Örnek : Okunuş Yazılış Ayvalığ’a Ayvalık’a Ahmed’in Ahmet’in
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Seninle tattım ben her mutluluğu Bırakıp gidersen bil ki yaşamam Ömrümden canımdan ne istersen al Gülü susuz seni aşksız bırakmam Üşüdüm diyorsan güneş olurum Yanarım sevginle ateş olurum Dolarım havaya nefes olurum Gülü susuz seni aşksız bırakmam [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() |
Ses Düşmesi : Kimi sözcüklerin çekimlenişinde veya türeyişinde, bir sesin düştüğü görülür.
a) Ünlü Düşmesi : İki heceli olan kimi sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerinde bulunan ünlüyü düşürürler. Buna orta hece düşmesi de denir. Omuz um omzum oğul u oğlu Kahır ol kahrol seyir et seyret Ayır ıntı ayrıntı sıyır ık sıyrık Yalın ız yalnız yanıl ış yanlış b) Ünsüz Düşmesi : Bazı sözcükler, çeşitli etkilerle birleşirken sözcüğün sonundaki ünsüz harf düşebilir. Bu olaya ünsüz düşmesi adı verilir. Yumuşak cık yumuşacık sıcak cık sıcacık Yüksek l yüksel küçük l küçül Rast gelmek rasgelmek ast teğmen asteğmen Bazı bileşik sözcüklerin oluşumunda bir hece veya ses düşmesi meydana gelir. Ses Türemesi : Sözcükler kimi eklerle birleşirken zaman zaman araya başka yeni sesler girer. Türkçe’de ses türemesi olayına fazla rastlanmaz. Ses türemesi yaratan başıca durumlar; a)Ünlüyle biten sözcüklere, ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde, Türkçe sözcüklerde iki ünlü yan yana gelemeyeceği için bu ünlülerin arasına “y,ş,s,n” ünsüzlerinden uygun olan biri gelir. Bu ses türemesine kaynaştırma da denir. Örnek : Oku-y-an okuyan Baba-s-ı babası Yedi-ş-er yedişer Elma-n-ın elmanın b) Yardımcı eylemle yapılan bileşik eylemlerde ad soylu sözcükte ses türemesi görülür. Örnek : his etmek hissetmek Red etmek reddetmek Bu sözcüklere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde sözcüklerde aynı türeme ortaya çıkar. Örnek : Af-ı affı Had-i haddi c) Kimi sözcükler pekiştirilirken ses türemesi meydana gelir. Örnek : Yalnız yap-a-yalnız Sağlam sap-a-sağlam Dar-a-cık daracık Bir-i-cik biricik Ses Daralması : “a,e” geniş ünlüsüyle biten sözcüklere “-yor” şimdiki zaman eki getirildiğinde, bu geniş ünlüler daralıp değişerek “ı,i,u,ü” olur. Örnek : bekle-yor bekliyor Oyna-yor oynuyor “-ma,-me” olumsuzluk ekleri de “-yor” ekiyle birleştiğinde daralarak “-mı, -mi, -mu, -mü” olur. Örnek : gelme-yor gelmiyor Bakma-yor bakmıyor Ulama : Ünsüz harfle biten sözcüğün son ünsüz harfinin kendisinden sonra gelen ve ünlü harfle başlayan sözcüğün ilk hecesiyle birleştirilerek okunmasıdır. Örnek : Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Seninle tattım ben her mutluluğu Bırakıp gidersen bil ki yaşamam Ömrümden canımdan ne istersen al Gülü susuz seni aşksız bırakmam Üşüdüm diyorsan güneş olurum Yanarım sevginle ateş olurum Dolarım havaya nefes olurum Gülü susuz seni aşksız bırakmam [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Tecrübe Puanı: 19
Rep Puanı : 11070
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ses Bilgisi
ÜNLÜ DARALMASI Sözcüklerin sonlarında bulunan geniş ünlüler (a, e) özellikle “-yor” ekinin darlaştırıcı özelliğinden dolayı daralarak, ı, i, u, ü dar ünlülerine dönüşür. Buna ünlü daralması denir. bekl-e-yor > bekl-i-yor kalm-a-yor > kalm-ı-yor özl-e-yor > özl-ü-yor soll-a-yor > soll-u-yor örneklerinde bu daralma görülmektedir. “-yor” ekin den başka bir ekin ya da sesin darlaştırma özelliği yoktur. Ancak tek heceli olan “de- , ye-” fiilleri, kendinden sonra gelen “y” sesinden dolayı darlaşabilir. de - yor > di - yor de - yerek > di - yerek de - yen > di - yen Ancak bazen darlaşma olmayabilir. de - y - ince > de - y - ince KAYNAŞTIRMA HARFLERİ (KORUYUCU ÜNSÜZLER) Türkçe kurallara göre bir sözcükte iki ünlü yan yana gelmez. Araya kaynaştırma harfi girer. Türkçe’de dört tane kaynaştırma harfi vardır: ş, s, n, y. Bunların her birinin özel kullanım yerleri vardır. ş kaynaştırma harfi: * Üleştirme sayı sıfatlarında kullanılır. Örnek: İki-ş-er, altı-ş-ar, yedi-ş-er s kaynaştırma harfi: * Üçüncü tekil şahıs iyelik ekinden önce kullanılır. Daha çok isim tamlamalarında tamlanan görevindeki sözcükte görülür. Örnek: Çocuğun oda-s-ı, Balığın koku-s-u Not: Ancak “su” ve “ne” kelimeleri bu kurala uymaz. Örnek: Yemeğin su-y-u yok. , Çocuğun ne-y-i kaybolmuş. örneklerinde olduğu gibi... n kaynaştırma harfi: * Zamirlerden sonra ek geldiğinde kullanılır. Örnek: O-n-a haber verin. , Bu-n-u biliyoruz. * İyelik eklerinden sonra hal eki gelirse kullanılır. Örnek: Çocuğun kitabı-n-ı almışlar. , Fakirin evi-n-i yıkmışlar. * İlgi eklerinden önce kullanılır. Örnek: Soba-n-ın kapağı düşmüş. , Sene-n-in sonu geldi. , Kasaba-n-ın sıcağı çok bunaltıcı. y kaynaştırma harfi: Yukarıdaki kuralların dışında olan her yerde “y” kaynaştırma harfi kullanılır. Örnek: Oda-y-a girdim. , Üşü-y-erek uyandım. , Ağla-y-anı tanıyorum. Not: Kaynaştırma harfleri aslında iki ünlü arasında kullanılır. Ancak bazen iki ünlü arasına gelmediği halde de kullanıldığı olur. Özellikle “ile, idi, imiş, ise” gibi sözcükler ünlüyle biten bir sözcüğe eklendiğinde baştaki “i” ünlüsü düşer ve yerine “y” kaynaştırma harfi gelir. Örnek: silgi > silgiyle, soba > sobayla, hasta > hastaydı, kısa > kısaymış, bitti > bittiyse Örneklerinde görüldüğü gibi “y” kaynaştırma harfi iki ünlü arasında değildir. Bu durum “n” kaynaştırma harfinde de görülebilir. Zamirlerden sonra hal eki geldiğinde gerekmese de bu harf bulunur. Örneğin; “Ondan bunu hiç beklemezdim.” cümlesinde altı çizili sözcükte “n” kaynaştırma harfi iki ünlü arasında değildir. ULAMA Sessizle biten sözcükten sonra sesliyle başlayan bir sözcük gelirse, iki sözcük birbirine bağlanarak okunur. Buna ulama denir. Örnek: Bakkaldan ekmek aldım. cümlesinde iki yerde ulama yapılmıştır. Sözcükler arasında herhangi bir noktalama işareti varsa ulama yapılmaz. SES DÜŞMESİ Sözcüğün aslında bulunduğu halde, ek geldiğinde bazı sesler düşebilir. Bu düşme hem ünlülerde hem ünsüzlerde görülür. Ünlü Düşmesi Sözcüğün aslında bulunan bir ünlünün düşmesidir. Örnek: “Yapraklar daha şimdiden sarardı.” cümlesinde sözcüğün aslı “sarı”dır; “-ar-” eki geldiğinde sözcüğün sonundaki “ı” düşmüştür. Ünlü düşmesinin en yaygın kullanımı ise “Hece düşmesi” adıyla anılan kuraldır. Buna göre, sözcüğün son hecesinde bulunan dar ünlüler, ünlüyle başlayan bir ek sözcüğe eklendiğinde düşer. Bu özellik bazı organ isimlerinde, Arapçadan dilimize geçen bazı sözcüklerde, bazı Türkçe fiillerde görülür. sabır - ı > sabrı akıl - ı > aklı burun - u > burnu gönül - üm > gönlüm Örneğin; “Kahvaltıya hazırlanın.” cümlesinde altı çizili söz “kahve altı” sözlerinin birleşmesinden oluşmuş, bu sırada “kahve” sözündeki “e” düşmüştür. Ünsüz Düşmesi Sözcüğün aslında bulunan ünsüzün, ek geldiğinde düşmesidir. küçük - cük > küçücük büyük - cek > büyücek örneklerinde sözcüklerin sonlarında bulunan “k” ünsüzlerinin düştüğü görülüyor. SES TÜREMESİ Sözcüğün aslında olmadığı halde, ek geldiğinde ortaya çıkan seslerdir. genç - cik > gencecik bir - cik > biricik az - cık > azıcık örneklerinde ünlü türemesi görülmektedir. Buna benzer bazı sözcükler de vardır. Bunlar “öpücük, gülücük” gibi fiilden türeyen sözcüklerdir. Ancak “-cik”" eki isim soylu sözcüklerden yeni sözcükler türetebilir. Fiilden türeyen bu sözcüklerin “öpüşcük, gülüş - cük” gibi sözcüklerden “ş” sesinin düşmesiyle oluştuğunu söylemek daha mantıklı olacaktır. Dolayısıyla bir ünlü türemesinin olduğunu söylemek bu sözcükler için pek doğru olmaz. Not: Bazen sözcüklerde ünsüz de türeyebilir. Arapçadan dilimize geçen his, af, zan gibi sözcükler ek ya da yardımcı fiil aldıklarında, sonlarındaki sessizler çiftleşir. his - etmek > hissetmek af - etmek > affetmek zan - etmek > zannetmek örneklerinde bu görülüyor. Burada aslında bir ses türemesinden çok sözcüğün Arapçadaki aslında bulunan şeklinin ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Ancak sözcükler Türkçe kurallara göre incelendiğinden, bu, türeme olarak alınagelmiştir. Büyük ve Küçük Ünlü Uyumları Her dilde olduğu gibi, dilimizde de sesler ünlü ve ünsüz olmak üzere iki grupta incelenir. Bir sözcükte ünlüler arasında olduğu gibi ünsüzler arasında da bazı özellikler, hatta ünlülerle ünsüzler arasında bazı özellikler vardır. Bunları belli başlıklar altında inceleyelim. BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU Türkçe’de sekiz ünlü vardır. Bunlardan a, ı, o, u kalın, e, i, ö, ü incedir. Bir sözcükte kalın ünlülerden sonra kalın, ince ünlülerden sonra ince ünlülerin gelmesi kuralına büyük ünlü uyumu denir. Örneğin; “öğretmen” sözcüğü, bütün ünlüleri ince olduğu için kurala uyar, “asker” sözcüğü “a” kalın “e” ince ünlü olduğundan kurala uymaz. Üniversite sınavlarında bununla ilgili bir soru bugüne dek sorulmamıştır. KÜÇÜK ÜNLÜ UYUMU Bir sözcükte düz ünlüden sonra düz, yuvarlak ünlüden sonra düz - geniş veya dar - yuvarlak ünlülerin gelmesi kuralıdır. Özetle bu kurala göre; a, ı, e, i ünlüleri birbirinden sonra gelebilir. o, ö, u, ü ünlülerinden sonra ise u, ü, a, e gelebilir. Bundan da soru çıkmadığından üzerinde fazla durmuyoruz. ÜNSÜZ BENZEŞMESİ Dilimizde ünsüzler sert ve yumuşak olmak üzere iki gruba ayrılır. Sert ünlüler “ç, f, t, h, s, k, p, ş” ünsüzleridir. Bunun dışında kalanlar ise yumuşak ünsüzlerdir. Bir sözcük sert bir ünsüzle bitiyor ve o sözcüğe ünsüzle başlayan bir ek geliyorsa, ekin başındaki ünsüz sertleşir. Buna ünsüz benzeşmesi denir. Elbette bu benzeşme sert ve yumuşak şekli olan seslerde söz konusudur. Bu özelliği dört seste görüyoruz; p - b, ç - c , t - d, ğ - g Şimdi bu kuralı örneklendirelim: “Kitap” sözcüğünün sonundaki “p” sesi serttir. Bu sözcüğe biz “-de” hal ekini getirirsek “kitapda” sözü oluşur. Bu durumda ekin başındaki “d” sesi yumuşak olduğundan sözcükte ünsüz benzeşmesine aykırı bir durum görülür. Kurala uyulması için, “d” sesi sertleşmelidir. Bunun serti ise, yukarıda göstermiştik, “t” dir. Dolayısıyla sözcük, “kitapta” olacaktır. okul-dan > okuldan av-cı > avcı ağaç-dan > ağaçtan ocak-cı > ocakçı Yukarıdaki sözcüklerde eklerin sözcüğe nasıl uyduğu görülüyor. Birinci gruptaki sözcüklerde ek, yumuşak ünsüzle biten sözcüklere geldiğinde değişmemiş, ancak ikinci gruptaki sert ünsüzlere geldiği zaman sertleşmiştir. Bu durum sadece çekim eklerinde değil yapım eklerinde de geçerlidir. Ekler sayılara geldiğinde de aynı durum geçerlidir. Sayının sesleri nasılsa ek de öyle olmalıdır. Örnek: 11'de, 8'den, 5'te, 3'ten Özel isimlerde de aynı kural geçerlidir. Örnek: Samsun’dan, Emin’de, Sinop’tan, Yunus’ta ÜNSÜZ YUMUŞAMASI İki ünlü arasında kalan sert ünsüzler yumuşar. Buna “ünsüz değişimi” denir. Elbette bu özellik, ancak yukarıda da söylediğimiz sert ve yumuşak şekli bulunan seslerde geçerlidir. Bunlar p, ç, t, k sert sessizleridir. Örneğin; “ağaç” sözcüğüne -i hal ekini getirsek, sözcüğün sonundaki “ç” sert sessizi yumuşayarak “c” olur; yani “ağacı” şeklinde yazılır. Örnek: dolap - a > dolaba, çekiç - e > çekice, kanat - ı > kanadı, yemek - e > yemeğe Yukarıdaki örneklerde sert sessizlerin yumuşadığı görülüyor. Ancak bu kural her sözcükte geçerli değil. Örneğin; “Davranışları, doğruluğunun kanıtıdır.” cümlesinde altı çizili sözdeki “t” sert ünsüzü iki ünlü arasında kaldığı halde yumuşamamıştır. Hangi sözcükte bu yumuşamanın olacağı hangisinde olmayacağı, belli bir kurala bağlanamaz. Hatta tek heceli sözcüklerin çoğunda olmazken, bazılarında olabilir. Bunu sözcüğün günlük kullanımlarını dikkate alarak anlayabilirsiniz. Örnek: tek - i > teki, çok - u > çoğu görüldüğü gibi birincide değişim olmadığı halde ikincide olmuştur. Dilimize Arapçadan geçen ve son hecesindeki ünlünün uzun okunduğu kelimelerde ünsüz değişimi yapılmaz. Örnek: “Sınavda hukuku seçecekmiş.” cümlesindeki altı çizili söz buna örnektir. Bazı sözcüklerde ise ses iki ünlü arasında kalmamasına rağmen yumuşar. Örnek: kalp - i > kalbi, art - ı > ardı, renk - i > rengi, harç - ı > harcı Görüldüğü gibi iki ünlü arasında kalmadığı halde “p, ç, t, k” sert ünsüzleri yumuşamıştır. Bazı sözcüklerde ise bu seslerin yumuşamadığı görülür. Örneğin; “Sonunda işler sarpa sardı.” cümlesinde altı çizili sözcükte yumuşama olmamıştır. Örneğin; “Zonguldak’a yerleştiklerini duydum.” cümlesinde altı çizili sözdeki “k” sert sessizi yumuşamamış ancak biz onu okurken “Zonguldağa” diye okumalıyız.
__________________
Bilgi ve paylasimin guclu adresi. |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
|
Ses Bilgisi (Ses Olayları)
Kelimelerde zamana ve sahaya bağlı olarak sürekli değişmelerin, gelişmelerin olması dilin canlılığının bir göstergesidir. Dil durağan değil, dinamik bir yapıya sahiptir. Dilin söz varlığını oluşturan kelimelerdeki sesler, heceleri ve kelimeleri oluştururken tarihî süreç içerisinde düşerler, yer değiştirirler, türerler, başka seslere benzerler. İşte bütün bunlar, ses bilgisi başlığı altında incelenir. Dilde ses olayları, çeşitli sebeplerden kaynaklanır. Bunlardan başlıcaları aşağıda özetlenmiştir: Ses olaylarının sebepleri A) Dilin ses özellikleri: Türkçede kelime sonunda b, c, d, g sesleri olmadığı için Arapça kitâb kelimesi Türkçeye kitap şeklinde geçmiştir. Uzun ünlü olmadığı için de â ünlüsü kısalarak normal a’ya dönüşmüştür. B) Başka seslerin etkisi: Bazı sesler, yanlarındaki diğer seslere etki ederek onları kendilerine benzetirler, değiştirirler. Meselâ, anbar kelimesindeki b sesi, yanındaki n’ye etki ederek onu, kendisi gibi dudak ünsüzü olan (m) yapmıştır. Böylece kelime, ambar şekline dönüşmüştür. Yaşıl kelimesinin yeşil’e dönüşmesinin sebebi, y ve ş seslerinin inceltici etkisidir. C) Vurgu: Türkçede orta hece vurgusu genellikle zayıf olduğu için bu hecedeki ünlüler bazen daralır bazen de düşerler: Tasarıla> tasarla, besileme> besleme, yalınız > yalnız vb. gibi. D) Zayıf sesler: ğ, h, ı, l, n, r, y, z sesleri zayıf sesler olduğu için bazı ses olaylarına sebep olurlar: ağabey > âbi, hastahane > hastane, pek iyi > peki, bir daha> bi daha, soğan> soan, uğur> uur, ınanmak > inanmak. E) Söyleyiş güçlüğü ve kakofoni: Bazı seslerin yan yana gelmesi söyleyiş güçlüğüne veya kakofoniye sebep olur. Bu durumda bazı ses olayları olur: büyükcek > büyücek, küçükçük > küçücük, ufakcık > ufacık. Ses olaylarının sebebini, dildeki en az emek yasasına bağlamak mümkündür. 1. Ses Türemesi Ünlü türemesi ve ünsüz türemesi şeklinde görülür: a) Ünlü türemesi Genellikle, alınma kelimelerde görülen bu ses olayına Türkçe kelimelerde de rastlamak mümkündür. Ünlü türemesi kelimenin başında, ortasında veya sonunda olabilir: station > istasyon, scala > iskele, limon > ilimon, Recep>İrecep; tren > tiren, kral > kıral, spor > sipor; akl > akıl, ömr > ömür; bircik > biricik, giderkene. b) Ünsüz türemesi İki şekilde görülür. Birincisinde, ünlüyle biten kelimeye ünlüyle başlayan bir ek getirileceği zaman bu iki ünlü arasında yardımcı bir ünsüz ( y, n) türer: bilgi-y-e, Ali-y-i, sevdi – y – di, soru – y - u; bu-n-u, şu-n-u, evi-n-e. İkincisi, -daha çok ağızlarda- ünlüyle başlayan kelimelerin başında y, h ünsüzlerinin türemesi şeklinde görülür: avlu>havlu, ayva>hayva, elbet>helbet, ücra>hücra, örümcek>hörümcek; ıldız>yıldız, ırak>yırak, inmek>yinmek. 2. Ünsüz ikizleşmesi Kelime içinde bir ünsüzün iki defa söylenerek ikizleşmesi olayıdır. Daha çok ağızlarda görülür: yeddi, sekkiz, dokkuz, eşşek; bilemedim> bilemmedim, sakız>sakkız; anne (<ana), elli (50) (<elig). Ünsüz ikizleşmesi, ünsüz türemesinin özel bir türü olarak da değerlendirilebilir. 3. Ses düşmesi Kelimedeki bir veya birkaç sesin, dilin ses özelliklerinden kaynaklanan sebeplerle düşmesi olayıdır. Kaybolan sesin kelimedeki yerine göre ve kaybolma şekline göre aşağıdaki şekillerde incelenirler: a) Ön ses düşmesi: ısı+cak > sıcak. b) Orta hece ünlüsünün düşmesi Orta hecenin vurgusuz olması sebebiyle, özellikle ğ, r, y, z zayıf ünsüzlerinin yanındaki ünlünün düşmesi olayıdır: ağızı > ağzı, boyunum> boynum, buradan > burdan, buyuruk > buyruk, dirilik > dirlik, gazete > gazte, kıvırım > kıvrım, oğulu > oğlu, satılık > satlık, yalınız > yalnız, yanılış > yanlış. c) Ünsüz düşmesi Seslerin birleşmesi sırasında söyleyiş güçlüğü veya zayıf sesler (g, h, n, l, r, y, z) sebebiyle bir ünsüzün düşmesi olayıdır: küçük+çük > küçücük, ufak+rak > ufarak; kağan > kaan, soğan > soan, soğuk > souk, uğur > uur; yapurgak > yaprak; çift > çif, bir daha> bi daha, geliyor > geliyo. ç) Hece düşmesi Peş peşe gelen ve sesleri birbirine benzeyen hecelerden birinin düşmesidir: alıyor (<ala yorır), başlayım (<başlayayım), budur (<bu durur), pazartesi (<pazar ertesi), söyleyim (<söyleyeyim). d) Tekleşme Genellikle alınma kelimelerdeki aynı cinsten ve yan yana bulunan iki ünsüzden birinin dilin ses özelliğine uyarak düşmesidir:Edebiyyat > edebiyat, hammâl > hamal, kemmiyyet > kemiyet, medeniyyet >medeniyet. e) Ünlü birleşmesi İlki ünlüyle biten, ikincisi ünlüyle başlayan ve her zaman birlikte kullanılan birleşik kelimelerde, peş peşe gelen ünlülerin kaynaşarak bir ünlü hâline gelmesiyle ortaya çıkan ses olayıdır: bulamaç (<bulama+aş), cumartesi (<cuma+ertesi), Delorman (<Deli orman), kahvaltı (<kahve+altı), nasıl (<ne+asıl) niçin (<ne+için). f) Hece kaynaşması ğ, h, y zayıf ünsüzleri bazen iki ünlü arasında eriyerek kaybolur, kalan iki ünlü kaynaşarak tek ünlü olur. Dolayısıyla bir hece eksilmiş olur: âb (< ağabey), ayol (< ay oğul), eczâne (< eczâhâne), eyvallah (< eyi vallah), pastane (< pastahâne), peki (< pek iyi). 4. Yer değiştirme (göçüşme) Kelimedeki iki ünsüzün yer değiştirmesi şeklinde ortaya çıkan ve ağızlarda çok görülen bir ses olayıdır: gibi-bigi, cereyan-ceyran, çömlek-çölmek, ekşi-eşki, gömlek-gölmek, ileri-ireli, kibrit-kirbit, kirpi-kipri, kirpik-kiprik, köprü-körpü, lânet-nalet, memleket-melmeket, Meryem-Meyrem, ödünç-öndüç, öğrenmek-örğenmek, sarımsak-samırsak, toprak-torpak, yalvarmak-yavralmak, yüksek-yüsgek. Bu örneklerde birinci şekiller doğru, ikinciler yanlıştır. 5. Benzeşme (asimilasyon) Kelime içinde bir araya gelen seslerden birinin diğer sesi kendisine benzetmesi demek olan benzeşme, Türkçede çok görülen ses olaylarından biridir. Benzeşme, yan yana gelen sesler arasında olabileceği gibi uzakta olan sesler arasında da mümkündür. Türkçenin ses kurallarının çoğu, benzeşmeyle yakından ilgilidir. Bunlardan en önemlileri ses uyumlarıdır. (Ses uyumları konusu yukarıda anlatıldığı için burada tekrar edilmeyecektir.) Benzeşme, çeşitli şekillerde görülür: a) İlerleyici benzeşme Önceki ünsüzün, sonraki ünsüzü kendine benzettiği ünsüz benzeşmesidir: anlamak > annamak, bunlar> bunnar, karanlık > karannık, nişanlı > nişannı, samanlık > samannık, yazsınlar > yazsınnar. b) Gerileyici benzeşme Sonraki ünsüzün, önceki ünsüzü kendine benzetmesi olayıdır: birlikte > billikte, gözsüz > gössüz, kalmazsa > kalmassa, tarla > talla, terli > telli, türlü> tüllü. c) Oluşum noktası benzeşmesi Kelime içinde yan yana bulunan ünsüzlerden birinin diğerini kendi oluşum noktasına çekmesi olayıdır: Anbar, onbaşı, çarşanba, penbe, perşenbe kelimelerindeki b dudak ünsüzü yanındaki n’yi kendi oluşum noktasındaki bir diğer dudak ünsüzü olan m’ye çevirerek kelimelerin ambar, ombaşı, çarşamba, pembe, perşembe şekline dönüşmesine sebep olmuştur. 6. Ses değişmeleri Bir sesin başka bir sese dönmesiyle ilgili ses olayları aşağıda sıralanmıştır: a) Orta hece ünlüsünün değişmesi Orta hecenin vurgusuzluğu ve y sesinin zayıflığı sebebiyle orta hecedeki geniş ünlünün daralması olayıdır: başlıyor (<başla-yor), diyor(<de-yor), gülmüyor (<gülme-yor), yiyor(<ye-yor). b) Sedalılaşma (yumuşama) Kelime sonunda iki ünlü arasında kalan p, ç, t, k sedasız seslerinin sedalılaşarak b, c, d ve g’ye dönmesidir: çorap+ı > çorabı, genç+i > genci, kanat+ı > kanadı, konak+a > konağa. Bu olaya ünsüz yumuşaması ya da ünsüz değişimi de denir. Tek heceli kelimelerin çoğunda ve sedalılaşma olduğunda anlamı değişecek kelimelerde yumuşama olmaz: atı, haçı, saça, suçu, otu. c) Aykırılaşma Birbirine benzeyen veya aynı olan iki ünsüzden birinin başkalaşmasıdır: ahçı (<aşçı)*; aktar (<attâr), muşamba (<muşamma).Türkçede ikiz ünlü (şedde) bulunmadığı için alınma kelimelerdeki ikiz ünlüden biri değişmiştir. Bunların dışında da ses değişiklikleri vardır: inmek - enmek, demek –dimek, yemek - yimek (e - i); börek - bürek, büyük – böyük, güzel - gözel (ö - ü); kuş - guş, koyun - goyun (k - g) parmak - barmak, pastırma - basdırma (p - b); ben - men, binmek - minmek, boncuk - muncuk (b - m); ögmek - öğmek - övmek, dögmek - döğmek - dövmek, (g-v); kogmak-koğmak-kovmak (ğ-v); tag>dağ. Yukarıda sıralanan ses olaylarından bazıları ağız özelliklerinden kaynaklanır ve sadece söyleyişle ilgilidir. Bu kelimelerde görülen ses olayları, yazı diline yansıtılmaz. Konuşma diliyle yazı dilinin birbirine mümkün olduğu kadar yaklaştırılması, söyleyişe ait bu özelliklerin kültür diline, ortak dile taşınmamasıyla sağlanacaktır. Türkçenin ses özellikleri iyi bilinmekle herhangi bir kelimenin Türkçe olup olmadığı kolaylıkla ayırt edilebilir. Ana dile sahip çıkma bilinciyle anlamdaş kelimelerden Türkçe olanları seçmek de kolaylaşır. Ses ve yapı özelliklerine göre Türkçe olan kelimeler kullanmaya özen gösterilmelidir. Uyarılar: 1. Dildeki bu ses olaylarından sadece söyleyişte kalanlarla yazı diline geçenler arasındaki farklara dikkat ediniz: ombaşı - onbaşı, Istambul - Istanbul, gelcekler - gelecekler, barmak - parmak, bilmeyor - bilmiyor vb. örneklerde olduğu gibi. 2. Ses özellikleri ve ses olaylarının kelimelerin imlâsıyla doğrudan ilgili yönlerine bilhassa dikkat edilmelidir: trend - tirend, spor - sipor, uğur - uur, biçki - biçgi, içki - işgi, gazete - gaste / gazte, memleket - melmeket, eczahane - eczane, sütçü - südcü, işçi - içci, çift - çif, gibi örneklerde önce yazılanlar doğru, sonrakiler yanlıştır. 3. babası, altışar gibi örneklerdeki s, ş ünsüzleri koruyucu ünsüz (yardımcı ses) değildir.
__________________
Ya kendin gibi görün yada gözüme hiç görünme! Bozuk Kırık Link varsa lutfen Ozel mesaj atarak bildiriniz,Linkleri Yenileyelim HİÇ KİMSE BEN,BENDE HİÇ KİMSE DEĞİLİM.MENFAATLERİN ÖTESİNDEYİM ...BEKLERİM!(FARKIM TARZIM)GÖRELİM MEVLAM NEYLER,NEYLERSE GÜZEL EYLER,KUL BELA BULMAZ HAK YAZMADIKÇA,HAK BELA YAZMAZ KUL AZMADIKÇA,KUL KADERİNİ YAŞAR BAHTINA NE ÇIKARSA ..
Konu almira tarafından (10-02-2009 Saat 12:32 PM ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Trafik Bilgisi ( Genel ) | kelebek | Modofiye sporlari | 2 | 07-24-2008 12:41 PM |
| Trafik Bilgisi | kelebek | Modofiye sporlari | 0 | 07-18-2008 02:19 PM |
| Cinsel Sağlık Bilgisi | kelebek | Evlilik ve cinsel yaşam | 21 | 05-22-2008 08:02 AM |
| Harita Bilgisi Cizimi | SiNaNaY | Coğrafya Dersi | 0 | 04-03-2008 08:47 AM |
| vatandaslik bilgisi ders notları | KubilaY | Tarih Dersi | 0 | 01-21-2008 08:53 PM |
| New To Site? | Need Help? |